☪ Anlam Arayışı

55. Ar-Rahmaan سُورَةُ الرَّحۡمَٰن

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
55:1
ٱلرَّحۡمَٰنُ
ٱلرَّحْمَـٰنُ
Çok merhametli (Allah)

Elmalılı Hamdi YazırRahmân (çok merhametli olan Allah)

Ali BulaçRahman (olan Allah)

Saheeh InternationalThe Most Merciful

55:2
عَلَّمَ ٱلۡقُرۡءَانَ
عَلَّمَ
öğretti
ٱلْقُرْءَانَ
Kur'an'ı

Elmalılı Hamdi YazırKurân'ı öğretti

Ali BulaçKur'an'ı öğretti

Saheeh InternationalTaught the Qur'an

55:3
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ
خَلَقَ
yarattı
ٱلْإِنسَـٰنَ
insanı

Elmalılı Hamdi Yazırİnsanı yarattı

Ali Bulaçİnsanı yarattı

Saheeh InternationalCreated man

55:4
عَلَّمَهُ ٱلۡبَيَانَ
عَلَّمَهُ
ona öğretti
ٱلْبَيَانَ
beyanı

Elmalılı Hamdi YazırOna beyanı öğretti

Ali BulaçOna beyanı öğretti

Saheeh International[And] taught him eloquence

55:5 📚 8
ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ بِحُسۡبَانࣲ‏
ٱلشَّمْسُ
güneş
وَٱلْقَمَرُ
ve ay
بِحُسْبَانٍۢ
bir hesap iledir

Elmalılı Hamdi YazırGüneş de ay da bir hesab iledir

Ali BulaçGüneş ve ay (belli) bir hesap iledir

Saheeh InternationalThe sun and the moon [move] by precise calculation

55:6 📚 3
وَٱلنَّجۡمُ وَٱلشَّجَرُ يَسۡجُدَانِ
وَٱلنَّجْمُ
necm (bitkiler-yıldızlar)
وَٱلشَّجَرُ
ve ağaçlar
يَسْجُدَانِ
secde etmektedirler

Elmalılı Hamdi YazırBitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler

Ali BulaçBitki ve ağaç (O'na) secde etmektedirler

Saheeh InternationalAnd the stars and trees prostrate

55:7 📚 2
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلۡمِيزَانَ
وَٱلسَّمَآءَ
ve göğü
رَفَعَهَا
yükseltti
وَوَضَعَ
ve koydu
ٱلْمِيزَانَ
mizanı

Elmalılı Hamdi YazırGöğü yükseltti ve mizanı koydu

Ali BulaçGökyüzü, Onu da yükseltti ve mizanı koydu

Saheeh InternationalAnd the heaven He raised and imposed the balance

55:8 📚 1
أَلَّا تَطۡغَوۡاْ فِي ٱلۡمِيزَانِ
أَلَّا
taşkınlık etmeyin
تَطْغَوْا۟
you may transgress
فِى
tartıda
ٱلْمِيزَانِ
the balance

Elmalılı Hamdi YazırSakın tartıda taşkınlık etmeyin

Ali BulaçSakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın

Saheeh InternationalThat you not transgress within the balance

55:9 📚 2
وَأَقِيمُواْ ٱلۡوَزۡنَ بِٱلۡقِسۡطِ وَلَا تُخۡسِرُواْ ٱلۡمِيزَانَ
وَأَقِيمُوا۟
ve yapın
ٱلْوَزْنَ
tartıyı
بِٱلْقِسْطِ
adaletle
وَلَا
ve
تُخْسِرُوا۟
eksiklik yapmayın
ٱلْمِيزَانَ
terazide

Elmalılı Hamdi YazırTartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın

Ali BulaçTartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın

Saheeh InternationalAnd establish weight in justice and do not make deficient the balance

55:10 📚 2
وَٱلۡأَرۡضَ وَضَعَهَا لِلۡأَنَامِ
وَٱلْأَرْضَ
ve yeryüzünü
وَضَعَهَا
koydu
لِلْأَنَامِ
canlılar için

