☪ Anlam Arayışı

Mushaf

Meal:Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh International
🎨 Tecvid renkleri: Açık

● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf

Süleyman AteşAs-Saaffaat

37:154 Size ne oldu, nasıl hüküm veriyorsunuz

37:155 Hiç mi düşünmüyorsunuz

37:156 Yoksa sizin, (meleklerin, Allah'ın kızları oldukları hakkında) açık bir deliliniz mi var

37:157 Eğer doğru iseniz Kitabınızı getirin

37:158 Allah ile cinler arasında bir nesep, (bir soy bağlantısı) uydurdular. Oysa cinler de kendilerinin (yüce divana) getirileceklerini bilmişlerdir

37:159 Haşa Allah, onların taktıkları sıfatlardan (münezzehtir), yücedir

37:160 Fakat Allah'ın temiz kulları hariç (onlar azaba sokulmayacaklardır)

37:161 (Ey inkarcılar) Ne siz, ne de taptıklarınız

37:162 Kandırıp Allah'ın yolundan çıkaramazsınız

37:163 Cehenneme girecek olandan başkasını

37:164 Bizden herkesin belli bir makamı vardır

37:165 Biziz, o saf saf dizilenler, biz

37:166 Biziz, o tesbih edenler, biz

37:167 Gerçi o(ortakkoşa)nlar şöyle diyorlardı

37:168 Eğer yanımızda öncekiler(e gelen Kitap'lar)dan bir uyarı olsaydı

37:169 Elbette biz, Allah'ın halis kulları olurduk

37:170 Ama o uyarıyı inkar ettiler, yakında (inkar etmelerinin sonunun nasıl olacağını) bileceklerdir

37:171 Gönderilen elçi kullarımıza şu sözümüz geçmişti

37:172 Mutlaka zafere ulaştırılanlar kendileri olacaktır

37:173 Ve galip gelenler, mutlaka bizim ordumuz olacaktır

37:174 Bir süreye kadar onlardan dön (onların sözlerine aldırış etme)

37:175 Onları gözetle. Yakında (başlarına neler geleceğini) göreceklerdir

37:176 Bizim azabımızı mı acele istiyorlar

37:177 Fakat o azab yurtlarına indiği zaman uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur

37:178 Bir süreye kadar onları kendi hallerine bırak

37:179 Ve (bekle de) gör, onlar da göreceklerdir

37:180 Kudret ve şeref sahibi Rabbin, onların nitelendirmelerinden yücedir

37:181 Selam, gönderilen elçilere

37:182 Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a

452
As-Saaffaatالجزء ٢٣
مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ ﴿١٥٤﴾ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ ﴿١٥٥﴾ أَمْ لَكُمْ سُلْطَـٰنٌ مُّبِينٌ ﴿١٥٦﴾ فَأْتُواْ بِكِتَـٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ ﴿١٥٧﴾ وَجَعَلُواْ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًا‌ۚ وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ ﴿١٥٨﴾ سُبْحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ ﴿١٥٩﴾ إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ﴿١٦٠﴾ فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ ﴿١٦١﴾ مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَـٰتِنِينَ ﴿١٦٢﴾ إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ ﴿١٦٣﴾ وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ ﴿١٦٤﴾ وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ ﴿١٦٥﴾ وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ ﴿١٦٦﴾ وَإِن كَانُواْ لَيَقُولُونَ ﴿١٦٧﴾ لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٦٨﴾ لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ﴿١٦٩﴾ فَكَفَرُواْ بِهِۦ‌ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ﴿١٧٠﴾ وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ ﴿١٧١﴾ إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ ﴿١٧٢﴾ وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَـٰلِبُونَ ﴿١٧٣﴾ فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ ﴿١٧٤﴾ وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ ﴿١٧٥﴾ أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ ﴿١٧٦﴾ فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ ﴿١٧٧﴾ وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ ﴿١٧٨﴾ وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ ﴿١٧٩﴾ سُبْحَـٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ ﴿١٨٠﴾ وَسَلَـٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ ﴿١٨١﴾ وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ ﴿١٨٢﴾
٤٥٢

İpucu: sayfa çevirmek için klavyede sol/sağ ok tuşlarını veya dokunmatik ekranda kaydırmayı kullanın.

Mushaf — Sayfa 452 | Anlam Arayışı