☪ Anlam Arayışı

15. Al-Hijr سُورَةُ الحِجۡرِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
15:1
الٓرۚ تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَٰبِ وَقُرۡءَانࣲ مُّبِينࣲ‏

Ali BulaçElif, Lam, Ra. Bunlar, Kitab'ın ve apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir

Elmalılı Hamdi YazırElif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'ân'ın âyetleridir

15:2 📚 4
رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ كَانُواْ مُسۡلِمِينَ

Ali BulaçO inkar edenler Müslüman olmayı nice kereler dileyecekler

Elmalılı Hamdi YazırBir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır

15:3 📚 1
ذَرۡهُمۡ يَأۡكُلُواْ وَيَتَمَتَّعُواْ وَيُلۡهِهِمُ ٱلۡأَمَلُۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ

Ali BulaçOnları bırak; yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun. İlerde bileceklerdir

Elmalılı Hamdi YazırOnları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir

15:4
وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابࣱ مَّعۡلُومࣱ‏

Ali BulaçBiz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiçbir ülkeyi yıkıma uğratmadık

Elmalılı Hamdi YazırBiz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik

15:5
مَّا تَسۡبِقُ مِنۡ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسۡتَـٔۡخِرُونَ

Ali BulaçHiçbir ümmet, kendi ecelini ne öne alabilir, ne de onlar ertelenebilirler

Elmalılı Hamdi YazırHiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez

15:6 📚 1
وَقَالُواْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِي نُزِّلَ عَلَيۡهِ ٱلذِّكۡرُ إِنَّكَ لَمَجۡنُونࣱ‏

Ali BulaçOnlar: "Ey kendisine Kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin," dediler

Elmalılı Hamdi YazırDediler ki: "Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun

15:7
لَّوۡمَا تَأۡتِينَا بِٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

Ali BulaçEğer doğruyu söylüyor isen, bizlere melekleri getirmeli değil miydin

Elmalılı Hamdi YazırEğer peygamberlik davanda doğru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin

15:8
مَا نُنَزِّلُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَمَا كَانُوٓاْ إِذࣰ ا مُّنظَرِينَ

Ali BulaçHak olmaksızın Biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz

Elmalılı Hamdi YazırBiz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez

15:9 📚 7
إِنَّا نَحۡنُ نَزَّلۡنَا ٱلذِّكۡرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ

Ali BulaçHiç şüphesiz, zikri (Kur'an'ı) Biz indirdik Biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz

Elmalılı Hamdi YazırHiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız

15:10
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ فِي شِيَعِ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ali BulaçAndolsun, senden önce geçmiş topluluklara da elçiler gönderdik

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun, senden önceki milletler arasında da peygamberler gönderdik

15:11 📚 1
وَمَا يَأۡتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُواْ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ

Ali BulaçOnlara herhangi bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi

Elmalılı Hamdi YazırOnlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar

15:12
كَذَٰلِكَ نَسۡلُكُهُۥ فِي قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ

Ali BulaçBöylece Biz onu (alayı), suçlu-günahkarların kalplerine sokarız

Elmalılı Hamdi YazırBiz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız

15:13
لَا يُؤۡمِنُونَ بِهِۦ وَقَدۡ خَلَتۡ سُنَّةُ ٱلۡأَوَّلِينَ

Ali BulaçOnlar ona (indirilen kitaba) inanmazlar, oysaki evvelkilerin sünneti geçmiştir

Elmalılı Hamdi YazırKur'âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadıkları için başlarına gelenler) gelip geçmiştir

15:14
وَلَوۡ فَتَحۡنَا عَلَيۡهِم بَابࣰ ا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّواْ فِيهِ يَعۡرُجُونَ

Ali BulaçOnların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak, ordan yukarı yükselseler de

Elmalılı Hamdi YazırOnlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar

15:15
لَقَالُوٓاْ إِنَّمَا سُكِّرَتۡ أَبۡصَٰرُنَا بَلۡ نَحۡنُ قَوۡمࣱ مَّسۡحُورُونَ

Ali BulaçMutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz" diyeceklerdir

Elmalılı Hamdi YazırGözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler

15:16
وَلَقَدۡ جَعَلۡنَا فِي ٱلسَّمَآءِ بُرُوجࣰ ا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ

