102. At-Takaathur سُورَةُ التَّكَاثُرِ
102:1
أَلۡهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ
أَلْهَىٰكُمُ
sizi oyaladı
ٱلتَّكَاثُرُ
çokluk yarışı
Süleyman AteşÇokluk yarışı, sizi oyaladı
102:2 📚 5
حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ
حَتَّىٰ
nihayet
زُرْتُمُ
ziyaret ettiniz
ٱلْمَقَابِرَ
kabirleri
Süleyman AteşNihayet kabirleri ziyaret ettiniz (kabre girinceye kadar mal artırmağa çalıştınız)
102:3 📚 6
كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
كَلَّا
hayır
سَوْفَ
yakında
تَعْلَمُونَ
bileceksiniz
Süleyman AteşHayır (olmaz bu), yakında bileceksiniz (hatanızı)
102:4 📚 5
ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
ثُمَّ
sonra
كَلَّا
hayır
سَوْفَ
yakında
تَعْلَمُونَ
bileceksiniz
Süleyman AteşYine hayır, yakında bileceksiniz (hatanızı)
102:5 📚 4
كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ
كَلَّا
hayır
لَوْ
keşke
تَعْلَمُونَ
bilseydiniz
عِلْمَ
bilgi ile
ٱلْيَقِينِ
kesin
Süleyman AteşHayır, (gerçeği) kesin bilgi ile bilseydiniz
102:6
لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ
لَتَرَوُنَّ
mutlaka görürdünüz
ٱلْجَحِيمَ
cehennemi
Süleyman AteşMutlaka cehennemi görür (oun varlığını gözle görmüş gibi kabul eder)diniz
102:7 📚 2
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ
ثُمَّ
sonra
لَتَرَوُنَّهَا
onu göreceksiniz
عَيْنَ
gözle
ٱلْيَقِينِ
kesin olarak
Süleyman AteşSonra onu kesin olarak gözle göreceksiniz
102:8
ثُمَّ لَتُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ
ثُمَّ
sonra
لَتُسْـَٔلُنَّ
sorulacaksınız
يَوْمَئِذٍ
o gün
عَنِ
ni'metlerden
ٱلنَّعِيمِ
the pleasures
Süleyman AteşSonra o gün, (size verilen) ni'metten sorulacaksınız