38. Saad سُورَةُ صٓ
Diyanet İşleri MealiSad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler
Elmalılı Hamdi YazırSâd. Bu zikirle dolu Kur'ân'a bak
Diyanet İşleri MealiSad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler
Elmalılı Hamdi YazırO inkâr edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler
Diyanet İşleri MealiOnlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ediyorlardı; oysa artık kurtulma zamanı değildi
Elmalılı Hamdi YazırKendilerinden önce nicelerini helak ettik. Onlar çağrıştılar. Ama artık kurtuluş vakti değildi
Diyanet İşleri MealiAralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi
Elmalılı Hamdi Yazırİçlerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiğine şaştılar da kâfirler: "Bu bir sihirbazdır, yalancıdır" dediler
Diyanet İşleri MealiAralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi
Elmalılı Hamdi Yazırİlâhları, bir tek ilâh mı kılmış? Bu gerçekten şaşılacak bir şey, çok tuhaf
Diyanet İşleri MealiOnlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır
Elmalılı Hamdi Yazırİçlerinden ileri gelenler fırladılar ve dediler ki: "İlâhlarınız üzerinde sabır ve sebat edin. Bu, gerçekten arzu edilen bir murad
Diyanet İşleri MealiOnlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır
Elmalılı Hamdi YazırBiz bunu başka bir dinde işitmedik, bu mutlaka bir uydurmadır
Diyanet İşleri MealiOnlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır
Elmalılı Hamdi YazırKur'ân aramızdan ona mı indirilmiş?" dediler. Doğrusu onlar benim Kur'ân'ımdan bir kuşku içindeler. Ve doğrusu onlar henüz azabımı tatmadılar
Diyanet İşleri MealiYoksa, güçlü ve çok ihsan sahibi olan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır
Elmalılı Hamdi YazırYoksa sana o Kur'ân'ı veren çok güçlü ve ihsan sahibi Rabbinin hazineleri onların yanında mı
Diyanet İşleri MealiYahut, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyle ise sebeplere tevessül edip göğe yükselsinler
Elmalılı Hamdi YazırYoksa bütün o göklerin, yerin ve aralarındakilerin mülkü onların mı? Öyle ise bütün imkanlarını seferber ederek yükselsinler de görelim
Diyanet İşleri MealiOnlar burada takım takım bozguna uğramış perişan bir ordudur
Elmalılı Hamdi YazırOnlar burada çeşitli partilerden (gruplardan) bozguna uğramış bir ordudur
Diyanet İşleri MealiOnlardan önce Nuh milleti, Ad, sarsılmaz bir saltanatın sahibi Firavun, Semud, Lut milleti, Eykeliler de peygamberleri yalanlamıştı. İşte bunlar da peygamberlerine karşı birleşen topluluklardır
Elmalılı Hamdi YazırOnlardan önce Nuh kavmi, Âd kavmi ve saltanat sahibi Firavun da yalanlamışlardı
Diyanet İşleri MealiOnlardan önce Nuh milleti, Ad, sarsılmaz bir saltanatın sahibi Firavun, Semud, Lut milleti, Eykeliler de peygamberleri yalanlamıştı. İşte bunlar da peygamberlerine karşı birleşen topluluklardır
Elmalılı Hamdi YazırSemûd kavmi, Lut kavmi ve Eykeliler (Şuayb kavmi) de yalanlamışlardı. İşte o çeşitli partiler bunlardır
Diyanet İşleri MealiHepsi peygamberleri yalanladı da azabımı hakettiler
Elmalılı Hamdi YazırHepsi de gönderilen peygamberleri yalanladılar da azabım böyle hak oldu
Diyanet İşleri MealiBunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan tek bir çığlık beklemektedirler
Elmalılı Hamdi YazırOnlar da bir tek haykırışa bakıyorlar. Öyle ki onun gecikmesi de yoktur
Diyanet İşleri MealiOnlar ise "Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver" derler
Elmalılı Hamdi YazırBir de: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim azabdan payımızı acele ver" dediler
Diyanet İşleri MealiOnların söylediklerine sabret; güçlü kulumuz Davud'u an; o, daima Allah'a yönelirdi
Elmalılı Hamdi YazırŞimdi sen onların dediklerine sabret de kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla. Çünkü o, zikir ve tesbih ile bize yönelmişti
Diyanet İşleri MealiDoğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi
Elmalılı Hamdi YazırBiz, dağları onun emrine vermiştik. Akşamsabah onunla birlikte tesbih ederlerdi
