101. Al-Qaari'a سُورَةُ القَارِعَةِ
Diyanet İşleri MealiGürültü koparacak olan
Yusuf AliThe (Day) of Noise and Clamour
Ali BulaçKaari’a
Diyanet İşleri MealiNedir o gürültü koparacak olan
Yusuf AliWhat is the (Day) of Noise and Clamour
Ali BulaçNedir kaari’a
Diyanet İşleri MealiO gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin
Yusuf AliAnd what will explain to thee what the (Day) of Noise and Clamour is
Ali BulaçSana o kaaria’yı bildiren nedir
Diyanet İşleri MealiO gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler
Yusuf Ali(It is) a Day whereon men will be like moths scattered about
Ali Bulaçİnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün
Diyanet İşleri MealiDağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler
Yusuf AliAnd the mountains will be like carded wool
Ali BulaçVe dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün)
Diyanet İşleri MealiAma tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır
Yusuf AliThen, he whose balance (of good deeds) will be (found) heavy
Ali Bulaçİşte, kimin tartıları ağır basarsa
Diyanet İşleri MealiAma tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır
Yusuf AliWill be in a life of good pleasure and satisfaction
Ali BulaçArtık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir
Diyanet İşleri MealiTartıları hafif gelenler ise
Yusuf AliBut he whose balance (of good deeds) will be (found) light
Ali BulaçKimin tartıları hafif kalırsa
Diyanet İşleri MealiOnların yeri bir çukurdur
Yusuf AliWill have his home in a (bottomless) Pit
Ali BulaçArtık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum)
Diyanet İşleri MealiO çukurun ne olduğunu sen bilir misin
Yusuf AliAnd what will explain to thee what this is
Ali BulaçOnun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir
Diyanet İşleri MealiO, kızgın bir ateştir
Yusuf Ali(It is) a Fire Blazing fiercely
Ali BulaçO, kızgın bir ateştir