101. Al-Qaari'a سُورَةُ القَارِعَةِ
Elmalılı Hamdi YazırKâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin
Yusuf AliThe (Day) of Noise and Clamour
Ali BulaçKaari’a
Elmalılı Hamdi YazırKâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin
Yusuf AliWhat is the (Day) of Noise and Clamour
Ali BulaçNedir kaari’a
Elmalılı Hamdi YazırKâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin
Yusuf AliAnd what will explain to thee what the (Day) of Noise and Clamour is
Ali BulaçSana o kaaria’yı bildiren nedir
Elmalılı Hamdi YazırO gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar
Yusuf Ali(It is) a Day whereon men will be like moths scattered about
Ali Bulaçİnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün
Elmalılı Hamdi YazırDağlar atılmış renkli yünler gibi olur
Yusuf AliAnd the mountains will be like carded wool
Ali BulaçVe dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün)
Elmalılı Hamdi YazırO gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir
Yusuf AliThen, he whose balance (of good deeds) will be (found) heavy
Ali Bulaçİşte, kimin tartıları ağır basarsa
Elmalılı Hamdi YazırO gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir
Yusuf AliWill be in a life of good pleasure and satisfaction
Ali BulaçArtık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir
Elmalılı Hamdi YazırKimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır
Yusuf AliBut he whose balance (of good deeds) will be (found) light
Ali BulaçKimin tartıları hafif kalırsa
Elmalılı Hamdi YazırKimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır
Yusuf AliWill have his home in a (bottomless) Pit
Ali BulaçArtık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum)
Elmalılı Hamdi YazırO uçurumun ne olduğunu sen nereden bileceksin
Yusuf AliAnd what will explain to thee what this is
Ali BulaçOnun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir
Elmalılı Hamdi YazırO, kızgın bir ateştir
Yusuf Ali(It is) a Fire Blazing fiercely
Ali BulaçO, kızgın bir ateştir