Diyanet İşleri MealiDoğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi
Elmalılı Hamdi YazırKuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi
Diyanet İşleri MealiOnun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm selahiyeti vermiştik
Elmalılı Hamdi YazırBiz onun mülkünü kuvvetlendirmiş ve kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermiştik
Diyanet İşleri MealiSana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar
Elmalılı Hamdi YazırBir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı
Diyanet İşleri MealiSana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar
Elmalılı Hamdi YazırDavud'un yanına giriverdiler de onlardan telaşe düştü. Ona "Korkma!" dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver ve aşırı gitme de bizi doğru yolun ortasına çıkar
Diyanet İşleri MealiBu kardeşimin doksan dokuz dişi koyunu, benim de bir tek dişi koyunum vardır; O'nu da bana ver dedi ve tartışmada beni yendi
Elmalılı Hamdi YazırBiri: "İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı
Diyanet İşleri MealiDavud: "And olsun ki, senin dişi koyununu kendi dişi koyunlarına katmak istemekle sana haksızlıkta bulunmuştur. Doğrusu ortakçıların çoğu birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır ki sayıları da ne kadar azdır!" demişti. Davud, Kendisini denediğimizi sanmıştı da, Rabbinden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapanmış, tevbe etmiş, Allah'a yönelmişti
Elmalılı Hamdi YazırDavud dedi ki: "Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmiştir. Gerçekten bir cemiyette yaşayanların çoğu mutlaka birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az." Davud, bizim kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi, rüku ederek yere kapandı, tevbe ile Allah'a yöneldi
Diyanet İşleri MealiBöylece onu bağışlamıştık. Katımızda onun yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır
Elmalılı Hamdi YazırBiz de o zannettiği şeyi kendisine bağışladık. Şüphesiz yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardır
Diyanet İşleri MealiEy Davud! Seni şüphesiz yeryüzünde hükümran kıldık, o halde insanlar arasında adaletle hükmet, hevese uyma yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu, Allah'ın yolundan sapanlara, onlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin azap vardır
Elmalılı Hamdi YazırEy Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hak ile hüküm ver. Keyfe, arzuya uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Çünkü Allah yolundan sapanlar, hesap gününü unuttukları için kendilerine çok şiddetli bir azab vardır
Diyanet İşleri MealiGöğü, yeri ve ikisinin arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bunun boşuna olduğu, inkar edenlerin sanısıdır. Vay ateşe uğrayacak inkarcıların haline
Elmalılı Hamdi YazırHem o göğü, yeri ve aralarındakileri biz boşuna yaratmadık. O, kâfirlerin zannıdır. Onun için vay ateşe girecek olan kâfirlerin haline
Diyanet İşleri MealiYoksa, inanıp yararlı iş işleyenleri, yeryüzünde, bozguncular gibi mi tutarız? Yoksa, Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkanlar gibi mi tutarız
Elmalılı Hamdi YazırYoksa, iman edip de salih amel işleyenleri biz, o yeryüzündeki bozguncular gibi yapar mıyız? Yoksa o takva sahiplerini azgın günahkarlar gibi yapar mıyız
Diyanet İşleri MealiSana indirdiğimiz bu Kitap mübarektir; ayetlerini düşünsünler, aklı olanlar da öğüt alsınlar
Elmalılı Hamdi YazırBu, sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır ki, insanlar onun âyetlerini düşünsünler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar
Diyanet İşleri MealiDavud'a Süleyman'ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu! Doğrusu o daima Allah'a yönelirdi
Elmalılı Hamdi YazırBir de Davud'a Süleyman'ı bahşettik. Süleyman ne güzel kuldu. Çünkü o seslice tesbih edip Allah'a yönelirdi
Diyanet İşleri MealiOna bir akşam üstü, çalımlı, cins koşu atları sunulmuştu