Ali BulaçAndolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik

15:17
وَحَفِظۡنَٰهَا مِن كُلِّ شَيۡطَٰنࣲ رَّجِيمٍ

Ali BulaçVe onu her kovulan şeytandan koruduk

Elmalılı Hamdi YazırVe göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk

15:18
إِلَّا مَنِ ٱسۡتَرَقَ ٱلسَّمۡعَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابࣱ مُّبِينࣱ‏

Ali BulaçAncak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler

Elmalılı Hamdi YazırAncak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder

15:19 📚 1
وَٱلۡأَرۡضَ مَدَدۡنَٰهَا وَأَلۡقَيۡنَا فِيهَا رَوَٰسِيَ وَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَيۡءࣲ مَّوۡزُونࣲ‏

Ali BulaçYere (gelince,) onu döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz-dağlar bıraktık ve onda herşeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik

Elmalılı Hamdi YazırYeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik

15:20
وَجَعَلۡنَا لَكُمۡ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسۡتُمۡ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ

Ali BulaçVe orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık

Elmalılı Hamdi YazırOrada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık

15:21 📚 1
وَإِن مِّن شَيۡءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرࣲ مَّعۡلُومࣲ‏

Ali BulaçHiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim Katımız'da olmasın; ancak onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz

Elmalılı Hamdi YazırHer şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz

15:22
وَأَرۡسَلۡنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءࣰ فَأَسۡقَيۡنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمۡ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ

Ali BulaçVe aşılayıcılar olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık. Oysa siz onun hazine-koruyucuları değilsiniz

Elmalılı Hamdi YazırBiz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz

15:23
وَإِنَّا لَنَحۡنُ نُحۡيِۦ وَنُمِيتُ وَنَحۡنُ ٱلۡوَٰرِثُونَ

Ali BulaçŞüphesiz Biz, gerçekten Biz yaşatır ve öldürürüz ve varis olanlar Biziz

Elmalılı Hamdi YazırElbette biz diriltiriz ve biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de biziz

15:24 📚 3
وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَقۡدِمِينَ مِنكُمۡ وَلَقَدۡ عَلِمۡنَا ٱلۡمُسۡتَـٔۡخِرِينَ

Ali BulaçAndolsun sizden öne (veya önceden) geçenleri bilmişizdir; ve (yine) andolsun, geride kalanları da bilmişizdir

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki biz, içinizden İslâm'da öne geçmek isteyenleri de biliriz, geri kalmak isteyenleri de biliriz

15:25
وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحۡشُرُهُمۡۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمࣱ‏

Ali BulaçVe şüphesiz senin Rabbin, O, onları haşredecektir. Gerçekten O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz Rabbin O'dur ki, onları kıyamet gününde hesaba çekmek için toplayacaktır. O, hikmet sahibidir, bilendir

15:26
وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلࣲ مِّنۡ حَمَإࣲ مَّسۡنُونࣲ‏

Ali BulaçAndolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık

15:27
وَٱلۡجَآنَّ خَلَقۡنَٰهُ مِن قَبۡلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ

Ali BulaçVe Cann'ı da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmıştık

Elmalılı Hamdi YazırCinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık

15:28
وَإِذۡ قَالَ رَبُّكَ لِلۡمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّي خَٰلِقُۢ بَشَرࣰ ا مِّن صَلۡصَٰلࣲ مِّنۡ حَمَإࣲ مَّسۡنُونࣲ‏

Ali BulaçHani Rabbin meleklere demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım

Elmalılı Hamdi YazırEy Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: "Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım

15:29 📚 4
فَإِذَا سَوَّيۡتُهُۥ وَنَفَخۡتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُواْ لَهُۥ سَٰجِدِينَ

Ali BulaçOna bir biçim verdiğimde ve ona Ruhum'dan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın

Elmalılı Hamdi YazırBen, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın

15:30
فَسَجَدَ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمۡ أَجۡمَعُونَ

Ali BulaçBöylece meleklerin tümü, topluca secde etti

Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler

15:31
إِلَّآ إِبۡلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

Ali BulaçAncak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı

Elmalılı Hamdi YazırYalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti

15:32
قَالَ يَٰٓإِبۡلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

Ali BulaçDedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın

Elmalılı Hamdi YazırAllah buyurdu ki: "Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun

15:33
قَالَ لَمۡ أَكُن لِّأَسۡجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقۡتَهُۥ مِن صَلۡصَٰلࣲ مِّنۡ حَمَإࣲ مَّسۡنُونࣲ‏

Ali BulaçDedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim

Elmalılı Hamdi Yazırİblis şöyle dedi: "Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim

15:34
قَالَ فَٱخۡرُجۡ مِنۡهَا فَإِنَّكَ رَجِيمࣱ‏

Ali BulaçDedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş-bulunmaktasın

Elmalılı Hamdi YazırAllah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin

15:35
وَإِنَّ عَلَيۡكَ ٱللَّعۡنَةَ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلدِّينِ

Ali BulaçVe şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir

Elmalılı Hamdi YazırKıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir

15:36 📚 1
قَالَ رَبِّ فَأَنظِرۡنِيٓ إِلَىٰ يَوۡمِ يُبۡعَثُونَ

Ali BulaçDedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirileceği güne kadar bana süre tanı

Elmalılı Hamdi Yazırİblis: "Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi

15:37
قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلۡمُنظَرِينَ

Ali BulaçDedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın

Elmalılı Hamdi YazırAllah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin

15:38
إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡوَقۡتِ ٱلۡمَعۡلُومِ

Ali BulaçBilinen günün vaktine kadar

Elmalılı Hamdi YazırAllah katında bilinen vaktin gününe kadar

15:39
قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغۡوَيۡتَنِي لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَأُغۡوِيَنَّهُمۡ أَجۡمَعِينَ

Ali BulaçDedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım

Elmalılı Hamdi Yazırİblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım

15:40 📚 4
إِلَّا عِبَادَكَ مِنۡهُمُ ٱلۡمُخۡلَصِينَ

Ali BulaçAncak onlardan muhlis olan kulların müstesna

Elmalılı Hamdi YazırAncak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır

15:41
قَالَ هَٰذَا صِرَٰطٌ عَلَيَّ مُسۡتَقِيمٌ

Ali Bulaç(Allah) Dedi ki: "İşte bu, Bana göre dosdoğru olan yoldur

Elmalılı Hamdi YazırAllah şöyle buyurdu: "İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur

15:42
إِنَّ عِبَادِي لَيۡسَ لَكَ عَلَيۡهِمۡ سُلۡطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلۡغَاوِينَ

Ali BulaçŞüphesiz, kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin Benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiçbir gücün yoktur

Elmalılı Hamdi YazırSana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur

15:43 📚 2
وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوۡعِدُهُمۡ أَجۡمَعِينَ

Ali BulaçVe hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir

15:44
لَهَا سَبۡعَةُ أَبۡوَٰبࣲ لِّكُلِّ بَابࣲ مِّنۡهُمۡ جُزۡءࣱ مَّقۡسُومٌ

Ali BulaçOnun yedi kapısı vardır; onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır

Elmalılı Hamdi YazırCehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır

15:45
إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِي جَنَّٰتࣲ وَعُيُونٍ

Ali BulaçGerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır

Elmalılı Hamdi YazırAllahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar

15:46
ٱدۡخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ

Ali BulaçOraya esenlikle ve güvenlikle girin

Elmalılı Hamdi YazırOnlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir

15:47 📚 4
وَنَزَعۡنَا مَا فِي صُدُورِهِم مِّنۡ غِلٍّ إِخۡوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرࣲ مُّتَقَٰبِلِينَ

Ali BulaçOnların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar

Elmalılı Hamdi YazırBiz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar

15:48 📚 1
لَا يَمَسُّهُمۡ فِيهَا نَصَبࣱ وَمَا هُم مِّنۡهَا بِمُخۡرَجِينَ

Ali BulaçOrda onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar ordan çıkarılacak değildirler

Elmalılı Hamdi YazırOrada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir

15:49
۞نَبِّئۡ عِبَادِيٓ أَنِّيٓ أَنَا ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

