← Al-An'aam Sûresi · Mushaf sayfası 141
6:109 — Al-An'aam
وَأَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡ لَئِن جَآءَتۡهُمۡ ءَايَةࣱ لَّيُؤۡمِنُنَّ بِهَاۚ قُلۡ إِنَّمَا ٱلۡأٓيَٰتُ عِندَ ٱللَّهِۖ وَمَا يُشۡعِرُكُمۡ أَنَّهَآ إِذَا جَآءَتۡ لَا يُؤۡمِنُونَ
Diyanet İşleri MealiKendilerine bir mucize gösterilirse, mutlaka ona inanacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. De ki: "Mucizeler, ancak Allah katındadır"; onların, mucize geldiği zaman da inanmayacaklarını anlamıyor musunuz
Saheeh InternationalAnd they swear by Allah their strongest oaths that if a sign came to them, they would surely believe in it. Say, "The signs are only with Allah." And what will make you perceive that even if a sign came, they would not believe
Bu ayetin geçtiği eserler (2 yer)
Eserlerdeki Arapça alıntılar ayet metniyle otomatik eşleştirilir; bu yüzden bazı yakın alıntılar veya tekrarlar gözden kaçabilir.
el-İtkân fî Ulûmi'l-Kur'ân — İmam Süyûtî
النوع التاسع والعشرون: في بيان الموصول لفظا المفصول معنى
وأخرج عن مجاهد في قوله: {وما يشعركم أنها إذا جاءت لا يؤمنون} قال وما يدريكم أنهم يؤمنون إذا جاءت ثم استقبل بخبر فقال: {أنها إذا جاءت لا يؤمنون} .
النوع الأربعون: في معرفة معاني الأدوات التي يحتاج إليها المفسر (5/18)
الثاني: أن يكون لغة في لعل وخرج عليها: {وما يشعركم أنها إذا جاءت لا يؤمنون} في قراءة الفتح أي لعلها.