Elmalılı Hamdi YazırHani kendisine bir zaman akşam üstü iyi cins ve rahvan atlar gösterilmişti
Diyanet İşleri MealiSüleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı
Elmalılı Hamdi YazırBen, dedi, at sevgisini, Rabbimi anmaktan ötürü tercih ettim." Nihayet atlar perdenin arkasına gizlendi
Diyanet İşleri MealiSüleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı
Elmalılı Hamdi YazırGeri getirin onları bana!" dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı
Diyanet İşleri MealiAnd olsun ki Süleyman'ı denedik, hükümranlığını zayıf düşürdük; sonra eski haline döndü
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki Süleyman'ı imtihan da ettik ve tahtının üzerine bir ceset bıraktık. Sonra tekrar tevbe ile önceki haline döndü
Diyanet İşleri MealiSüleyman: "Rabbim! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver; Sen şüphesiz, daima bağışta bulunansın" dedi
Elmalılı Hamdi YazırSüleyman: "Ey Rabbim! Beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki, ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz, bütün dilekleri veren sensin." dedi
Diyanet İşleri MealiBunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik
Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine biz rüzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yere yumuşacık akardı
Diyanet İşleri MealiBunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik
Elmalılı Hamdi YazırDalgıç ve yapı ustası şeytanları da
Diyanet İşleri MealiBunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik
Elmalılı Hamdi YazırVe daha diğerlerini de zincirlerde bağlı olarak (Onun emrine verdik)
Diyanet İşleri Mealiİşte Bizim bağışımız budur; ister ver, ister tut, hesapsızdır." dedik
Elmalılı Hamdi Yazırİşte bu, bizim ihsanımızdır. Artık sen dilersen başkalarına ver veya verme. Bundan hesaba çekilmeyeceksin" dedik
Diyanet İşleri MealiDoğrusu onun katımızda yakınlığı ve güzel bir istikbali vardır
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki ona huzurumuzda bir yakınlık ve güzel bir makam vardır
Diyanet İşleri MealiKulumuz Eyyub'u da an; Rabbine: "Doğrusu şeytan bana yorgunluk ve azap verdi" diye seslenmişti
Elmalılı Hamdi YazırKulumuz Eyyub'u da an. Bir zaman o, Rabbine şöyle nida etmişti: "Meşakkat ve acı ile bana şeytan dokundu
Diyanet İşleri MealiAyağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su" dedik
Elmalılı Hamdi Yazır(Biz ona): "Ayağını yere vur! İşte sana yıkanılacak ve içilecek soğuk bir su" dedik
Diyanet İşleri MealiKatımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere, ona tekrar ailesini ve geçmiş olanlarla bir mislini daha vermiştik
Elmalılı Hamdi YazırVe ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir mislini daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki, akıl sahipleri için bir ibret olsun
Diyanet İşleri MealiEy Eyyub! Eline bir demet sap alıp onunla vur, yeminini bozma" demiştik. Doğrusu Biz onu sabırlı bulmuştuk. Ne iyi kuldu, daima Allah'a yönelirdi
Elmalılı Hamdi Yazır(Bir de dedik ki): "Eline bir demet al da onunla (eşine) vur; yemininde durmamazlık etme." Doğrusu biz onu sabırlı bulduk. O ne güzel kul! O hakikaten daima Allah'a yönelmektedir
Diyanet İşleri MealiGüçlü ve anlayışlı olan kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub'u da an
Elmalılı Hamdi YazırKullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da an. Onlar eller ve gözler sahipleri idiler
Diyanet İşleri MealiBiz onları ahiret yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık
Elmalılı Hamdi YazırÇünkü biz onları temiz bir hasletle, hâlis yurt (ahiret) düşüncesine ermiş has kullarımızdan kılmışızdır
Diyanet İşleri MealiDoğrusu onlar katımızda seçkin, iyi kimselerdendirler
Elmalılı Hamdi YazırÇünkü onlar, nezdimizde seçilmiş en hayırlı kimselerdendir
Diyanet İşleri Mealiİsmail'i, Elyesa'ı, Zülkifl'i de an. Hepsi iyilerdendir
Elmalılı Hamdi Yazırİsmail'i, Elyasa'yı, Zü'lKifl'i de an. Hepsi de en hayırlı kimselerdendir
