101. Al-Qaari'a سُورَةُ القَارِعَةِ
Diyanet İşleri MealiGürültü koparacak olan
Saheeh InternationalThe Striking Calamity
Elmalılı Hamdi YazırKâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin
«القارعة» القيامة التي تقرع القلوب بأهوالها.
Diyanet İşleri MealiNedir o gürültü koparacak olan
Saheeh InternationalWhat is the Striking Calamity
Elmalılı Hamdi YazırKâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin
«ما القارعة» تهويل لشأنها وهما مبتدأ وخبر القارعة.
Diyanet İşleri MealiO gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin
Saheeh InternationalAnd what can make you know what is the Striking Calamity
Elmalılı Hamdi YazırKâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin
«وما أدراك» أعلمك «ما القارعة» زيادة تهويل لها وما الأولى مبتدأ وما بعدها خبره وما الثانية وخبرها في محل المفعول الثاني لأدرى.
Diyanet İşleri MealiO gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler
Saheeh InternationalIt is the Day when people will be like moths, dispersed
Elmalılı Hamdi YazırO gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar
«يوم» ناصبه دل عليه القارعة، أي تقرع «يكون الناس كالفراش المبثوث» كغوغاء الجراد المنتشر يموج بعضهم في بعض للحيرة إلى أن يُدعوا للحساب.
Diyanet İşleri MealiDağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler
Saheeh InternationalAnd the mountains will be like wool, fluffed up
Elmalılı Hamdi YazırDağlar atılmış renkli yünler gibi olur
«وتكون الجبال كالعهن المنفوش» كالصوف المندوف في خفة سيرها حتى تستوي مع الأرض.
Diyanet İşleri MealiAma tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır
Saheeh InternationalThen as for one whose scales are heavy [with good deeds]
Elmalılı Hamdi YazırO gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir
«فأما من ثقلت موازينه» بأن رجحت حسناته على سيئاته.
Diyanet İşleri MealiAma tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır
Saheeh InternationalHe will be in a pleasant life
Elmalılı Hamdi YazırO gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir
«فهو في عيشة راضية» في الجنة، أي ذات رضى بأن يرضاها، أي مرضية له.
Diyanet İşleri MealiTartıları hafif gelenler ise
Saheeh InternationalBut as for one whose scales are light
Elmalılı Hamdi YazırKimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır
«وأما من خفَّت موازينه» بأن رجحت سيئاته على حسناته.
Diyanet İşleri MealiOnların yeri bir çukurdur
Saheeh InternationalHis refuge will be an abyss
Elmalılı Hamdi YazırKimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır
«فأمه» فمسكنه «هاوية».
Diyanet İşleri MealiO çukurun ne olduğunu sen bilir misin
Saheeh InternationalAnd what can make you know what that is
Elmalılı Hamdi YazırO uçurumun ne olduğunu sen nereden bileceksin
«وما أدراك ماهيه» أي ما هاوية.
Diyanet İşleri MealiO, kızgın bir ateştir
Saheeh InternationalIt is a Fire, intensely hot
Elmalılı Hamdi YazırO, kızgın bir ateştir
هي «نار حامية» شديدة الحرارة وهاء هيَهْ للسكت تثبت وصلا ووقفا وفي قراءة تحذف وصلاً.