15. Al-Hijr سُورَةُ الحِجۡرِ
Elmalılı Hamdi YazırElif, Lâm, Râ. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'ân'ın âyetleridir
«الر» الله أعلم بمراده بذلك «تلك» هذه الآيات «آيات الكتاب» القرآن والإضافة بمعنى من «وقرآن مبين» مظهر للحق من الباطل عطف بزيادة صفة.
Elmalılı Hamdi YazırBir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır
«رُبَّمَا» بالتشديد والتخفيف «يود» يتمنى «الذين كفروا» يوم القيامة إذا عاينوا حالهم وحال المسلمين «لو كانوا مسلمين» ورب للتكثير فإنه يكثر منهم تمني ذلك وقيل للتقليل فإن الأهوال تدهشهم فلا يفيقون حتى يتمنوا ذلك إلا في أحيان قليلة.
Elmalılı Hamdi YazırOnları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir
«ذرهم» اترك الكفار يا محمد «يأكلوا ويتمتعوا» بدنياهم «ويلههم» يشغلهم «الأمل» بطول العمر وغيره عن الإيمان «فسوف يعلمون» عاقبة أمرهم وهذا قبل الأمر بالقتال.
Elmalılı Hamdi YazırBiz hiçbir memleketi (Allah katında) bilinen bir zamanı olmaksızın helak etmedik
«وما أهلكنا من» زائدة «قرية» أريد أهلها «إلا ولها كتاب» أجل «معلوم» محدود لإهلاكها.
Elmalılı Hamdi YazırHiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez
«ما تسبق من» زائدة «أمة أجلها وما يستأخرون» يتأخرون عنه.
Elmalılı Hamdi YazırDediler ki: "Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun
«وقالوا» أي كفار مكة للنبي صلى الله عليه وسلم «يا أيها الذي نُزّل عليه الذكر» القرآن في زعمه «إنك لمجنون».
Elmalılı Hamdi YazırEğer peygamberlik davanda doğru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin
«لو ما» هلا «تأتينا بالملائكة إن كنت من الصادقين» في قولك إنك نبي وإن هذا القرآن من عند الله.
Elmalılı Hamdi YazırBiz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez
قال تعالى «ما تَنَزَّلُ» فيه حذف إحدى التاءين «الملائكة إلا بالحق» بالعذاب «وما كانوا إذاً» أي حين نزول الملائكة بالعذاب «منظرين» مؤخرين.
Elmalılı Hamdi YazırHiç şüphe yok ki, Kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız
«إنا نحن» تأكيد لاسم إن أو فصل «نزلنا الذكر» القرآن «وإنا له لحافظون» من التبديل والتحريف والزيادة والنقص.
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun, senden önceki milletler arasında da peygamberler gönderdik
«ولقد أرسلنا من قبلك» رسلا «في شيع» فرق «الأولين».
Elmalılı Hamdi YazırOnlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar
«وما» كان «يأتيهم من رسول إلا كانوا به يستهزئون» كاستهزاء قومك بك وهذا تسلية له صلى الله عليه وسلم.
Elmalılı Hamdi YazırBiz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız
«كذلك نسلكه» أي مثل إدخالنا التكذيب في قلوب أولئك ندخله «في قلوب المجرمين» أي كفار مكة.
Elmalılı Hamdi YazırKur'âna iman etmezler, halbuki öncekilerin sünneti (inanmadıkları için başlarına gelenler) gelip geçmiştir
«لا يؤمنون به» بالنبي صلى الله عليه وسلم «وقد خلت سنة الأولين» أي سنة الله فيهم من تعذيبهم بتكذيبهم أنبياءهم وهؤلاء مثلهم.
Elmalılı Hamdi YazırOnlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar
«ولو فتحنا عليهم بابا من السماء فظلوا فيه» في الباب «يعرجون» يصعدون.
Elmalılı Hamdi YazırGözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler
«لقالوا إنما سُكِّرت» سدت «أبصارنا بل نحن قوم مسحورون» يخيل إلينا ذلك.
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik
«ولقد جعلنا في السماء بروجا» اثني عشر: الحمل والثور والجوزاء والسرطان والأسد والسنبلة والميزان والعقرب والقوس والجدي والدلو والحوت، وهي منازل الكواكب السبعة السيارة: المريخ وله الحمل والعقرب، والزهرة ولها الثور والميزان، وعطارد وله الجوزاء والسنبلة، والقمر وله السرطان، والشمس ولها الأسد، والمشتري وله القوس والحوت، وزحل له الجدي والدلو «وزيناها» بالكواكب «للناظرين».
Elmalılı Hamdi YazırVe göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk
«وحفظناها» بالشهب «من كل شيطان رجيم» مرجوم.
Elmalılı Hamdi YazırAncak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder
«إلا» لكن «من استرق السمع» خطفه «فأتبعه شهاب مبين» كوكب يضيء ويحرقه أو يثقبه أو يخبله.
Elmalılı Hamdi YazırYeryüzünü düzgün bir şekilde yarattık ve oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada hikmetle ölçülmüş her şeyden bitkiler bitirdik
«والأرض مددناها» بسطناها «وألقينا فيها رواسي» جبالا ثوابت لئلا تتحرك بأهلها «وأنبتنا فيها من كل شيء موزون» معلوم مقدر.
Elmalılı Hamdi YazırOrada hem sizin için, hem de sizin rızıklarını veremediğiniz kimseler için geçim yollarını yarattık
«وجعلنا لكم فيها معايش» بالياء من الثمار والحبوب «و» جعلنا لكم «من لستم له برازقين» من العبيد والدواب والأنعام فإنما يرزقهم الله.
Elmalılı Hamdi YazırHer şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca göre, belli ölçülerde veririz
«وإن» ما «من» زائدة «شيء إلا عندنا خزائنه» مفاتيح خزائنه «وما ننزله إلا بقدر معلوم» على حسب المصالح.
Elmalılı Hamdi YazırBiz rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten bir su indirip sizi onunla suladık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz
«وأرسلنا الرياح لواقح» تلقح السحاب فيمتلئ ماء «فأنزلنا من السماء» السحاب «ماء» مطرا «فأسقيناكموه وما أنتم له بخازنين» أي ليست خزائنه بأيديكم.
Elmalılı Hamdi YazırElbette biz diriltiriz ve biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de biziz
«وإنا لنحن نحي ونميت ونحن الوارثون» الباقون نرث جميع الخلق.
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki biz, içinizden İslâm'da öne geçmek isteyenleri de biliriz, geri kalmak isteyenleri de biliriz
«ولقد علمنا المستقدمين منكم» أي من تقدم من الخلق من لدن آدم «ولقد علمنا المستأخرين» المتأخرين إلى يوم القيامة.
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz Rabbin O'dur ki, onları kıyamet gününde hesaba çekmek için toplayacaktır. O, hikmet sahibidir, bilendir
«وإن ربك هو يحشرهم إنه حكيم» في صنعه «عليم» بخلقه.
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık
«ولقد خلقنا الإنسان» آدم «من صلصال» طين يابس يسمع له صلصلة إذا نقر «من حمأ» طين أسود «مسنون» متغير.
Elmalılı Hamdi YazırCinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık
«والجان» أبا الجان وهو إبليس «خلقناه من قبل» أي قبل خلق آدم «من نار السموم» هي نار لا دخان لها تنفذ من المسام.
Elmalılı Hamdi YazırEy Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: "Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım
«و» اذكر «إذ قال ربك للملائكة إني خالق بشرا من صلصال من حمأ مسنون».
Elmalılı Hamdi YazırBen, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın
«فإذا سويته» أتممته «ونفخت» أجريت «فيه من روحي» فصار حيا وإضافة الروح إليه تشريف لآدم «فقعوا له ساجدين» سجود تحية بالانحناء.
Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler
«فسجد الملائكة كلهم أجمعون» فيه تأكيدان.
Elmalılı Hamdi YazırYalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti
«إلا إبليس» هو أبو الجن كان بين الملائكة «أبى» امتنع من «أن يكون مع الساجدين».
Elmalılı Hamdi YazırAllah buyurdu ki: "Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun
«قال» تعالى «يا إبليس مالك» ما منعك «أ» ن «لا» زائدة «تكون مع الساجدين».
Elmalılı Hamdi Yazırİblis şöyle dedi: "Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim
«قال لم أكن لأسجد» لا ينبغي لي أن أسجد «لبشر خلقته من صلصال من حمأ مسنون».
Elmalılı Hamdi YazırAllah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin
«قال فاخرج منها» أي الجنة وقيل من السماوات «فإنك رجيم» مطرود.
Elmalılı Hamdi YazırKıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir
«وإن عليك اللعنة إلى يوم الدين» الجزاء.
Elmalılı Hamdi Yazırİblis: "Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi
«قال رب فأنظرني إلى يوم يبعثون» أي الناس.
Elmalılı Hamdi YazırAllah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin
«قال فإنك من المنظرين».
Elmalılı Hamdi YazırAllah katında bilinen vaktin gününe kadar
«إلى يوم الوقت المعلوم» وقت النفخة الأولى.
Elmalılı Hamdi Yazırİblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım
«قال ربّ بما أغويتني» أي بإغوائك لي والباء للقسم وجوابه «لأزيِّنَنَّ لهم في الأرض» المعاصي «ولأغوينهم أجمعين»,
Elmalılı Hamdi YazırAncak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır
«إلا عبادك منهم المخلصين» أي المؤمنين.
Elmalılı Hamdi YazırAllah şöyle buyurdu: "İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur
«قال» تعالى «هذا صراط عليَّ مستقيم».
Elmalılı Hamdi YazırSana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur
وهو «إن عبادي» أي المؤمنين «ليس لك عليهم سلطان» قوة «إلا» لكن «من اتبعك من الغاوين» الكافرين.
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir
«وإن جهنم لموعدهم أجمعين» أي من اتبعك معك.
Elmalılı Hamdi YazırCehennemin yedi kapısı vardır. O kapıların herbiri için birer grup ayrılmıştır
«لها سبعة أبواب» أطباق «لكل باب» منها «منهم جزء» نصيب «مقسوم».
Elmalılı Hamdi YazırAllahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar
«إن المتقين في جنات» بساتين «وعيون» تجري فيها.
Elmalılı Hamdi YazırOnlara: "Selametle güven içinde oraya girin" denir
ويقال لهم «ادخلوها بسلام» أي سالمين من كل مخوّف أو مع سلام أي سلموا وادخلوا «آمنين» من كل فزع.
Elmalılı Hamdi YazırBiz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar
«ونزعنا ما في صدورهم من غِلِّ» حقد «إخوانا» حال منهم «على سُرر متقابلين» حال أيضا أي لا ينظر بعضهم إلى قفا بعض لدورات الأسرَّة بهم.
Elmalılı Hamdi YazırOrada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir
«لا يمسهم فيها نَصَبٌ» تعب «وما هم منها بمخرجين» أبدا.
Elmalılı Hamdi YazırKullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek merhamet ediciyim
«نبئ» خبر يا محمد «عبادي أني أنا الغفور» للمؤمنين «الرحيم» بهم.
Elmalılı Hamdi YazırBununla beraber azabım da çok acıklı bir azabdır. Bunları geçmişten bazı örneklerle açıklamak üzere
«وأن عذابي» للعصاة «هو العذاب الأليم» المؤلم.
Elmalılı Hamdi YazırHem o kullara, İbrahim'in misafirlerinden de haber ver
«ونبئهم عن ضيف إبراهيم» وهم الملائكة اثنا عشر أو عشرة أو ثلاثة منهم جبريل.
Elmalılı Hamdi YazırHani melekler, İbrahim'in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, İbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti
«إذ دخلوا عليه فقالوا سلاما» أي هذا اللفظ «قال» إبراهيم لما عرض عليم الأكل فلم يأكلوا «إنا منكم وجلون» خائفون.
Elmalılı Hamdi YazırMelekler: "Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler
«قالوا لا توجل» لا تخف «إنا» رسل ربك «نبشرك بغلام عليم» ذي علم كثير هو إسحاق كما ذكرنا في سورة هود.
Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz
«قال أبشرتموني» بالولد «على أن مسني الكبر» حال أي مع مسه إياي «فبم» فبأي شيء «تبشرون» استفهام تعجب.
Elmalılı Hamdi YazırMelekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler
«قالوا بشرناك بالحق» بالصدق «فلا تكن من القانطين» الآيسين.
Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim dedi ki: "Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser
«قال ومن» أي لا «يقنَِط» بكسر النون وفتحها «من رحمة ربه إلا الضالون» الكافرون.
Elmalılı Hamdi YazırEy elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi
«قال فما خطبكم» شأنكم «أيها المرسلون».
Elmalılı Hamdi YazırMelekler şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavmi cezalandırmak için gönderildik
«قالوا إنا أرسلنا إلى قوم مجرمين» كافرين أي لوط لإهلاكهم.
Elmalılı Hamdi YazırAncak Lût ailesi müstesnâdır. Biz, onların hepsini muhakkak kurtaracağız
«إلا آل لوط إنا لمنجوهم أجمعين» لإيمانهم.
Elmalılı Hamdi YazırYalnız Lût'un karısı müstesnâ, çünkü onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik
«إلا امرأته قدرنا إنها لمن الغابرين» الباقين في العذاب لكفرها.
Elmalılı Hamdi YazırMelek olan elçiler, Lût kavmine gelince
«فلما جاء آل لوط» أي لوطا «المرسلون».
Elmalılı Hamdi YazırLût dedi ki: "Doğrusu siz ürkülecek bir kavimsiniz
«قال» لهم «إنكم قوم منكرون» لا أعرفكم.
Elmalılı Hamdi YazırElçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik
«قالوا بل جئناك بما كانوا» أي قومك «فيه يمترون» يشكون وهو العذاب.
Elmalılı Hamdi YazırSana gerçeği getirdik; biz elbette doğru söylüyoruz
«وأتيناك بالحق وإنا لصادقون» في قولنا.
Elmalılı Hamdi YazırGecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin
«فأَسْرِ بأهلك بقطع من الليل واتبع أدبارهم» امش خلفهم «ولا يلتفت منكم أحد» لئلا يرى عظيم ما ينزل بهم «وامضوا حيث تؤمرون» وهو الشام.
Elmalılı Hamdi YazırBiz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır
«وقضينا» أوحينا «إليه ذلك الأمر» وهو «أن دابر هؤلاء مقطوع مصبحين» حال أي يتم استئصالهم في الصباح.
Elmalılı Hamdi YazırŞehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler
«وجاء أهل المدينة» مدينة سدوم وهم قوم لوط لما أخبروا أن في بيت لوط مردا حسانا وهم الملائكة «يستبشرون» حال طمعا في فعل الفاحشة بهم.
Elmalılı Hamdi YazırLût, kavmine şöyle dedi: "Bunlar benim misafirlerimdir, beni rüsvay etmeyin
«قال» لوط «إن هؤلاء ضيفي فلا تفضحون».
Elmalılı Hamdi YazırAllah'tan korkun! Beni mahcub etmeyin
«واتقوا الله ولا تخزون» بقصدكم إياهم بفعل الفاحشة بهم.
Elmalılı Hamdi YazırLût kavmi şöyle dedi: "Biz sana kimsenin koruyuculuğunu yapmamanı söylememiş miydik
«قالوا أو لم ننهك عن العالمين» عن إضافتهم.
Elmalılı Hamdi YazırLût şöyle dedi: "İşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin)
«قال هؤلاء بناتي إن كنتم فاعلين» ما تريدون من قضاء الشهوة فتزوجوهن. قال تعالى:
Elmalılı Hamdi YazırResulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı
«لعمرك» خطاب للنبي صلى الله عليه وسلم أي وحياتك «إنهم لفي سكرتهم يعمهون» يترددون.
Elmalılı Hamdi YazırGüneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı
«فأخذتهم الصيحة» صيحة جبريل «مشرقين» وقت شروق الشمس.
Elmalılı Hamdi YazırBiz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık
«فجعلنا عاليها» أي قراهم «سافلها» بأن رفعها جبريل إلى السماء وأسقطها مقلوبة إلى الأرض «وأمطرنا عليهم حجارة من سجيل» طين طبخ بالنار.
Elmalılı Hamdi YazırGerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için ibretler vardır
«إن في ذلك» المذكور «لآيات» دلالات على وحدانية الله «للمتوسمين» للناظرين المعتبرين.
Elmalılı Hamdi YazırHem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır
«وإنها» أي قرى قوم لوط «لبسبيل مقيم» طريق قريش إلى الشام لم تندرس أفلا يعتبرون بهم؟.
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır
«إن في ذلك لآية» لعبرة «للمؤمنين».
Elmalılı Hamdi YazırEyke halkı da gerçekten zalimlerdi
«وإن» مخففة أي إنه «كان أصحاب الأيكة» هي غيضة شجر بقرب مدين وهم قوم شعيب «لظالمين» بتكذيبهم شعيبا.
Elmalılı Hamdi YazırBiz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir
«فانتقمنا منهم» بأن أهلكناهم بشدة الحر «وإنهما» أي قرى قوم لوط والأيكة «لبإمام» طريق «مبين» واضح أفلا تعتبرون بهم يا أهل مكة.
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar
«ولقد كذب أصحاب الحجر» واد بين المدينة والشام وهم ثمود «المرسلين» بتكذيبهم صالحا تكذيب لباقي الرسل لاشتراكهم في المجيء بالتوحيد.
Elmalılı Hamdi YazırBiz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı
«وآتيناهم آياتنا» في الناقة «فكانوا عنها معرضين» لا يتفكرون فيها.
Elmalılı Hamdi YazırOnlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı
«وكانوا ينحتون من الجبال بيوتا آمنين».
Elmalılı Hamdi YazırOnları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı
«فأخذتهم الصيحة مصبحين» وقت الصباح.
Elmalılı Hamdi YazırKazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı
«فما أغنى» دفع «عنهم» العذاب «ما كانوا يكسبون» من بناء الحصون وجمع الأموال.
Elmalılı Hamdi YazırBiz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et
«وما خلقنا السماوات والأرض وما بينهما إلا بالحق وإن الساعة لآتية» لا محالة فيجازى كل أحد بعمله «فاصفح» يا محمد عن قومك «الصفح الجميل» أعرض عنهم إعراضا لا جزع فيه وهذا منسوخ بآية السيف.
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir
«إن ربك هو الخلاق» لكل شيء «العليم» بكل شيء.
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur'ân'ı verdik
«ولقد آتيناك سبعا من المثاني» قال صلى الله عليه وسلم هي الفاتحة رواه الشيخان لأنها تثنى في كل ركعة «والقرآن العظيم».
Elmalılı Hamdi YazırSakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir
«لا تمدّن عينيك إلى ما متعنا به أزواجا» أصنافا «منهم ولا تحزن عليهم» إن لم يؤمنوا «واخفض جناحك» ألن جانبك «للمؤمنين».
Elmalılı Hamdi YazırDe ki: "Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım
«وقل إني أنا النذير» من عذاب الله أن ينزل عليكم «المبين» البين الإنذار.
Elmalılı Hamdi Yazır(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir)
«كما أنزلنا» العذاب «على المقتسمين» اليهود والنصارى.
Elmalılı Hamdi YazırOnlar, Kur'ân'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler
«الذين جعلوا القرآن» أي كتبهم المنزلة عليهم «عضين» أجزاء، حيث آمنوا ببعض وكفروا ببعض، وقيل المراد بهم الذين اقتسموا طرق مكة يصدون الناس عن الإسلام، وقال بعضهم في القرآن سحر وبعضهم كهانة وبعضهم شعر.
Elmalılı Hamdi YazırRabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz
«فوربك لنسألنهم أجمعين» سؤال توبيخ.
Elmalılı Hamdi YazırRabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz
«عما كانوا يعملون».
Elmalılı Hamdi YazırŞimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir
«فاصدع» يا محمد «بما تؤمر» به أي اجهر به وأمضه «وأعرض عن المشركين» هذا قبل الأمر بالجهاد.
Elmalılı Hamdi YazırMuhakkak ki alay edenlere karşı biz sana yeteriz
«إنا كفيناك المستهزئين» بك بإهلاكنا كلا بآفة وهم الوليد بن المغيرة والعاص بن وائل وعدي بن قيس والأسود بن المطلب والأسود بن عبد يغوث.
Elmalılı Hamdi YazırOnlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir
«الذين يجعلون مع الله إلها آخر» صفة وقيل مبتدأ ولتضمنه معنى الشرط دخلت الفاء في خبره وهو «فسوف يعلمون» عاقبة أمرهم.
Elmalılı Hamdi YazırGerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor
«ولقد» للتحقيق «نعلم أنك يضيق صدرك بما يقولون» من الاستهزاء والتكذيب.
Elmalılı Hamdi YazırO halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol
«فسبح» ملتبسا «بحمد ربك» أي قل سبحان الله وبحمده «وكن من الساجدين» المصلين.
Elmalılı Hamdi YazırVe sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et
«واعبد ربك حتى يأتيك اليقين» الموت.