☪ Anlam Arayışı

54. Al-Qamar سُورَةُ القَمَرِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri

● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf

Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
54:1 📚 8
ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ

Süleyman AteşO sa'at yaklaştı, ay yarıldı

Elmalılı Hamdi YazırKıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı

54:2
وَإِن يَرَوْاْ ءَايَةً يُعْرِضُواْ وَيَقُولُواْ سِحْرٌ مُّسْتَمِرٌّ

Süleyman AteşBir mu'cize görecek olsalar yüz çevirirler ve "Süregelen bir büyüdür" derler

Elmalılı Hamdi YazırBir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler

54:3
وَكَذَّبُواْ وَٱتَّبَعُوٓاْ أَهْوَآءَهُمْ‌ۚ وَكُلُّ أَمْرٍ مُّسْتَقِرٌّ

Süleyman AteşYalanladılar, nefislerinin heveslerine uydular. Halbuki her iş, yerini bulacaktır (Allah'ın kararına kimse engel olamaz)

Elmalılı Hamdi YazırYalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır

54:4
وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّنَ ٱلْأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ

Süleyman AteşAndolsun, onlara, (batılda kalmalarını) önleyecek (ibret verici olayları anlatan) haberler geldi

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun ki onlara (kötülükten) vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir

54:5
حِكْمَةُۢ بَـٰلِغَةٌ‌ۖ فَمَا تُغْنِ ٱلنُّذُرُ

Süleyman AteşBunlar üstün hikmettir! Ama uyarılar fayda vermiyor

Elmalılı Hamdi YazırBunlar üstün bir hikmettir fakat uyarılar fayda vermiyor

54:6
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ‌ۘ يَوْمَ يَدْعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَىْءٍ نُّكُرٍ

Süleyman AteşÖyleyse sen de onlardan yüz çevir; o çağırıcının görülmemiş, tanınmamış bir şeye çağıracağı gün

Elmalılı Hamdi YazırSen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır

54:7
خُشَّعًا أَبْصَـٰرُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌ مُّنتَشِرٌ

Süleyman AteşGözleri düşkün düşkün (zillet ve dehşet içinde) kabirlerden çıkarlar; tıpkı yayılan çekirgeler gibidirler

Elmalılı Hamdi YazırGözleri düşkün düşkün (zelil ve hakir) kabirlerinden çıkarlar, sanki yayılan çekirgeler gibidirler

54:8
مُّهْطِعِينَ إِلَى ٱلدَّاعِ‌ۖ يَقُولُ ٱلْكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ

Süleyman AteşBoyunlarını, çağırana doğru uzatmış koşarlarken, kafirler: "Bu çetin bir gündür!" derler

Elmalılı Hamdi YazırO çağırana koşarak, kâfirler: "Bu çetin bir gündür." derler

54:9
۞ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُواْ عَبْدَنَا وَقَالُواْ مَجْنُونٌ وَٱزْدُجِرَ

Süleyman AteşOnlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir" dediler. Ve o(na çeşitli eziyetler yapılarak tebliğden) menedildi

Elmalılı Hamdi YazırOnlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir." dediler. Ve (Nuh davetten vazgeçmeye) zorlandı

54:10
فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَغْلُوبٌ فَٱنتَصِرْ

Süleyman AteşBunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, yardım et!" diye yalvardı

Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, bana yardım et!" diyerek yalvardı

54:11
فَفَتَحْنَآ أَبْوَٲبَ ٱلسَّمَآءِ بِمَآءٍ مُّنْهَمِرٍ

Süleyman AteşBiz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık

Elmalılı Hamdi YazırBiz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık

54:12
وَفَجَّرْنَا ٱلْأَرْضَ عُيُونًا فَٱلْتَقَى ٱلْمَآءُ عَلَىٰٓ أَمْرٍ قَدْ قُدِرَ

Süleyman AteşYeri kaynaklar halinde fışkırttık, (göğün ve yerin) su(ları) takdir edilmiş bir işin olması için birleşti

Elmalılı Hamdi YazırYeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti

54:13
وَحَمَلْنَـٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلْوَٲحٍ وَدُسُرٍ

Süleyman AteşNuh'u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık

Elmalılı Hamdi YazırNuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık

54:14
تَجْرِى بِأَعْيُنِنَا جَزَآءً لِّمَن كَانَ كُفِرَ

Süleyman Ateş(Kendisine karşı) Nankörlük edilen(kulumuz)a (bizden) bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu

Elmalılı Hamdi YazırNankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu

54:15
وَلَقَد تَّرَكْنَـٰهَآ ءَايَةً فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

Süleyman AteşBunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur

Elmalılı Hamdi YazırBunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur

54:16 📚 1
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

Süleyman AteşBenim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler diye)