Elmalılı Hamdi Yazır(Allah) yeri mahlukat için (aşağıya) koydu

Ali BulaçYere gelince, onu da (yaratılmış bütün) varlıklar için alçalttı-koydu

Saheeh InternationalAnd the earth He laid [out] for the creatures

55:11
فِيهَا فَٰكِهَةࣱ وَٱلنَّخۡلُ ذَاتُ ٱلۡأَكۡمَامِ
فِيهَا
onda vardır
فَـٰكِهَةٌۭ
meyva(lar)
وَٱلنَّخْلُ
ve hurmalar
ذَاتُ
salkımlı
ٱلْأَكْمَامِ
sheaths

Elmalılı Hamdi YazırOrada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır

Ali BulaçOnda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var

Saheeh InternationalTherein is fruit and palm trees having sheaths [of dates]

55:12 📚 2
وَٱلۡحَبُّ ذُو ٱلۡعَصۡفِ وَٱلرَّيۡحَانُ
وَٱلْحَبُّ
ve dane(ler)
ذُو
saplı ve yapraklı
ٱلْعَصْفِ
husk
وَٱلرَّيْحَانُ
ve hoş kokulu bitkiler

Elmalılı Hamdi YazırYapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır

Ali BulaçYapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler

Saheeh InternationalAnd grain having husks and scented plants

55:13
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:14
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلࣲ كَٱلۡفَخَّارِ
خَلَقَ
yarattı
ٱلْإِنسَـٰنَ
insanı
مِن
pişmiş çamurdan
صَلْصَـٰلٍۢ
clay
كَٱلْفَخَّارِ
kiremit gibi

Elmalılı Hamdi YazırAllah insanı, pişmiş bir çamura benzeyen bir balçıktan yarattı

Ali Bulaçİnsanı, ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı

Saheeh InternationalHe created man from clay like [that of] pottery

55:15 📚 4
وَخَلَقَ ٱلۡجَآنَّ مِن مَّارِجࣲ مِّن نَّارࣲ‏
وَخَلَقَ
ve yarattı
ٱلْجَآنَّ
cin'i
مِن
dumanı olmayan alevden
مَّارِجٍۢ
a smokeless flame
مِّن
ateşten
نَّارٍۢ
fire

Elmalılı Hamdi YazırCinleri de hâlis ateşten yarattı

Ali BulaçCann'ı (cinni) da 'yalın-dumansız bir ateşten' yarattı

Saheeh InternationalAnd He created the jinn from a smokeless flame of fire

55:16
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:17 📚 3
رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقَيۡنِ وَرَبُّ ٱلۡمَغۡرِبَيۡنِ
رَبُّ
Rabbidir
ٱلْمَشْرِقَيْنِ
iki doğunun
وَرَبُّ
ve Rabbidir
ٱلْمَغْرِبَيْنِ
iki batının

Elmalılı Hamdi Yazıriki doğunun ve iki batının Rabbidir

Ali BulaçO, iki doğunun da Rabbidir, iki batının da Rabbidir

Saheeh International[He is] Lord of the two sunrises and Lord of the two sunsets

55:18
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:19 📚 3
مَرَجَ ٱلۡبَحۡرَيۡنِ يَلۡتَقِيَانِ
مَرَجَ
salıverdi
ٱلْبَحْرَيْنِ
iki denizi
يَلْتَقِيَانِ
birbirine kavuşuyorlar

Elmalılı Hamdi Yazır(Acı ve tatlı) iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar

Ali BulaçBirbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi

Saheeh InternationalHe released the two seas, meeting [side by side]

55:20 📚 4
بَيۡنَهُمَا بَرۡزَخࣱ لَّا يَبۡغِيَانِ
بَيْنَهُمَا
aralarında vardır
بَرْزَخٌۭ
bir engel
لَّا
(birbirine) geçip karışmıyorlar
يَبْغِيَانِ
they transgress

Elmalılı Hamdi YazırFakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar

Ali Bulaçİkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler

Saheeh InternationalBetween them is a barrier [so] neither of them transgresses

55:21
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:22
يَخۡرُجُ مِنۡهُمَا ٱللُّؤۡلُؤُ وَٱلۡمَرۡجَانُ
يَخْرُجُ
çıkar
مِنْهُمَا
ikisinden de
ٱللُّؤْلُؤُ
inci
وَٱلْمَرْجَانُ
ve mercan

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinden de inci ve mercan çıkar

