104. Al-Humaza سُورَةُ الهُمَزَةِ
Süleyman Ateş(İnsanları) Diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her fesad kişinin vay haline
Diyanet İşleri MealiMal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline
Yusuf AliWoe to every (kind of) scandal-monger and-backbiter
Süleyman AteşO ki mal yığdı, onu saydı durdu
Diyanet İşleri MealiMal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline
Yusuf AliWho pileth up wealth and layeth it by
Süleyman AteşMalının, kendisini ebedi yaşatacağını sanıyor
Diyanet İşleri MealiMalının kendisini ölümsüz kılacağını sanır
Yusuf AliThinking that his wealth would make him last for ever
Süleyman AteşHayır, andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır
Diyanet İşleri MealiHayır; o, and olsun ki, Hutame'ye atılacaktır
Yusuf AliBy no means! He will be sure to be thrown into That which Breaks to Pieces
Süleyman AteşHutame'nin ne olduğunu sen nereden bileceksin
Diyanet İşleri MealiHutame'nin ne olduğunu sen bilir misin
Yusuf AliAnd what will explain to thee That which Breaks to Pieces
Süleyman AteşAllah'ın tutuşturulmuş ateşidir
Diyanet İşleri MealiO, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir
Yusuf Ali(It is) the Fire of (the Wrath of) God kindled (to a blaze)
Süleyman Ateş(Bir ateş) Ki gönüllere işler
Diyanet İşleri MealiO, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir
Yusuf AliThe which doth mount (Right) to the Hearts
Süleyman AteşO, onların üzerine kapatılıp kilitlenecektir
Diyanet İşleri MealiOnlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlardır
Yusuf AliIt shall be made into a vault over them
Süleyman Ateş(Kendileri,) Uzatılmış direkler arasında (bağlı) olarak (kalacaklardır)
Diyanet İşleri MealiOnlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlardır
Yusuf AliIn columns outstretched