☪ Anlam Arayışı

Nebe' Sûresi

🎨 Tecvid renkleri: KapalıSure sayfasında aç →
Meal / Translation:TürkçeEnglishTürkçe + English
Diyanet İşleri MealiAn-Naba 1-40

78:1 Neyi soruşturuyorlar

78:2 Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi

78:3 Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi

78:4 Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir

78:5 Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir

78:6 Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı

78:7 Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı

78:8 Sizi çift çift yarattık

78:9 Uykunuzu dinlenme vakti kıldık

78:10 Geceyi bir örtü yaptık

78:11 Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık

78:12 Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik

78:13 Parlak ışık veren güneşi varettik

78:14 Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık

78:15 Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık

78:16 Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık

78:17 Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir

78:18 Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz

78:19 Gökler kapı kapı açılacaktır

78:20 Dağlar yürütülüp serap olacaktır

78:21 Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır

78:22 Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır

78:23 Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır

78:24 Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin

78:25 Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin

78:26 Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin

78:27 Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı

78:28 Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı

78:29 Biz de herşeyi yazıp saymışızdır

78:30 Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız

78:31 Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır

78:32 Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır

78:33 Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır

78:34 Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır

78:35 Orada boş ve yalan söz işitmezler

78:36 Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir

78:37 O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır

78:38 Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir

78:39 İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser

78:40 Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der

13
Nebe' Sûresi١٣
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ ﴿١﴾ عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ ﴿٢﴾ ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ ﴿٣﴾ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ ﴿٤﴾ ثُمَّ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ ﴿٥﴾ أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَٰدࣰ ا ﴿٦﴾ وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادࣰ ا ﴿٧﴾ وَخَلَقۡنَٰكُمۡ أَزۡوَٰجࣰ ا ﴿٨﴾ وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتࣰ ا ﴿٩﴾ وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسࣰ ا ﴿١٠﴾ وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشࣰ ا ﴿١١﴾ وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعࣰ ا شِدَادࣰ ا ﴿١٢﴾ وَجَعَلۡنَا سِرَاجࣰ ا وَهَّاجࣰ ا ﴿١٣﴾ وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٰتِ مَآءࣰ ثَجَّاجࣰ ا ﴿١٤﴾ لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبࣰّ ا وَنَبَاتࣰ ا ﴿١٥﴾ وَجَنَّٰتٍ أَلۡفَافًا ﴿١٦﴾ إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَٰتࣰ ا ﴿١٧﴾ يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجࣰ ا ﴿١٨﴾ وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبࣰ ا ﴿١٩﴾ وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا ﴿٢٠﴾ إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادࣰ ا ﴿٢١﴾ لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابࣰ ا ﴿٢٢﴾ لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابࣰ ا ﴿٢٣﴾ لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدࣰ ا وَلَا شَرَابًا ﴿٢٤﴾ إِلَّا حَمِيمࣰ ا وَغَسَّاقࣰ ا ﴿٢٥﴾ جَزَآءࣰ وِفَاقًا ﴿٢٦﴾ إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابࣰ ا ﴿٢٧﴾ وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابࣰ ا ﴿٢٨﴾ وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبࣰ ا ﴿٢٩﴾ فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا ﴿٣٠﴾ إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا ﴿٣١﴾ حَدَآئِقَ وَأَعۡنَٰبࣰ ا ﴿٣٢﴾ وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابࣰ ا ﴿٣٣﴾ وَكَأۡسࣰ ا دِهَاقࣰ ا ﴿٣٤﴾ لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوࣰ ا وَلَا كِذَّٰبࣰ ا ﴿٣٥﴾ جَزَآءࣰ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابࣰ ا ﴿٣٦﴾ رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلرَّحۡمَٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابࣰ ا ﴿٣٧﴾ يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ صَفࣰّ اۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَقَالَ صَوَابࣰ ا ﴿٣٨﴾ ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا ﴿٣٩﴾ إِنَّآ أَنذَرۡنَٰكُمۡ عَذَابࣰ ا قَرِيبࣰ ا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَٰلَيۡتَنِي كُنتُ تُرَٰبَۢا ﴿٤٠﴾
١٣

← Cevşen ve dualar

Büyük Cevşen — Nebe' Sûresi | Anlam Arayışı