105. Al-Fil سُورَةُ الفِيلِ
105:1
أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصۡحَٰبِ ٱلۡفِيلِ
أَلَمْ
görmedin mi?
تَرَ
you seen
كَيْفَ
nasıl
فَعَلَ
yaptığını
رَبُّكَ
Rabbinin
بِأَصْحَـٰبِ
sahiplerine
ٱلْفِيلِ
fil
Süleyman AteşRabbinin, Fil sahiplerine ne yaptığını görmedin m
105:2 📚 1
أَلَمۡ يَجۡعَلۡ كَيۡدَهُمۡ فِي تَضۡلِيلࣲ
أَلَمْ
çıkarmadı mı?
يَجْعَلْ
He make
كَيْدَهُمْ
onların tuzaklarını
فِى
boşa
تَضْلِيلٍۢ
astray
Süleyman AteşOnların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı
105:3
وَأَرۡسَلَ عَلَيۡهِمۡ طَيۡرًا أَبَابِيلَ
وَأَرْسَلَ
ve gönderdi
عَلَيْهِمْ
üzerlerine
طَيْرًا
kuşlar
أَبَابِيلَ
sürü sürü
Süleyman AteşÜzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi
105:4
تَرۡمِيهِم بِحِجَارَةࣲ مِّن سِجِّيلࣲ
تَرْمِيهِم
onlara atıyorlardı
بِحِجَارَةٍۢ
sertleşmiş taşlar
مِّن
çamurdan
سِجِّيلٍۢ
baked clay
Süleyman AteşOnlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan (kuşlar)
105:5 📚 3
فَجَعَلَهُمۡ كَعَصۡفࣲ مَّأۡكُولِۭ
فَجَعَلَهُمْ
nihayet onları yaptı
كَعَصْفٍۢ
ekin yaprağı gibi
مَّأْكُولٍۭ
yenmiş
Süleyman AteşNihayet onları, kurt yeniği ekin yaprağı gibi yaptı