104. Al-Humaza سُورَةُ الهُمَزَةِ
● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf
Diyanet İşleri MealiMal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline
Saheeh InternationalWoe to every scorner and mocker
Ali BulaçArkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline
Diyanet İşleri MealiMal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline
Saheeh InternationalWho collects wealth and [continuously] counts it
Ali BulaçKi o, mal yığıp biriktiren ve onu saydıkça sayandır
Diyanet İşleri MealiMalının kendisini ölümsüz kılacağını sanır
Saheeh InternationalHe thinks that his wealth will make him immortal
Ali BulaçGerçekten malının kendisini ebedi kılacağını sanıyor
Diyanet İşleri MealiHayır; o, and olsun ki, Hutame'ye atılacaktır
Saheeh InternationalNo! He will surely be thrown into the Crusher
Ali BulaçHayır; andolsun o, 'hutame'ye atılacaktır
Diyanet İşleri MealiHutame'nin ne olduğunu sen bilir misin
Saheeh InternationalAnd what can make you know what is the Crusher
Ali BulaçHutame"nin ne olduğunu sana bildiren nedir
Diyanet İşleri MealiO, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir
Saheeh InternationalIt is the fire of Allah, [eternally] fueled
Ali BulaçAllah'ın tutuşturulmuş ateşidir
Diyanet İşleri MealiO, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir
Saheeh InternationalWhich mounts directed at the hearts
Ali BulaçKi o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar
Diyanet İşleri MealiOnlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlardır
Saheeh InternationalIndeed, Hellfire will be closed down upon them
Ali BulaçO, onların üzerine kilitlenecektir
Diyanet İşleri MealiOnlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlardır
Saheeh InternationalIn extended columns
Ali Bulaç(Kendileri de) Dikilip-yükseltilmiş sütunlarda (bağlanacaklardır)