100. Al-Aadiyaat سُورَةُ العَادِيَاتِ
Elmalılı Hamdi YazırO harıl harıl (savaşa) koşanlara
Yusuf AliBy the (Steeds) that run, with panting (breath)
Diyanet İşleri MealiAnd olsun Allah yolunda koştukça koşanlara
Elmalılı Hamdi Yazır(Tırnaklarıyla yerden) ateş çıkaranlara
Yusuf AliAnd strike sparks of fire
Diyanet İşleri MealiAnd olsun kıvılcımlar saçanlara
Elmalılı Hamdi YazırSabahleyin akın edenlere
Yusuf AliAnd push home the charge in the morning
Diyanet İşleri MealiSabah sabah akına çıkanlara
Elmalılı Hamdi YazırTozu dumana karıştıranlara
Yusuf AliAnd raise the dust in clouds the while
Diyanet İşleri MealiVe tozu dumana katanlara
Elmalılı Hamdi YazırDerken bir topluluğun ortasına dalanlara yemin ederim ki
Yusuf AliAnd penetrate forthwith into the midst (of the foe) en masse
Diyanet İşleri MealiDüşman topluluğunun içine dalanlara ki
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür
Yusuf AliTruly man is, to his Lord, ungrateful
Diyanet İşleri Mealiİnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür
Elmalılı Hamdi YazırVe kendisi de buna şahittir
Yusuf AliAnd to that (fact) he bears witness (by his deeds)
Diyanet İşleri MealiDoğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir
Elmalılı Hamdi YazırGerçekten o dünya malını çok sevdiği için katıdır
Yusuf AliAnd violent is he in his love of wealth
Diyanet İşleri MealiGerçekten mala da pek düşkündür
Elmalılı Hamdi YazırBilmiyor mu ki, kabirlerin içindekiler fırlatılacak
Yusuf AliDoes he not know,- when that which is in the graves is scattered abroad
Diyanet İşleri Mealiİnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi
Elmalılı Hamdi YazırVe sinelerin içindekiler derlenecek
Yusuf AliAnd that which is (locked up) in (human) breasts is made manifest
Diyanet İşleri Mealiİnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi
Elmalılı Hamdi YazırO gün Rableri onların bütün yaptıklarından haberdardır
Yusuf AliThat their Lord had been Well-acquainted with them, (even to) that Day
Diyanet İşleri MealiDoğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır