101. Al-Qaari'a سُورَةُ القَارِعَةِ
Ali BulaçKaari’a
Elmalılı Hamdi YazırKâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin
Ali BulaçNedir kaari’a
Elmalılı Hamdi YazırKâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin
Ali BulaçSana o kaaria’yı bildiren nedir
Elmalılı Hamdi YazırKâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin
Ali Bulaçİnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün
Elmalılı Hamdi YazırO gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar
Ali BulaçVe dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün)
Elmalılı Hamdi YazırDağlar atılmış renkli yünler gibi olur
Ali Bulaçİşte, kimin tartıları ağır basarsa
Elmalılı Hamdi YazırO gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir
Ali BulaçArtık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir
Elmalılı Hamdi YazırO gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir
Ali BulaçKimin tartıları hafif kalırsa
Elmalılı Hamdi YazırKimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır
Ali BulaçArtık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum)
Elmalılı Hamdi YazırKimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır
Ali BulaçOnun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir
Elmalılı Hamdi YazırO uçurumun ne olduğunu sen nereden bileceksin
Ali BulaçO, kızgın bir ateştir
Elmalılı Hamdi YazırO, kızgın bir ateştir