Ali BulaçHaber ver kullarıma; şüphesiz Ben, Ben bağışlayanım, esirgeyenim

Elmalılı Hamdi YazırKullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim

15:50
وَأَنَّ عَذَابِي هُوَ ٱلۡعَذَابُ ٱلۡأَلِيمُ

Ali BulaçVe şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır

Elmalılı Hamdi YazırBununla beraber azabım da çok acıklı bir azabdır. Bunları geçmişten bazı örneklerle açıklamak üzere

15:51
وَنَبِّئۡهُمۡ عَن ضَيۡفِ إِبۡرَٰهِيمَ

Ali BulaçOnlara İbrahim'in konuklarından haber ver

Elmalılı Hamdi YazırHem o kullara, İbrahim'in misafirlerinden de haber ver

15:52
إِذۡ دَخَلُواْ عَلَيۡهِ فَقَالُواْ سَلَٰمࣰ ا قَالَ إِنَّا مِنكُمۡ وَجِلُونَ

Ali BulaçYanına girdiklerinde "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkmaktayız" demişti

Elmalılı Hamdi YazırHani melekler, İbrahim'in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, İbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti

15:53
قَالُواْ لَا تَوۡجَلۡ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمࣲ‏

Ali BulaçDediler ki: "Korkma biz sana bilgin bir çocuk müjdelemekteyiz

Elmalılı Hamdi YazırMelekler: "Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler

15:54
قَالَ أَبَشَّرۡتُمُونِي عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِيَ ٱلۡكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

Ali BulaçDedi ki: "Bana ihtiyarlık gelip-çökmüşken mi müjdeliyorsunuz? Beni ne ile müjdelemektesiniz

Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz

15:55
قَالُواْ بَشَّرۡنَٰكَ بِٱلۡحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلۡقَٰنِطِينَ

Ali BulaçDediler ki: "Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma

Elmalılı Hamdi YazırMelekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler

15:56 📚 3
قَالَ وَمَن يَقۡنَطُ مِن رَّحۡمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ

Ali BulaçDedi ki: "Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser

Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim dedi ki: "Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser

15:57 📚 1
قَالَ فَمَا خَطۡبُكُمۡ أَيُّهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ

Ali BulaçDedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne

Elmalılı Hamdi YazırEy elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi

15:58
قَالُوٓاْ إِنَّآ أُرۡسِلۡنَآ إِلَىٰ قَوۡمࣲ مُّجۡرِمِينَ

Ali BulaçDediler ki: "Gerçekte biz, suçlu-günahkar olan bir topluluğa gönderildik

Elmalılı Hamdi YazırMelekler şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavmi cezalandırmak için gönderildik

15:59
إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمۡ أَجۡمَعِينَ

Ali BulaçAncak Lut ailesi hariçtir; biz onların tümünü muhakkak kurtaracağız

Elmalılı Hamdi YazırAncak Lût ailesi müstesnâdır. Biz, onların hepsini muhakkak kurtaracağız

15:60
إِلَّا ٱمۡرَأَتَهُۥ قَدَّرۡنَآ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلۡغَٰبِرِينَ

Ali BulaçAma karısını (kurtaracaklarımız) dışında tuttuk, o, geride kalanlardandır

Elmalılı Hamdi YazırYalnız Lût'un karısı müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik

15:61
فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلۡمُرۡسَلُونَ

Ali BulaçBöylelikle elçiler Lut ailesine geldiklerinde

Elmalılı Hamdi YazırMelek olan elçiler, Lût kavmine gelince

15:62
قَالَ إِنَّكُمۡ قَوۡمࣱ مُّنكَرُونَ

Ali Bulaç(Lut) Dedi ki: "Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz

Elmalılı Hamdi YazırLût dedi ki: "Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz

15:63
قَالُواْ بَلۡ جِئۡنَٰكَ بِمَا كَانُواْ فِيهِ يَمۡتَرُونَ

Ali BulaçHayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik

Elmalılı Hamdi YazırElçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik

15:64
وَأَتَيۡنَٰكَ بِٱلۡحَقِّ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

Ali BulaçSana gerçeği getirdik, biz şüphesiz doğru söyleyenleriz

Elmalılı Hamdi YazırSana gerçeği getirdik; biz elbette doğru söylüyoruz

15:65
فَأَسۡرِ بِأَهۡلِكَ بِقِطۡعࣲ مِّنَ ٱلَّيۡلِ وَٱتَّبِعۡ أَدۡبَٰرَهُمۡ وَلَا يَلۡتَفِتۡ مِنكُمۡ أَحَدࣱ وَٱمۡضُواْ حَيۡثُ تُؤۡمَرُونَ

Ali BulaçHemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin

Elmalılı Hamdi YazırGecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin

15:66 📚 1
وَقَضَيۡنَآ إِلَيۡهِ ذَٰلِكَ ٱلۡأَمۡرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰٓؤُلَآءِ مَقۡطُوعࣱ مُّصۡبِحِينَ

Ali BulaçVe onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir

Elmalılı Hamdi YazırBiz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır

15:67
وَجَآءَ أَهۡلُ ٱلۡمَدِينَةِ يَسۡتَبۡشِرُونَ

Ali BulaçŞehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi

Elmalılı Hamdi YazırŞehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler

15:68
قَالَ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ ضَيۡفِي فَلَا تَفۡضَحُونِ

Ali Bulaç(Lut onlara) "Bunlar benim konuğumdur, beni utandırıp-dillere düşürmeyin" dedi

Elmalılı Hamdi YazırLût, kavmine şöyle dedi: "Bunlar benim misafirlerimdir, beni rüsvay etmeyin

15:69
وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَلَا تُخۡزُونِ

Ali BulaçAllah'tan korkup-sakının ve beni küçük düşürmeyin

Elmalılı Hamdi YazırAllah'tan korkun! Beni mahcub etmeyin

15:70
قَالُوٓاْ أَوَلَمۡ نَنۡهَكَ عَنِ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ali BulaçDediler ki: "Biz seni 'herkes(in işin)e karışmaktan' alıkoymamış mıydık

Elmalılı Hamdi YazırLût kavmi şöyle dedi: "Biz sana kimsenin koruyuculuğunu yapmamanı söylememiş miydik

15:71
قَالَ هَٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِيٓ إِن كُنتُمۡ فَٰعِلِينَ

Ali BulaçDedi ki: "Eğer yapmak-istiyorsanız, işte bunlar, benim kızlarım

Elmalılı Hamdi YazırLût şöyle dedi: "İşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin)

15:72 📚 3
لَعَمۡرُكَ إِنَّهُمۡ لَفِي سَكۡرَتِهِمۡ يَعۡمَهُونَ

Ali BulaçÖmrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler

Elmalılı Hamdi YazırResulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı

15:73
فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُشۡرِقِينَ

Ali BulaçDerken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi

Elmalılı Hamdi YazırGüneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı

15:74
فَجَعَلۡنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمۡطَرۡنَا عَلَيۡهِمۡ حِجَارَةࣰ مِّن سِجِّيلٍ

Ali BulaçAnında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık

Elmalılı Hamdi YazırBiz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık

15:75
إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتࣲ لِّلۡمُتَوَسِّمِينَ

Ali BulaçElbette bunda 'derin bir kavrayışa sahip olanlar' için gerçekten ayetler vardır

Elmalılı Hamdi YazırGerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için ibretler vardır

15:76
وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلࣲ مُّقِيمٍ

Ali BulaçO (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır

Elmalılı Hamdi YazırHem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır

15:77
إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةࣰ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ

Ali BulaçElbette, bunda iman edenler için gerçekten ayetler vardır

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır

15:78
وَإِن كَانَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡأَيۡكَةِ لَظَٰلِمِينَ

Ali BulaçEyke halkı da gerçekten zalim-kimselerdi

Elmalılı Hamdi YazırEyke halkı da gerçekten zalimlerdi

15:79
فَٱنتَقَمۡنَا مِنۡهُمۡ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامࣲ مُّبِينࣲ‏

Ali BulaçBundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir

Elmalılı Hamdi YazırBiz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir

15:80
وَلَقَدۡ كَذَّبَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡحِجۡرِ ٱلۡمُرۡسَلِينَ

Ali BulaçAndolsun, Hicr halkı da gönderilen(elçi)leri yalanlamışlardı

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar

15:81
وَءَاتَيۡنَٰهُمۡ ءَايَٰتِنَا فَكَانُواْ عَنۡهَا مُعۡرِضِينَ

Ali BulaçOnlara ayetlerimizi vermiştik de ondan yüz çevirmişlerdi

Elmalılı Hamdi YazırBiz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı

15:82
وَكَانُواْ يَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ

Ali BulaçDağlardan güvenli evler yontuyorlardı

Elmalılı Hamdi YazırOnlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı

15:83
فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُصۡبِحِينَ

Ali BulaçDerken, sabah vaktine girdiklerinde, onları o dayanılmaz-çığlık yakalayıverdi

Elmalılı Hamdi YazırOnları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı

15:84
فَمَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ

Ali BulaçBuna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi

Elmalılı Hamdi YazırKazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı

15:85 📚 2
وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَآ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَأٓتِيَةࣱۖ فَٱصۡفَحِ ٱلصَّفۡحَ ٱلۡجَمِيلَ

Ali BulaçBiz, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakilerini hakkın dışında (herhangi bir amaçla) yaratmadık. Hiç şüphesiz o saat de yaklaşarak-gelmektedir; öyleyse (onlara karşı) güzel davranışlarla davran

Elmalılı Hamdi YazırBiz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et

15:86
إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلۡخَلَّٰقُ ٱلۡعَلِيمُ

Ali BulaçÇünkü Rabbin, yaratan ve bilenin ta Kendisi'dir

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir

15:87
وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَٰكَ سَبۡعࣰ ا مِّنَ ٱلۡمَثَانِي وَٱلۡقُرۡءَانَ ٱلۡعَظِيمَ

Ali BulaçAndolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kur'an'ı verdik

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur'ân'ı verdik

15:88 📚 12
لَا تَمُدَّنَّ عَيۡنَيۡكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوَٰجࣰ ا مِّنۡهُمۡ وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَيۡهِمۡ وَٱخۡفِضۡ جَنَاحَكَ لِلۡمُؤۡمِنِينَ

Ali BulaçSakın onlardan bazılarını yararlandırdığımız şeylere gözünü dikme, onlara karşı hüzne kapılma, mü'minler için de (şefkat) kanatlarını ger

Elmalılı Hamdi YazırSakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir

15:89 📚 3
وَقُلۡ إِنِّيٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلۡمُبِينُ

Ali BulaçVe de ki: "Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım

Elmalılı Hamdi YazırDe ki: "Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım

15:90 📚 1
كَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَى ٱلۡمُقۡتَسِمِينَ

Ali BulaçParça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi

Elmalılı Hamdi Yazır(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir)

15:91
ٱلَّذِينَ جَعَلُواْ ٱلۡقُرۡءَانَ عِضِينَ

Ali BulaçKi onlar Kur'anı parça-parça kıldılar

Elmalılı Hamdi YazırOnlar, Kur'ân'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler

15:92
فَوَرَبِّكَ لَنَسۡـَٔلَنَّهُمۡ أَجۡمَعِينَ

Ali BulaçRabbine andolsun, onların tümüne (bunu) soracağız

Elmalılı Hamdi YazırRabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz

15:93 📚 7
عَمَّا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Ali BulaçYapmakta oldukları şeyleri

Elmalılı Hamdi YazırRabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz

15:94
فَٱصۡدَعۡ بِمَا تُؤۡمَرُ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡمُشۡرِكِينَ

Ali BulaçÖyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir

15:95
إِنَّا كَفَيۡنَٰكَ ٱلۡمُسۡتَهۡزِءِينَ

Ali BulaçŞüphesiz o alay edenlere (karşı) Biz sana yeteriz

Elmalılı Hamdi YazırMuhakkak ki alay edenlere karşı biz sana yeteriz

15:96
ٱلَّذِينَ يَجۡعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَۚ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ

Ali BulaçKi onlar, Allah ile beraber başka İlahları (ortak) kılmaktadırlar; onlar yakında bilip-öğreneceklerdir

Elmalılı Hamdi YazırOnlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir

15:97 📚 5
وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدۡرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

Ali BulaçAndolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz

Elmalılı Hamdi YazırGerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor

15:98
فَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ

Ali BulaçSen Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol

Elmalılı Hamdi YazırO halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol

15:99 📚 10
وَٱعۡبُدۡ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأۡتِيَكَ ٱلۡيَقِينُ

Ali BulaçVe yakîn sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et

Elmalılı Hamdi YazırVe sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et

← Önceki Sonraki →

15. Al-Hijr Suresi | Anlam Arayışı