☪ Anlam Arayışı

Mushaf

Meal:Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh International
🎨 Tecvid renkleri: Açık

● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf

Ali BulaçAl-Mutaffifin

83:7 Hayır; facir olanların kitabı şüphesiz "Siccîn" dedir

83:8 Siccîn"in ne olduğunu sana öğreten nedir

83:9 Yazılı bir kitaptır

83:10 O gün, yalanlayanların vay haline

83:11 Ki onlar, din gününü yalanlıyorlar

83:12 Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz

83:13 Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Geçmişlerin masallarıdır" dedi

83:14 Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur

83:15 Hayır; gerçekten onlar, Rablerinden perdelenerek-yoksun tutulmuşlardır

83:16 Sonra onlar, kuşkusuz cehenneme yollanacaklardır

83:17 Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir

83:18 Hayır; ebrar olanların kitabı, "İlliyîn"dedir

83:19 İlliyîn"in ne olduğunu sana öğreten nedir

83:20 Yazılı bir kitaptır

83:21 Ona yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar şahid olurlar

83:22 Gerçek şu ki, ebrar olanlar, elbette nimetler içindedirler

83:23 Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmektedirler

83:24 Nimetin parıltılı-sevincini sen onların yüzlerinde tanırsın

83:25 Onlara mühürlü, katıksız bir şaraptan içirilir

83:26 Ki onun sonu misktir. Şu halde yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar

83:27 Onun karışımı "tesnim"dendir

83:28 Bir kaynak ki, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar ondan içer

83:29 Doğrusu, 'suç ve günah işleyenler,' kimi iman edenlere gülüp-geçerlerdi

83:30 Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş-göz ederlerdi

83:31 Kendi yakınlarına döndükleri zaman neşeyle dönerlerdi

83:32 Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın-sapıklardır" derlerdi

83:33 Oysa kendileri onların üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi

83:34 Artık bugün, iman edenler, kafir olanlara gülmektedirler

588
Al-Mutaffifinالجزء ٣٠
كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ ﴿٧﴾ وَمَآ أَدْرَٮٰكَ مَا سِجِّينٌ ﴿٨﴾ كِتَـٰبٌ مَّرْقُومٌ ﴿٩﴾ وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٠﴾ ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ ﴿١١﴾ وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ ﴿١٢﴾ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَـٰتُنَا قَالَ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٣﴾ كَلَّا‌ۖ بَلْۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكْسِبُونَ ﴿١٤﴾ كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ ﴿١٥﴾ ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُواْ ٱلْجَحِيمِ ﴿١٦﴾ ثُمَّ يُقَالُ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴿١٧﴾ كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ ﴿١٨﴾ وَمَآ أَدْرَٮٰكَ مَا عِلِّيُّونَ ﴿١٩﴾ كِتَـٰبٌ مَّرْقُومٌ ﴿٢٠﴾ يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ ﴿٢١﴾ إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ ﴿٢٢﴾ عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ﴿٢٣﴾ تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ ﴿٢٤﴾ يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ ﴿٢٥﴾ خِتَـٰمُهُۥ مِسْكٌ‌ۚ وَفِى ذَٲلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَـٰفِسُونَ ﴿٢٦﴾ وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ ﴿٢٧﴾ عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ ﴿٢٨﴾ إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضْحَكُونَ ﴿٢٩﴾ وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ ﴿٣٠﴾ وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ ﴿٣١﴾ وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓاْ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ﴿٣٢﴾ وَمَآ أُرْسِلُواْ عَلَيْهِمْ حَـٰفِظِينَ ﴿٣٣﴾ فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ ﴿٣٤﴾
٥٨٨

İpucu: sayfa çevirmek için klavyede sol/sağ ok tuşlarını veya dokunmatik ekranda kaydırmayı kullanın.

Mushaf — Sayfa 588 | Anlam Arayışı