☪ Anlam Arayışı

100. Al-Aadiyaat سُورَةُ العَادِيَاتِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
100:1
وَٱلۡعَٰدِيَٰتِ ضَبۡحࣰ ا

Diyanet İşleri MealiAnd olsun Allah yolunda koştukça koşanlara

Yusuf AliBy the (Steeds) that run, with panting (breath)

Süleyman AteşAndolsun nefesleriyle (güp güp) ses çıkararak koşan(at)lara

100:2
فَٱلۡمُورِيَٰتِ قَدۡحࣰ ا

Diyanet İşleri MealiAnd olsun kıvılcımlar saçanlara

Yusuf AliAnd strike sparks of fire

Süleyman Ateş(Tırnaklariyle yerden) Ateş çıkaranlara

100:3
فَٱلۡمُغِيرَٰتِ صُبۡحࣰ ا

Diyanet İşleri MealiSabah sabah akına çıkanlara

Yusuf AliAnd push home the charge in the morning

Süleyman AteşSabahleyin akın edenlere

100:4
فَأَثَرۡنَ بِهِۦ نَقۡعࣰ ا

Diyanet İşleri MealiVe tozu dumana katanlara

Yusuf AliAnd raise the dust in clouds the while

Süleyman Ateş(Koşarak) Toz koparanlara

100:5 📚 2
فَوَسَطۡنَ بِهِۦ جَمۡعًا

Diyanet İşleri MealiDüşman topluluğunun içine dalanlara ki

Yusuf AliAnd penetrate forthwith into the midst (of the foe) en masse

Süleyman AteşDerken bir topluluğun ortasına dalanlara

100:6
إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودࣱ‏

Diyanet İşleri Mealiİnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür

Yusuf AliTruly man is, to his Lord, ungrateful

Süleyman Ateş(Bunlara andolsun) Ki insan, Rabbine karşı çok nankördür

100:7 📚 3
وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدࣱ‏

Diyanet İşleri MealiDoğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir

Yusuf AliAnd to that (fact) he bears witness (by his deeds)

Süleyman AteşVe o da buna şahiddir

100:8 📚 5
وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلۡخَيۡرِ لَشَدِيدٌ

Diyanet İşleri MealiGerçekten mala da pek düşkündür

Yusuf AliAnd violent is he in his love of wealth

Süleyman AteşDoğrusu o, malı çok sever

100:9 📚 1
۞أَفَلَا يَعۡلَمُ إِذَا بُعۡثِرَ مَا فِي ٱلۡقُبُورِ

Diyanet İşleri Mealiİnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi

Yusuf AliDoes he not know,- when that which is in the graves is scattered abroad

Süleyman AteşBilmez mi o, kabirlerde olanlar dışarı atıldığı

100:10 📚 3
وَحُصِّلَ مَا فِي ٱلصُّدُورِ

Diyanet İşleri Mealiİnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi

Yusuf AliAnd that which is (locked up) in (human) breasts is made manifest

Süleyman AteşGöğüslerde bulunanlar devşirildiği zaman

100:11
إِنَّ رَبَّهُم بِهِمۡ يَوۡمَئِذࣲ لَّخَبِيرُۢ

Diyanet İşleri MealiDoğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır

Yusuf AliThat their Lord had been Well-acquainted with them, (even to) that Day

Süleyman AteşO gün Rabbleri onların her halini haber almış(gizli ve açık bütün yaptıklarını bilmiş)tir

← Önceki Sonraki →

100. Al-Aadiyaat Suresi | Anlam Arayışı