101. Al-Qaari'a سُورَةُ القَارِعَةِ
Süleyman AteşÇarpan olay
Ali BulaçKaari’a
مكية"القارعة"، اسم من أسماء القيامة، لأنها تقرع القلوب بالفزع.
Süleyman AteşNedir o çarpan olay
Ali BulaçNedir kaari’a
"ما القارعة"، تهويل وتعظيم.
Süleyman AteşO çarpan olayın ne olduğunu sen nereden bileceksin
Ali BulaçSana o kaaria’yı bildiren nedir
"وما أدراك ما القارعة".
Süleyman AteşO gün insanlar, yayılmış pervaneler gibi olur(lar)
Ali Bulaçİnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün
"يوم يكون الناس كالفراش المبثوث"هذا الفراش : الطير [ الصغار البق ، واحدها فراشة ، أي : كالطير ] التي تراها تتهافت في النار ، والمبثوث : المتفرق . وقال الفراء : كغوغاء الجراد ، شبه الناس عند البعث بها [ لأن الخلق ] يموج بعضهم في بعض ويركب بعضهم بعضا من الهول كما قال : " كأنهم جراد منتشر " ( القمر - 7 ) .
Süleyman AteşDağlar atılmış renkli yün gibi olur
Ali BulaçVe dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün)
"وتكون الجبال كالعهن المنفوش"، كالصوف المندوف.
Süleyman AteşKimin tartıları ağır gelirse
Ali Bulaçİşte, kimin tartıları ağır basarsa
"فأما من ثقلت موازينه"، رجحت حسناته على سيئاته.
Süleyman AteşO, memmun edici bir hayat içindedir
Ali BulaçArtık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir
"فهو في عيشة راضية"، مرضية في الجنة. قال الزجاج ذات رضا يرضاها صاحبها.
Süleyman AteşKimin tartıları hafif gelirse
Ali BulaçKimin tartıları hafif kalırsa
"وأما من خفت موازينه"، رجحت سيئاته على حسناته.
Süleyman AteşOnun anası (bağrına atılacağı) haviye(uçurum)dur
Ali BulaçArtık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum)
( فأمه هاوية ) مسكنه النار ، سمي المسكن أما لأن الأصل في السكون إلى الأمهات ، والهاوية اسم من أسماء جهنم ، وهو المهواة لا يدرك قعرها ، وقال قتادة : وهي كلمة عربية تقولها العرب للرجل إذا وقع في أمر شديد ، يقال : هوت أمه . وقيل : [ " فأمه هاوية "أراد أم رأسه [ " منحدرة منكوسة " يعني أنهم يهوون في النار على رءوسهم ، وإلى هذا التأويل ذهب قتادة وأبو صالح .
Süleyman AteşOnun ne olduğunu sen nereden bileceksin
Ali BulaçOnun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir
( وما أدراك ما هيه ) يعني الهاوية ، وأصلها : ما هي ، أدخل الهاء فيها للوقف والاستراحة
Süleyman AteşKızgın bir ateştir
Ali BulaçO, kızgın bir ateştir
ثم فسرها فقال : ( نار حامية ) أي حارة قد انتهى حرها .