102. At-Takaathur سُورَةُ التَّكَاثُرِ
Ali Bulaç(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi
Elmalılı Hamdi YazırÇoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı
Süleyman AteşÇokluk yarışı, sizi oyaladı
Ali BulaçÖyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü
Elmalılı Hamdi YazırÇoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı
Süleyman AteşNihayet kabirleri ziyaret ettiniz (kabre girinceye kadar mal artırmağa çalıştınız)
Ali BulaçHayır; ileride bileceksiniz
Elmalılı Hamdi YazırHayır! Yakında bileceksiniz
Süleyman AteşHayır (olmaz bu), yakında bileceksiniz (hatanızı)
Ali BulaçYine hayır; ileride bileceksiniz
Elmalılı Hamdi YazırYine hayır! Yakında bileceksiniz (hatanızı)
Süleyman AteşYine hayır, yakında bileceksiniz (hatanızı)
Ali BulaçHayır; eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız
Elmalılı Hamdi YazırHayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz
Süleyman AteşHayır, (gerçeği) kesin bilgi ile bilseydiniz
Ali BulaçAndolsun, o çılgınca yanan ateşi de elbette görecektiniz
Elmalılı Hamdi YazırHayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz
Süleyman AteşMutlaka cehennemi görür (oun varlığını gözle görmüş gibi kabul eder)diniz
Ali BulaçSonra onu, gerçekten yakîn gözüyle (Ayne'l Yakîn) görmüş olacaksınız
Elmalılı Hamdi YazırSonra, yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksiniz
Süleyman AteşSonra onu kesin olarak gözle göreceksiniz
Ali BulaçSonra o gün, nimetten sorguya çekileceksiniz
Elmalılı Hamdi YazırSonra, yemin olsun ki, o gün (size verilen) her nimetten sorulacaksınız
Süleyman AteşSonra o gün, (size verilen) ni'metten sorulacaksınız