Ali Bulaçİkisinden de inci ve mercan çıkar

Saheeh InternationalFrom both of them emerge pearl and coral

55:23
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:24
وَلَهُ ٱلۡجَوَارِ ٱلۡمُنشَـَٔاتُ فِي ٱلۡبَحۡرِ كَٱلۡأَعۡلَٰمِ
وَلَهُ
ve O'nundur
ٱلْجَوَارِ
gemiler
ٱلْمُنشَـَٔاتُ
inşa edilmiş
فِى
denizde
ٱلْبَحْرِ
the sea
كَٱلْأَعْلَـٰمِ
koca dağlar gibi

Elmalılı Hamdi YazırDenizde koca dağlar gibi yükselen gemiler de onundur

Ali BulaçDenizde koca dağlar gibi yükselen gemiler O'nundur

Saheeh InternationalAnd to Him belong the ships [with sails] elevated in the sea like mountains

55:25
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:26 📚 14
كُلُّ مَنۡ عَلَيۡهَا فَانࣲ‏
كُلُّ
her şey
مَنْ
üzerinde bulunan
عَلَيْهَا
(is) on it
فَانٍۢ
yok olacaktır

Elmalılı Hamdi YazırYer üzerinde bulunan her şey fânidir

Ali Bulaç(Yer) Üzerindeki herşey yok olucudur

Saheeh InternationalEveryone upon the earth will perish

55:27
وَيَبۡقَىٰ وَجۡهُ رَبِّكَ ذُو ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ
وَيَبْقَىٰ
baki kalacaktır
وَجْهُ
yüzü
رَبِّكَ
Rabbinin
ذُو
sahibi
ٱلْجَلَـٰلِ
celal
وَٱلْإِكْرَامِ
ve ikram

Elmalılı Hamdi YazırYalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır

Ali BulaçCelal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü (Kendisi) baki kalacaktır

Saheeh InternationalAnd there will remain the Face of your Lord, Owner of Majesty and Honor

55:28
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:29
يَسۡـَٔلُهُۥ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ كُلَّ يَوۡمٍ هُوَ فِي شَأۡنࣲ‏
يَسْـَٔلُهُۥ
O'ndan isterler
مَن
kimseler
فِى
bulunan
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerde
وَٱلْأَرْضِ ۚ
ve yerde
كُلَّ
her
يَوْمٍ
gün
هُوَ
O
فِى
yeni bir iştedir
شَأْنٍۢ
a matter

Elmalılı Hamdi YazırGöklerde ve yerde bulunanlar, O'ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir

Ali BulaçGöklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her gün bir iştedir

Saheeh InternationalWhoever is within the heavens and earth asks Him; every day He is bringing about a matter

55:30
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:31
سَنَفۡرُغُ لَكُمۡ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ
سَنَفْرُغُ
boş vaktimiz olacak
لَكُمْ
sizin için
أَيُّهَ
ey
ٱلثَّقَلَانِ
iki yük sahibi (insan ve cin)

Elmalılı Hamdi YazırEy insan ve cin! sizin de hesabınızı ele alacağız

Ali BulaçEy (yeryüzüne yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cin), yakında (ahirette hesabınızı görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız

Saheeh InternationalWe will attend to you, O prominent beings

55:32
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:33
يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ إِنِ ٱسۡتَطَعۡتُمۡ أَن تَنفُذُواْ مِنۡ أَقۡطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ فَٱنفُذُواْۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلۡطَٰنࣲ‏
يَـٰمَعْشَرَ
ey topluluğu
ٱلْجِنِّ
cinler
وَٱلْإِنسِ
ve insanlar
إِنِ
eğer
ٱسْتَطَعْتُمْ
gücünüz yeterse
أَن
geçip gitmeğe
تَنفُذُوا۟
pass beyond
مِنْ
bucaklarından
أَقْطَارِ
(the) regions
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerin
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
فَٱنفُذُوا۟ ۚ
geçin gidin
لَا
geçemezsiniz
تَنفُذُونَ
you (can) pass
إِلَّا
ancak (geçebilirsiniz)
بِسُلْطَـٰنٍۢ
kudretle

Elmalılı Hamdi YazırEy cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresinden geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin. Allah'ın verdiği bir güç olmadan geçemezsiniz

Ali BulaçEy cin ve ins toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşın; ancak 'üstün bir güç (sultan)' olmaksızın aşamazsınız

