105. Al-Fil سُورَةُ الفِيلِ
Saheeh InternationalHave you not considered, [O Muhammad], how your Lord dealt with the companions of the elephant
Elmalılı Hamdi YazırGörmedin mi Rabb'in fil sahiplerine ne yaptı
Süleyman AteşRabbinin, Fil sahiplerine ne yaptığını görmedin m
«ألم تر» استفهام تعجب، أي اعجب «كيف فعل ربك بأصحاب الفيل» هو محمود وأصحابه أبرهة ملك اليمن وجيشه، بنى بصنعاء كنيسة ليصرف إليها الحجاج عن مكة فأحدث رجل من كنانة فيها ولطخ قبلتها بالعذرة احتقارا بها، فحلف أبره ليهدمنَّ الكعبة، فجاء مكة بجيشه على أفيال اليمن مقدمها محمود، فحين توجهوا لهدم الكعبة أرسل الله عليهم ما قصَّه في قوله:
Saheeh InternationalDid He not make their plan into misguidance
Elmalılı Hamdi YazırOnların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı
Süleyman AteşOnların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı
«ألم يجعل» أي جعل «كيدهم» في هدم الكعبة «في تضليل» خسارة وهلاك.
Saheeh InternationalAnd He sent against them birds in flocks
Elmalılı Hamdi YazırÜzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi
Süleyman AteşÜzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi
«وأرسل عليهم طيراً أبابيل» جماعات جماعات، قيل لا واحد له كأساطير، وقيل واحده: أبول أو بال أو أبيل كعجول ومفتاح وسكين.
Saheeh InternationalStriking them with stones of hard clay
Elmalılı Hamdi YazırOnlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlardı
Süleyman AteşOnlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan (kuşlar)
«ترميهم بحجارة من سجيل» طين مطبوخ.
Saheeh InternationalAnd He made them like eaten straw
Elmalılı Hamdi YazırVe onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı
Süleyman AteşNihayet onları, kurt yeniği ekin yaprağı gibi yaptı
«فجعلهم كعصف مأكول» كورق زرع أكلته الدواب وداسته وأفنته، أي أهلكهم الله تعالى كل واحد بحجره المكتوب عليه أسمه، وهو أكبر من العدسة وأصغر من الحمصة يغرق البيضة والرجل والفيل ويصل الأرض، وكان هذا عام مولد النبي صلى الله عليه وسلم.