☪ Anlam Arayışı

Mushaf

Meal:Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh International
🎨 Tecvid renkleri: Açık

● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf

Süleyman AteşAl-Waaqia

56:17 Çevrelerinde, ebedi yaşamağa erdirilmiş gençler dolaşır

56:18 Akıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle

56:19 (Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir

56:20 Beğendikleri meyva(lar)

56:21 Canlarının çektiği kuş et(ler)i

56:22 İri gözlü huriler

56:23 Saklı inciler gibi

56:24 Yaptıklarına karşılık olarak

56:25 Orada ne boş bir söz ve ne de günaha sokan bir laf işitirler

56:26 Duydukları söz, yalnız "Selam, selam" dır

56:27 Sağın adamları, nedir o sağın adamları

56:28 (Onlar) Dikensiz kirazlar

56:29 (Kökünden tepesine kadar) meyva dizili muzlar

56:30 Uzamış gölge(ler)

56:31 Fışkıran sular

56:32 Pek çok mevya arasında

56:33 Tükenmeyen ve yasaklanmayan

56:34 Ve yükseltilmiş döşekler üstündedirler

56:35 Biz (oradaki) kadınları da yeniden bir güzel inşa' etmişiz

56:36 Onları bakireler yapmışızdır

56:37 Hep yaşıt sevgililer

56:38 Sağın adamları için

56:39 (Bu sağcıların) Bir bölümü öncekilerdendir

56:40 Bir bölümü de sonrakilerdendir

56:41 Solun adamları (amel defterleri, sol tarafından verilenler), nedir o solcular

56:42 (Onlar) Delikçiklere işleyen bir ateş ve kaynar su içinde

56:43 Kara dumandan bir gölge altında

56:44 Ki ne serindir, ne faydalı

56:45 Çünkü onlar bundan önce varlık içinde şımartılmışlardı

56:46 Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı

56:47 Ve diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz

56:48 Önceki atalarımız da mı

56:49 De ki: "Öncekiler de sonrakiler de

56:50 Belli bir günün buluşma vakti için mutlaka toplanacaklardır

535
Al-Waaqiaالجزء ٢٧
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٲنٌ مُّخَلَّدُونَ ﴿١٧﴾ بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ ﴿١٨﴾ لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ ﴿١٩﴾ وَفَـٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ ﴿٢٠﴾ وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ ﴿٢١﴾ وَحُورٌ عِينٌ ﴿٢٢﴾ كَأَمْثَـٰلِ ٱللُّؤْلُوِٕ ٱلْمَكْنُونِ ﴿٢٣﴾ جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ ﴿٢٤﴾ لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا ﴿٢٥﴾ إِلَّا قِيلاً سَلَـٰمًا سَلَـٰمًا ﴿٢٦﴾ وَأَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ ﴿٢٧﴾ فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ ﴿٢٨﴾ وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ ﴿٢٩﴾ وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ ﴿٣٠﴾ وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ ﴿٣١﴾ وَفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ ﴿٣٢﴾ لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ ﴿٣٣﴾ وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ ﴿٣٤﴾ إِنَّآ أَنشَأْنَـٰهُنَّ إِنشَآءً ﴿٣٥﴾ فَجَعَلْنَـٰهُنَّ أَبْكَارًا ﴿٣٦﴾ عُرُبًا أَتْرَابًا ﴿٣٧﴾ لِّأَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ ﴿٣٨﴾ ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿٣٩﴾ وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَخِرِينَ ﴿٤٠﴾ وَأَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ ﴿٤١﴾ فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ ﴿٤٢﴾ وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ ﴿٤٣﴾ لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ ﴿٤٤﴾ إِنَّهُمْ كَانُواْ قَبْلَ ذَٲلِكَ مُتْرَفِينَ ﴿٤٥﴾ وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ ﴿٤٦﴾ وَكَانُواْ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ﴿٤٧﴾ أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ ﴿٤٨﴾ قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْأَخِرِينَ ﴿٤٩﴾ لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ ﴿٥٠﴾
٥٣٥

İpucu: sayfa çevirmek için klavyede sol/sağ ok tuşlarını veya dokunmatik ekranda kaydırmayı kullanın.

Mushaf — Sayfa 535 | Anlam Arayışı