Saheeh InternationalO company of jinn and mankind, if you are able to pass beyond the regions of the heavens and the earth, then pass. You will not pass except by authority [from Allah]

55:34
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:35 📚 1
يُرۡسَلُ عَلَيۡكُمَا شُوَاظࣱ مِّن نَّارࣲ وَنُحَاسࣱ فَلَا تَنتَصِرَانِ
يُرْسَلُ
gönderilir
عَلَيْكُمَا
ikinizin üzerine
شُوَاظٌۭ
yalın alev
مِّن
ateşten
نَّارٍۢ
fire
وَنُحَاسٌۭ
ve kıpkızıl bir duman
فَلَا
başaramazsınız
تَنتَصِرَانِ
you will (be able to) defend yourselves

Elmalılı Hamdi YazırÜzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız

Ali Bulaçİkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de 'kurtulup-başaramazsınız

Saheeh InternationalThere will be sent upon you a flame of fire and smoke, and you will not defend yourselves

55:36
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:37
فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ وَرۡدَةࣰ كَٱلدِّهَانِ
فَإِذَا
zaman
ٱنشَقَّتِ
yarıldığı
ٱلسَّمَآءُ
gök
فَكَانَتْ
ve olduğunda
وَرْدَةًۭ
kıpkırmızı bir gül
كَٱلدِّهَانِ
erimiş yağ gibi

Elmalılı Hamdi YazırGök yarılıp da, erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman

Ali BulaçSonra gök yarılıp yağ gibi erimiş olarak kıpkırmızı bir gül olduğu zaman

Saheeh InternationalAnd when the heaven is split open and becomes rose-colored like oil

55:38
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:39
فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُسۡـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسࣱ وَلَا جَآنࣱّ‏
فَيَوْمَئِذٍۢ
o gün
لَّا
sorulmaz
يُسْـَٔلُ
will be asked
عَن
günahından
ذَنۢبِهِۦٓ
his sin
إِنسٌۭ
insana
وَلَا
ne de
جَآنٌّۭ
cin'e

Elmalılı Hamdi Yazırİşte o gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz

Ali Bulaçİşte o gün, ne insana, ne cinne günahından sorulmaz

Saheeh InternationalThen on that Day none will be asked about his sin among men or jinn

55:40
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:41
يُعۡرَفُ ٱلۡمُجۡرِمُونَ بِسِيمَٰهُمۡ فَيُؤۡخَذُ بِٱلنَّوَٰصِي وَٱلۡأَقۡدَامِ
يُعْرَفُ
tanınır
ٱلْمُجْرِمُونَ
suçlular
بِسِيمَـٰهُمْ
simalarından
فَيُؤْخَذُ
ve tutulur
بِٱلنَّوَٰصِى
alınlar(ın)dan
وَٱلْأَقْدَامِ
ve ayaklar(ın)dan

Elmalılı Hamdi YazırSuçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur

Ali Bulaç(Çünkü o gün) Suçlu-günahkarlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar

Saheeh InternationalThe criminals will be known by their marks, and they will be seized by the forelocks and the feet

55:42
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:43
هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِي يُكَذِّبُ بِهَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ
هَـٰذِهِۦ
işte bu
جَهَنَّمُ
cehennemdir
ٱلَّتِى
yalanladığı
يُكَذِّبُ
deny
بِهَا
onunla
ٱلْمُجْرِمُونَ
suçluların

Elmalılı Hamdi Yazırİşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir

Ali Bulaçİşte bu, suçlu-günahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir

Saheeh InternationalThis is Hell, which the criminals deny

55:44
يَطُوفُونَ بَيۡنَهَا وَبَيۡنَ حَمِيمٍ ءَانࣲ‏
يَطُوفُونَ
dolaşırlar
بَيْنَهَا
onunla
وَبَيْنَ
arasında
حَمِيمٍ
kaynar su
ءَانٍۢ
kızgın

Elmalılı Hamdi YazırOnunla kaynar su arasında dolaşırlar

Ali BulaçOnlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp-dolaşırlar

Saheeh InternationalThey will go around between it and scalding water, heated [to the utmost degree]

55:45
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:46 📚 18
وَلِمَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ
وَلِمَنْ
kimseler için vardır
خَافَ
korkan
مَقَامَ
(divanında) durmaktan
رَبِّهِۦ
Rabbinin
جَنَّتَانِ
iki cennet

Elmalılı Hamdi YazırRabbinin makamından korkan kimselere iki cennet vardır

Ali BulaçRabbin makamından korkan kimse için ise iki cennet vardır

Saheeh InternationalBut for he who has feared the position of his Lord are two gardens

55:47
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:48
ذَوَاتَآ أَفۡنَانࣲ‏
ذَوَاتَآ
ikisinin de vardır
أَفْنَانٍۢ
çeşitli ağaçları meyvaları

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinin de çeşitli ağaçları, meyvaları vardır

Ali BulaçÇeşit çeşit 'inceliklere ve güzelliklere' (veya her türden sık ağaçlara) sahiptirler

Saheeh InternationalHaving [spreading] branches

55:49
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:50
فِيهِمَا عَيۡنَانِ تَجۡرِيَانِ
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
عَيْنَانِ
iki kaynak
تَجْرِيَانِ
akıp giden

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinde de akıp giden iki kaynak vardır

Ali Bulaçİkisinde de akmakta olan iki pınar vardır

Saheeh InternationalIn both of them are two springs, flowing

55:51
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:52
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةࣲ زَوۡجَانِ
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
مِن
hepsinden
كُلِّ
(are) every
فَـٰكِهَةٍۢ
meyvaların
زَوْجَانِ
iki çift

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinde de her türlü meyvadan çift çift vardır

Ali Bulaçİkisinde de her meyveden iki çift vardır

Saheeh InternationalIn both of them are of every fruit, two kinds

55:53
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:54
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشِۭ بَطَآئِنُهَا مِنۡ إِسۡتَبۡرَقࣲۚ وَجَنَى ٱلۡجَنَّتَيۡنِ دَانࣲ‏
مُتَّكِـِٔينَ
yaslanırlar
عَلَىٰ
üzerine
فُرُشٍۭ
yataklar
بَطَآئِنُهَا
astarları
مِنْ
kalın atlastan
إِسْتَبْرَقٍۢ ۚ
brocade
وَجَنَى
ve toplanması (meyvelerin)
ٱلْجَنَّتَيْنِ
iki cennetin
دَانٍۢ
yakındır (kolaydır)

Elmalılı Hamdi YazırAstarları atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır

Ali BulaçAstarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın (kolay)dır

Saheeh International[They are] reclining on beds whose linings are of silk brocade, and the fruit of the two gardens is hanging low

55:55
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:56 📚 3
فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ‏
فِيهِنَّ
orada vardır
قَـٰصِرَٰتُ
(eşlerine) diken (dilberler)
ٱلطَّرْفِ
bakışlarını
لَمْ
onlara temas etmemiştir
يَطْمِثْهُنَّ
has touched them
إِنسٌۭ
insan
قَبْلَهُمْ
bunlardan önce
وَلَا
ne de
جَآنٌّۭ
cin

Elmalılı Hamdi YazırOralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş dilberler var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur

Ali BulaçOrada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur

Saheeh InternationalIn them are women limiting [their] glances, untouched before them by man or jinni

55:57
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:58 📚 3
كَأَنَّهُنَّ ٱلۡيَاقُوتُ وَٱلۡمَرۡجَانُ
كَأَنَّهُنَّ
sanki onlar
ٱلْيَاقُوتُ
yakut
وَٱلْمَرْجَانُ
ve mercandırlar

Elmalılı Hamdi YazırSanki onlar yâkut ve mercandırlar

Ali BulaçSanki onlar yakut ve mercan gibidirler

Saheeh InternationalAs if they were rubies and coral

55:59
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:60
هَلۡ جَزَآءُ ٱلۡإِحۡسَٰنِ إِلَّا ٱلۡإِحۡسَٰنُ
هَلْ
değil midir?
جَزَآءُ
karşılığı
ٱلْإِحْسَـٰنِ
iyiliğin
إِلَّا
yalnız
ٱلْإِحْسَـٰنُ
iyilik

Elmalılı Hamdi Yazırİyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir

Ali Bulaçİhsanın karşılığı ihsandan başkası mıdır

Saheeh InternationalIs the reward for good [anything] but good

55:61
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:62
وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ
وَمِن
ve vardır
دُونِهِمَا
ikisinden başka
جَنَّتَانِ
iki cennet (daha)

Elmalılı Hamdi YazırBu ikisinden başka iki cennet daha vardır

Ali BulaçBu-ikisinin ötesinde iki cennet daha var

Saheeh InternationalAnd below them both [in excellence] are two [other] gardens

55:63
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:64
مُدۡهَآمَّتَانِ
مُدْهَآمَّتَانِ
yemyeşildirler

Elmalılı Hamdi Yazır(Bu cennetler) yemyeşildirler

Ali BulaçAlabildiğine yemyeşildirler

Saheeh InternationalDark green [in color]

55:65
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:66 📚 1
فِيهِمَا عَيۡنَانِ نَضَّاخَتَانِ
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
عَيْنَانِ
iki kaynak
نَضَّاخَتَانِ
fışkıran

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinde de fışkıran iki kaynak vardır

Ali Bulaçİçlerinde durmaksızın fışkırıp-akan iki pınar vardır

Saheeh InternationalIn both of them are two springs, spouting

55:67
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:68
فِيهِمَا فَٰكِهَةࣱ وَنَخۡلࣱ وَرُمَّانࣱ‏
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
فَـٰكِهَةٌۭ
meyvalar
وَنَخْلٌۭ
ve hurma
وَرُمَّانٌۭ
ve nar

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinde de her türlü meyva, hurma ve nar vardır

Ali Bulaçİçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır

Saheeh InternationalIn both of them are fruit and palm trees and pomegranates

55:69
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:70
فِيهِنَّ خَيۡرَٰتٌ حِسَانࣱ‏
فِيهِنَّ
onlarda vardır
خَيْرَٰتٌ
iyi huylu (kadınlar)
حِسَانٌۭ
güzel

Elmalılı Hamdi Yazırİçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır

Ali BulaçOrada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır

Saheeh InternationalIn them are good and beautiful women

55:71
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:72
حُورࣱ مَّقۡصُورَٰتࣱ فِي ٱلۡخِيَامِ
حُورٌۭ
huriler
مَّقْصُورَٰتٌۭ
kapanmış
فِى
içine
ٱلْخِيَامِ
çadırlar

Elmalılı Hamdi YazırÇadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır

Ali BulaçOtağlar içinde korunmuş huri kadınlar

Saheeh InternationalFair ones reserved in pavilions

55:73
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:74 📚 3
لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ‏
لَمْ
onlara temas etmemiştir
يَطْمِثْهُنَّ
has touched them
إِنسٌۭ
insan
قَبْلَهُمْ
bunlardan önce
وَلَا
ne de
جَآنٌّۭ
cin

Elmalılı Hamdi YazırBunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur

Ali BulaçBunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur

Saheeh InternationalUntouched before them by man or jinni

55:75
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:76
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفۡرَفٍ خُضۡرࣲ وَعَبۡقَرِيٍّ حِسَانࣲ‏
مُتَّكِـِٔينَ
yaslanırlar
عَلَىٰ
üzerine
رَفْرَفٍ
yastıklar
خُضْرٍۢ
yeşil
وَعَبْقَرِىٍّ
ve döşeklere
حِسَانٍۢ
harikulade güzel

Elmalılı Hamdi YazırYeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar

Ali BulaçYeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere yaslanırlar

Saheeh InternationalReclining on green cushions and beautiful fine carpets

55:77
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
فَبِأَىِّ
şimdi hangi?
ءَالَآءِ
ni'metlerini
رَبِّكُمَا
Rabbinizin
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

55:78
تَبَٰرَكَ ٱسۡمُ رَبِّكَ ذِي ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ
تَبَـٰرَكَ
ne yücedir
ٱسْمُ
adı
رَبِّكَ
Rabbinin
ذِى
sahibi
ٱلْجَلَـٰلِ
büyüklük
وَٱلْإِكْرَامِ
ve ikram

Elmalılı Hamdi YazırBüyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir

Ali BulaçCelal ve ikram sahibi olan Rabbinin adı ne Yücedir

Saheeh InternationalBlessed is the name of your Lord, Owner of Majesty and Honor

← Önceki Sonraki →

55. Ar-Rahmaan Suresi | Anlam Arayışı