Diyanet İşleri Mealiİşte bu güzel bir anmadır. Doğrusu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara güzel bir gelecek vardır
Elmalılı Hamdi Yazırİşte bu bir öğüttür. Şüphesiz korunan müttakiler için herhalde güzel bir istikbal (güzel bir dönüş yeri) vardır
Diyanet İşleri MealiKapıları onlara açılmış Adn cennetleri vardır
Elmalılı Hamdi YazırBütün kapıları kendilerine açılmış olan Adn cennetleri vardır
Diyanet İşleri MealiOrada tahtlara yaslanmış olarak türlü meyveler ve içecekler isterler
Elmalılı Hamdi Yazırİçlerine kurularak orada birçok yemişle, bambaşka bir içki isteyeceklerdir
Diyanet İşleri MealiYanlarında, gözlerini eşlerine dikmiş yaşıt güzeller vardır
Elmalılı Hamdi YazırYanlarında da bakışları yalnız kocalarına dönük hep aynı yaşta dilberler vardır
Diyanet İşleri Mealiİşte bu hesap günü için, size söz verilenlerdir
Elmalılı Hamdi YazırO hesap günü için size vaad edilen işte budur
Diyanet İşleri MealiDoğrusu, verdiğimiz bu rızıklar tükenecek değildir
Elmalılı Hamdi Yazırİşte bu, bizim rızkımız; muhakkak ki ona hiç tükenmek yoktur
Diyanet İşleri MealiBu böyle; ama azgınlara kötü bir gelecek vardır
Elmalılı Hamdi YazırBu, böyledir. Şüphesiz azgınlar için de fena bir gelecek vardır
Diyanet İşleri MealiCehenneme girerler; ne kötü bir konaktır
Elmalılı Hamdi YazırCehennem! Ona yaslanacaklar, fakat o ne çirkin döşektir
Diyanet İşleri Mealiİşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar
Elmalılı Hamdi Yazırİşte artık tatsınlar onu ki, o kaynar su ve irindir
Diyanet İşleri MealiBunlara benzer daha başkaları da vardır
Elmalılı Hamdi YazırVe o şekilden çifter çifter tadacakları diğer acılar da vardır
Diyanet İşleri Meali(İnkarcıların ileri gelenlerine denir ki;) "İşte şunlar sizinle beraber girecek olanlardır." (Derler ki;) "Onlar rahat yüzü görmesin. Behemehal ateşe gireceklerdir
Elmalılı Hamdi Yazırİşte şunlar da sizin peşinize düşenlerdir. Onlara merhaba yok. Çünkü onlar cehenneme salınıyorlar
Diyanet İşleri Meali(Onlara uyanlar;) "Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin; bunu başımıza getiren sizsiniz; ne kötü bir duraktır!" derler
Elmalılı Hamdi Yazır(Arkadan gelenler öncekilere:) Derler ki: "Hayır, asıl size merhaba yok. Çünkü cehennemi bize siz takdim ettiniz. Bakın o ne kötü yatak
Diyanet İşleri MealiRabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır" derler
Elmalılı Hamdi YazırEy Rabbimiz! Bize bunu takdim edenin ateşteki azabını kat kat artır" derler
Diyanet İşleri MealiŞöyle derler: "Kendilerini dünyada iken kötü saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz
Elmalılı Hamdi YazırBir de derler ki: "Kötülerden saydığımız birtakım adamları (fakir müminleri) niye göremiyoruz
Diyanet İşleri MealiOnları alaya alırdık; yoksa şimdi gözlere görünmezler mi
Elmalılı Hamdi YazırOnları eğlence yerine tutmuştuk ha! Yoksa bu gözler onlardan kaydı mı
Diyanet İşleri Mealiİşte cehennemliklerin bu şekilde tartışması gerçektir
Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz ki bu haktır. Ateş ehlinin birbiriyle tartışması muhakkak olacaktır
Diyanet İşleri MealiDe ki: "Ben sadece bir uyarıcıyım. Gücü her şeye yeten tek Allah'tan başka tanrı yoktur
Elmalılı Hamdi YazırDe ki: "Ben ancak korkuyu haber veren bir peygamberim. O tek ve kahredici olan Allah'tan başka tanrı da yoktur
Diyanet İşleri MealiGöklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi, güçlüdür, çok bağışlayandır
Elmalılı Hamdi YazırO, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır
Diyanet İşleri MealiDe ki: "Bu Kuran büyük bir haberdir, ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz
Elmalılı Hamdi YazırDe ki: "Bu, bir büyük haberdir
Diyanet İşleri MealiDe ki: "Bu Kuran büyük bir haberdir, ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz
Elmalılı Hamdi YazırSiz ondan yüz çeviriyorsunuz
Diyanet İşleri MealiOnlar tartışırlarken Melei Ala'daki bu olanlar hakkında bir bilgim yoktu
Elmalılı Hamdi YazırMünakaşa ederlerken, benim melekler yüksek topluluğuna ait ne bilgim olabilirdi
Diyanet İşleri MealiBana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım
Elmalılı Hamdi YazırAncak ben açıktan açığa korkutmakla görevli olduğum için o bilgi bana vahyediliyor
Diyanet İşleri MealiRabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın
Elmalılı Hamdi YazırHani Rabbin meleklere demişti ki: "Ben çamurdan bir insan yaratmaktayım
Diyanet İşleri MealiRabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın
Elmalılı Hamdi YazırOnu tesviye edip, düzeltip de ruhumdan ona üfledim mi derhal ona secdeye kapanın
Diyanet İşleri MealiBütün melekler secde etmişlerdi, fakat İblis; o, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu
Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler
Diyanet İşleri MealiBütün melekler secde etmişlerdi, fakat İblis; o, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu
Elmalılı Hamdi YazırYalnız İblis etmedi, büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu
Diyanet İşleri MealiAllah: "Ey İblis, ellerimle (kudretimle) yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlananlardan mısın?" dedi
Elmalılı Hamdi YazırAllah: "Ey İblis! O benim kudretimle yarattığıma secde etmene ne engel oldu? Kibirlenmek mi istedin? Yoksa yüksek derecelerde bulunanlardan mı oldun?" dedi
Diyanet İşleri Mealiİblis: "Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" dedi
Elmalılı Hamdi Yazırİblis dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın
Diyanet İşleri MealiAllah: "Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Din (kıyamet/ceza) gününe kadar lanetim senin üzerinedir" dedi
Elmalılı Hamdi YazırAllah: "Hemen çık oradan, artık sen kovuldun
Diyanet İşleri MealiAllah: "Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Din (kıyamet/ceza) gününe kadar lanetim senin üzerinedir" dedi
Elmalılı Hamdi YazırVe elbette lanetim ceza gününe kadar senin üzerindedir." buyurdu
Diyanet İşleri MealiRabbim! Dirilecekleri güne kadar beni (canımı almayı) ertele" dedi
Elmalılı Hamdi Yazırİblis: "Ya Rab! O halde insanların diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver." dedi
Diyanet İşleri MealiAllah: "Sen bilinen güne kadar erteye bırakılanlardansın" dedi
Elmalılı Hamdi YazırAllah: "Haydi belirli bir vakte kadar mühlet verilenlerdensin" buyurdu
Diyanet İşleri MealiAllah: "Sen bilinen güne kadar erteye bırakılanlardansın" dedi
Elmalılı Hamdi YazırAllah: "Haydi belirli bir vakte kadar mühlet verilenlerdensin" buyurdu
Diyanet İşleri Mealiİblis: "Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana içten bağlı olan kulların bir yana, hepsini azdıracağım" dedi
Elmalılı Hamdi Yazırİblis: "Öyle ise izzet ve şerefine yemin ederim ki, ben onların hepsini mutlaka aldatır, saptırırım
Diyanet İşleri Mealiİblis: "Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana içten bağlı olan kulların bir yana, hepsini azdıracağım" dedi
Elmalılı Hamdi YazırAncak içlerinden ihlas ile seçilmiş has kulların müstesna" dedi
Diyanet İşleri MealiAllah: "Doğrudur; işte Ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım" dedi
Elmalılı Hamdi YazırAllah buyurdu ki: "O doğru, ben hep doğruyu söylerim
Diyanet İşleri MealiAllah: "Doğrudur; işte Ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım" dedi
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki, cehennemi mutlaka senden ve onların sana uyanlarından, topunuzdan tıka basa dolduracağım
Diyanet İşleri MealiDe ki: "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir şey iddia eden kimselerden de değilim
Elmalılı Hamdi YazırEy Muhammed! De ki: "Ben o Kur'ân'a karşı sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben kendiliğimden bir şey de teklif etmiyorum
Diyanet İşleri MealiBu Kuran, ancak dünyalar için bir öğüttür
Elmalılı Hamdi YazırO Kur'ân, bütün âlemler için bir zikir, bir öğüttür
Diyanet İşleri MealiOnun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz
Elmalılı Hamdi YazırHerhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz