☪ Anlam Arayışı

102. At-Takaathur سُورَةُ التَّكَاثُرِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
102:1
أَلۡهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ
أَلْهَىٰكُمُ
sizi oyaladı
ٱلتَّكَاثُرُ
çokluk yarışı

Süleyman AteşÇokluk yarışı, sizi oyaladı

Elmalılı Hamdi YazırÇoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı

102:2 📚 5
حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ
حَتَّىٰ
nihayet
زُرْتُمُ
ziyaret ettiniz
ٱلْمَقَابِرَ
kabirleri

Süleyman AteşNihayet kabirleri ziyaret ettiniz (kabre girinceye kadar mal artırmağa çalıştınız)

Elmalılı Hamdi YazırÇoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı

102:3 📚 6
كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
كَلَّا
hayır
سَوْفَ
yakında
تَعْلَمُونَ
bileceksiniz

Süleyman AteşHayır (olmaz bu), yakında bileceksiniz (hatanızı)

Elmalılı Hamdi YazırHayır! Yakında bileceksiniz

102:4 📚 5
ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ
ثُمَّ
sonra
كَلَّا
hayır
سَوْفَ
yakında
تَعْلَمُونَ
bileceksiniz

Süleyman AteşYine hayır, yakında bileceksiniz (hatanızı)

Elmalılı Hamdi YazırYine hayır! Yakında bileceksiniz (hatanızı)

102:5 📚 4
كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ
كَلَّا
hayır
لَوْ
keşke
تَعْلَمُونَ
bilseydiniz
عِلْمَ
bilgi ile
ٱلْيَقِينِ
kesin

Süleyman AteşHayır, (gerçeği) kesin bilgi ile bilseydiniz

Elmalılı Hamdi YazırHayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz

102:6
لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ
لَتَرَوُنَّ
mutlaka görürdünüz
ٱلْجَحِيمَ
cehennemi

Süleyman AteşMutlaka cehennemi görür (oun varlığını gözle görmüş gibi kabul eder)diniz

Elmalılı Hamdi YazırHayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz

102:7 📚 2
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ
ثُمَّ
sonra
لَتَرَوُنَّهَا
onu göreceksiniz
عَيْنَ
gözle
ٱلْيَقِينِ
kesin olarak

Süleyman AteşSonra onu kesin olarak gözle göreceksiniz

Elmalılı Hamdi YazırSonra, yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksiniz

102:8
ثُمَّ لَتُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ
ثُمَّ
sonra
لَتُسْـَٔلُنَّ
sorulacaksınız
يَوْمَئِذٍ
o gün
عَنِ
ni'metlerden
ٱلنَّعِيمِ
the pleasures

Süleyman AteşSonra o gün, (size verilen) ni'metten sorulacaksınız

Elmalılı Hamdi YazırSonra, yemin olsun ki, o gün (size verilen) her nimetten sorulacaksınız

← Önceki Sonraki →

102. At-Takaathur Suresi | Anlam Arayışı