101. Al-Qaari'a سُورَةُ القَارِعَةِ
Diyanet İşleri MealiGürültü koparacak olan
Saheeh InternationalThe Striking Calamity
Ali BulaçKaari’a
مكية"القارعة"، اسم من أسماء القيامة، لأنها تقرع القلوب بالفزع.
Diyanet İşleri MealiNedir o gürültü koparacak olan
Saheeh InternationalWhat is the Striking Calamity
Ali BulaçNedir kaari’a
"ما القارعة"، تهويل وتعظيم.
Diyanet İşleri MealiO gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin
Saheeh InternationalAnd what can make you know what is the Striking Calamity
Ali BulaçSana o kaaria’yı bildiren nedir
"وما أدراك ما القارعة".
Diyanet İşleri MealiO gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler
Saheeh InternationalIt is the Day when people will be like moths, dispersed
Ali Bulaçİnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün
"يوم يكون الناس كالفراش المبثوث"هذا الفراش : الطير [ الصغار البق ، واحدها فراشة ، أي : كالطير ] التي تراها تتهافت في النار ، والمبثوث : المتفرق . وقال الفراء : كغوغاء الجراد ، شبه الناس عند البعث بها [ لأن الخلق ] يموج بعضهم في بعض ويركب بعضهم بعضا من الهول كما قال : " كأنهم جراد منتشر " ( القمر - 7 ) .
Diyanet İşleri MealiDağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler
Saheeh InternationalAnd the mountains will be like wool, fluffed up
Ali BulaçVe dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün)
"وتكون الجبال كالعهن المنفوش"، كالصوف المندوف.
Diyanet İşleri MealiAma tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır
Saheeh InternationalThen as for one whose scales are heavy [with good deeds]
Ali Bulaçİşte, kimin tartıları ağır basarsa
"فأما من ثقلت موازينه"، رجحت حسناته على سيئاته.
Diyanet İşleri MealiAma tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır
Saheeh InternationalHe will be in a pleasant life
Ali BulaçArtık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir
"فهو في عيشة راضية"، مرضية في الجنة. قال الزجاج ذات رضا يرضاها صاحبها.
Diyanet İşleri MealiTartıları hafif gelenler ise
Saheeh InternationalBut as for one whose scales are light
Ali BulaçKimin tartıları hafif kalırsa
"وأما من خفت موازينه"، رجحت سيئاته على حسناته.
Diyanet İşleri MealiOnların yeri bir çukurdur
Saheeh InternationalHis refuge will be an abyss
Ali BulaçArtık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum)
( فأمه هاوية ) مسكنه النار ، سمي المسكن أما لأن الأصل في السكون إلى الأمهات ، والهاوية اسم من أسماء جهنم ، وهو المهواة لا يدرك قعرها ، وقال قتادة : وهي كلمة عربية تقولها العرب للرجل إذا وقع في أمر شديد ، يقال : هوت أمه . وقيل : [ " فأمه هاوية "أراد أم رأسه [ " منحدرة منكوسة " يعني أنهم يهوون في النار على رءوسهم ، وإلى هذا التأويل ذهب قتادة وأبو صالح .
Diyanet İşleri MealiO çukurun ne olduğunu sen bilir misin
Saheeh InternationalAnd what can make you know what that is
Ali BulaçOnun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir
( وما أدراك ما هيه ) يعني الهاوية ، وأصلها : ما هي ، أدخل الهاء فيها للوقف والاستراحة
Diyanet İşleri MealiO, kızgın bir ateştir
Saheeh InternationalIt is a Fire, intensely hot
Ali BulaçO, kızgın bir ateştir
ثم فسرها فقال : ( نار حامية ) أي حارة قد انتهى حرها .