113. Al-Falaq سُورَةُ الفَلَقِ
Diyanet İşleri MealiDe ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım
Yusuf AliSay: I seek refuge with the Lord of the Dawn
Ali BulaçDe ki: Sabahın Rabbine sığınırım
Diyanet İşleri MealiDe ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım
Yusuf AliFrom the mischief of created things
Ali BulaçYarattığı şeylerin şerrinden
Diyanet İşleri MealiDe ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım
Yusuf AliFrom the mischief of Darkness as it overspreads
Ali BulaçKaranlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden
Diyanet İşleri MealiDe ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım
Yusuf AliFrom the mischief of those who practise secret arts
Ali BulaçDüğümlere üfüren-kadınların şerrinden
Diyanet İşleri MealiDe ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım
Yusuf AliAnd from the mischief of the envious one as he practises envy
Ali BulaçVe hased ettiği zaman, hasetçinin şerrinden