Elmalılı Hamdi YazırBenim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler)

54:17
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

Süleyman AteşAndolsun biz, Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur

54:18
كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

Süleyman AteşAd da yalanladı, ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu

Elmalılı Hamdi YazırÂd (kavmi) da yalanladı, azabım ve uyarılarım nasıl oldu

54:19
إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِى يَوْمِ نَحْسٍ مُّسْتَمِرٍّ

Süleyman AteşBiz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık

Elmalılı Hamdi YazırBiz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik

54:20 📚 1
تَنزِعُ ٱلنَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ مُّنقَعِرٍ

Süleyman Ateşİnsanları sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu

Elmalılı Hamdi Yazır(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu

54:21 📚 1
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

Süleyman AteşBenim azabım ve uyarılarım nasıl oldu

Elmalılı Hamdi YazırNasılmış benim azabım ve uyarım

54:22
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

Süleyman AteşAndolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur

54:23
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِٱلنُّذُرِ

Süleyman AteşSemud da uyarıları yalandı

Elmalılı Hamdi YazırSemûd da o uyarıları yalanladılar

54:24
فَقَالُوٓاْ أَبَشَرًا مِّنَّا وَٲحِدًا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذًا لَّفِى ضَلَـٰلٍ وَسُعُرٍ

Süleyman AteşBizden bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz dediler

Elmalılı Hamdi YazırBizden bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz." dediler

54:25
أَءُلْقِىَ ٱلذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنۢ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ أَشِرٌ

Süleyman AteşZikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı küstahın biridir

Elmalılı Hamdi YazırZikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı, küstahın biridir" (dediler)

54:26
سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَّنِ ٱلْكَذَّابُ ٱلْأَشِرُ

Süleyman Ateş(Salih'e dedik ki): Yarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler

Elmalılı Hamdi YazırYarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler

54:27
إِنَّا مُرْسِلُواْ ٱلنَّاقَةِ فِتْنَةً لَّهُمْ فَٱرْتَقِبْهُمْ وَٱصْطَبِرْ

Süleyman AteşBiz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz. Hele sen onları gözetle, sabret

Elmalılı Hamdi YazırBiz onlara, kendilerini imtihan etmek için dişi deveyi göndereceğiz. Onun için sen onları gözet ve sabırlı ol

54:28
وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةُۢ بَيْنَهُمْ‌ۖ كُلُّ شِرْبٍ مُّحْتَضَرٌ

Süleyman AteşOnlara, suyun aralarında paylaştırılacağını, (bir gün devenin, bir gün de kendilerinin su içme nöbeti olacağını) haber ver; içme sırası kiminse o gelip suyunu alsın

Elmalılı Hamdi YazırOnlara suyun aralarında paylaştırılacağını haber ver; her içene düşen miktar, hazır kılınmıştır

54:29
فَنَادَوْاْ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ

Süleyman AteşBir arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çekip (deveyi) kesti

Elmalılı Hamdi YazırBunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti

54:30 📚 1
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

Süleyman AteşAma azabım ve uyarılarım nasıl oldu

Elmalılı Hamdi YazırAma azabım ve uyarılarım nasıl oldu

54:31
إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٲحِدَةً فَكَانُواْ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ

Süleyman AteşBiz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı kuru ot gibi kırılıp döküldüler

Elmalılı Hamdi YazırBiz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler

54:32
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

Süleyman AteşAndolsun Biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur

54:33
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطِۭ بِٱلنُّذُرِ

Süleyman AteşLut'un kavmi de uyarıları yalanladı

Elmalılı Hamdi YazırLût kavmi de uyarıları yalanladı

54:34
إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ‌ۖ نَّجَّيْنَـٰهُم بِسَحَرٍ

Süleyman AteşBiz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lut ailesini seher vakti kurtardık

Elmalılı Hamdi YazırBiz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık

54:35
نِّعْمَةً مِّنْ عِندِنَا‌ۚ كَذَٲلِكَ نَجْزِى مَن شَكَرَ

Süleyman AteşKatımızdan bir ni'met olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız

Elmalılı Hamdi YazırKatımızdan bir nimet olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız

54:36
وَلَقَدْ أَنذَرَهُم بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْاْ بِٱلنُّذُرِ

Süleyman AteşLut, onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı, fakat uyarılara karşı kuşku duydular

Elmalılı Hamdi Yazır(Lût), onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı. Fakat ikazlara karşı kuşku duydular

54:37
وَلَقَدْ رَٲوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِۦ فَطَمَسْنَآ أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُواْ عَذَابِى وَنُذُرِ

Süleyman AteşOnun (güzel delikanlılar şeklinde görünen melek) konuklarından murad almağa kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın

Elmalılı Hamdi YazırOnun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik)

54:38
وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ

Süleyman AteşSabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı

Elmalılı Hamdi YazırSabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı

54:39
فَذُوقُواْ عَذَابِى وَنُذُرِ

Süleyman AteşAzabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın

Elmalılı Hamdi YazırAzabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik)

54:40
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

Süleyman AteşAndolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur

54:41
وَلَقَدْ جَآءَ ءَالَ فِرْعَوْنَ ٱلنُّذُرُ

Süleyman AteşFir'avn'ın kavmine de uyarılar gelmiştir

Elmalılı Hamdi YazırŞüphesiz Firavun ailesine de uyarıcı peygamberler geldi

54:42
كَذَّبُواْ بِـَٔـايَـٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَـٰهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍ مُّقْتَدِرٍ

Süleyman AteşBütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları, galib ve güçlü(padişah)ın yakalaması gibi yakaladık

Elmalılı Hamdi YazırLakin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık. Bu kıssalardan hisseye gelince

54:43
أَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِّنْ أُوْلَـٰٓئِكُمْ أَمْ لَكُم بَرَآءَةٌ فِى ٱلزُّبُرِ

Süleyman AteşŞimdi sizin kafirleriniz, ötekilerinizden hayırlı mı? Yoksa Kitaplarda sizin için bir beraet (inkarınızdan dolayı size sorumsuzluk) mu var

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi sizin kâfirleriniz, onlardan hayırlı mı? Yoksa kitaplarda sizin için bir beraet mi var

54:44 📚 1
أَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَمِيعٌ مُّنتَصِرٌ

Süleyman AteşYoksa "Biz muzaffer (yenilmez) bir topluluğuz" mu diyorlar

Elmalılı Hamdi YazırYoksa "Biz birbirimize yardım eden bir topluluğuz." mu diyorlar

54:45 📚 3
سَيُهْزَمُ ٱلْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ

Süleyman AteşO topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır

Elmalılı Hamdi YazırHer halde o topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır

54:46 📚 1
بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَٱلسَّاعَةُ أَدْهَىٰ وَأَمَرُّ

Süleyman AteşHayır, buluşma zamanları o (uyarıldıkları) sa'attir. O sa'at cidden çok feci ve acıdır

Elmalılı Hamdi YazırBilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır

54:47
إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَـٰلٍ وَسُعُرٍ

Süleyman AteşSuçlular bir sapıklık ve çılgınlık içindedir

Elmalılı Hamdi YazırMuhakkak ki suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler

54:48 📚 2
يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُواْ مَسَّ سَقَرَ

Süleyman AteşO gün yüzükoyun ateşe sürüklenecekler: "Cehennemin dokunuşunu tadın!" diye

Elmalılı Hamdi YazırO gün yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" (denilecek)

54:49
إِنَّا كُلَّ شَىْءٍ خَلَقْنَـٰهُ بِقَدَرٍ

Süleyman AteşBiz her şeyi bir kadere (bir düzene, ölçüye, plana) göre yarattık

Elmalılı Hamdi YazırHaberiniz olsun ki, biz her şeyi bir kadere göre yarattık

54:50
وَمَآ أَمْرُنَآ إِلَّا وَٲحِدَةٌ كَلَمْحِۭ بِٱلْبَصَرِ

Süleyman AteşBizim buyruğumuz yalnız bir tektir, göz açıp yumma gibidir

Elmalılı Hamdi YazırBuyruğumuz yalnız bir tekdir, göz açıp yumma gibidir

54:51 📚 1
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَآ أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

Süleyman AteşAndolsun biz sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur

54:52 📚 3
وَكُلُّ شَىْءٍ فَعَلُوهُ فِى ٱلزُّبُرِ

Süleyman Ateşİşledikleri her şey, Kitaplarda mevcuttur

Elmalılı Hamdi Yazırİşledikleri her şey, kitaplarda mevcuttur

54:53 📚 5
وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُّسْتَطَرٌ

Süleyman AteşKüçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır

Elmalılı Hamdi YazırKüçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır

54:54
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَنَهَرٍ

Süleyman AteşKorunanlar cennetlerde ırmaklar(ın kenarın)dadırlar

Elmalılı Hamdi YazırTakva sahipleri cennetlerde, nur içindedirler

54:55 📚 12
فِى مَقْعَدِ صِدْقٍ عِندَ مَلِيكٍ مُّقْتَدِرِۭ

Süleyman AteşGüçlü padişahın huzurunda doğruluk koltuklarında(memnunluk içinde)dirler

Elmalılı Hamdi YazırGüçlü padişahın huzurunda doğruluk koltuklarındadırlar

← Önceki Sonraki →

54. Al-Qamar Suresi | Anlam Arayışı