55. Ar-Rahmaan سُورَةُ الرَّحۡمَٰن
📕 Mushaf görünümünde aç
● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf
55:1
ٱلرَّحْمَـٰنُ
ٱلرَّحْمَـٰنُ
Çok merhametli (Allah)
Süleyman AteşÇok merhametli (Allah)
55:2
عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ
Süleyman AteşKur'an'ı öğretti
55:3
خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ
Süleyman Ateşİnsanı yarattı
55:4
عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ
Süleyman AteşOna beyanı (konuşup, düşüncelerini açıklamayı) öğretti
ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ
بِحُسْبَانٍۢ
bir hesap iledir
Süleyman AteşGüneş de, Ay da bir hesap ile(cereyan etmekte)dir
وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ
وَٱلنَّجْمُ
necm (bitkiler-yıldızlar)
يَسْجُدَانِ
secde etmektedirler
Süleyman AteşNecm (bitkiler, yıldızlar) ve ağaçlar (Allah'a) secde etmektedirler
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ
Süleyman AteşGöğü yükseltti ve mizanı koydu
أَلَّا تَطْغَوْاْ فِى ٱلْمِيزَانِ
تَطْغَوْا۟
you may transgress
Süleyman AteşTartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın
وَأَقِيمُواْ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُواْ ٱلْمِيزَانَ
تُخْسِرُوا۟
eksiklik yapmayın
Süleyman AteşTartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın
وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ
Süleyman Ateş(Allah) Yeri halk için koydu
55:11
فِيهَا فَـٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ
Süleyman AteşOnda meyva(lar) ve salkımlı hurmalar var
وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ
وَٱلرَّيْحَانُ
ve hoş kokulu bitkiler
Süleyman AteşSaplı ve yapraklı dane(ler) ve hoş kokulu bitkiler var
55:13
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman Ateş(Ey cinler ve insanlar topluluğu) Şimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:14
خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ مِن صَلْصَـٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ
كَٱلْفَخَّارِ
kiremit gibi
Süleyman Ateşİnsanı kiremit gibi pişmiş çamurdan yarattı
وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ
مِن
dumanı olmayan alevden
مَّارِجٍۢ
a smokeless flame
Süleyman AteşCin'i de halis ateşten yarattı
55:16
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ
ٱلْمَشْرِقَيْنِ
iki doğunun
ٱلْمَغْرِبَيْنِ
iki batının
Süleyman Ateşİki doğunun ve iki batının Rabbidir
55:18
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ
يَلْتَقِيَانِ
birbirine kavuşuyorlar
Süleyman Ateşİki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ
بَيْنَهُمَا
aralarında vardır
لَّا
(birbirine) geçip karışmıyorlar
يَبْغِيَانِ
they transgress
Süleyman AteşAralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar
55:21
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:22
يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ
Süleyman Ateşİkisinden de inci ve mercan çıkar
55:23
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:24
وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔـاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَـٰمِ
ٱلْمُنشَـَٔاتُ
inşa edilmiş
كَٱلْأَعْلَـٰمِ
koca dağlar gibi
Süleyman AteşDenizde koca dağlar gibi akıp giden kocaman gemiler de O'nundur
55:25
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ
Süleyman Ateş(Yer) Üzerinde bulunan her şey yok olacaktır
55:27
وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَـٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
وَيَبْقَىٰ
baki kalacaktır
Süleyman AteşYalnız Rabbinin celal ve ikram sahibi yüzü baki kalacaktır
55:28
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:29
يَسْــَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلْأَرْضِۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ
يَسْـَٔلُهُۥ
O'ndan isterler
Süleyman AteşGöklerde ve yerde bulunanlar (her şeyi) O'ndan isterler. O, her gün (her an) yeni bir iştedir
55:30
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:31
سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ
سَنَفْرُغُ
boş vaktimiz olacak
ٱلثَّقَلَانِ
iki yük sahibi (insan ve cin)
Süleyman AteşEy iki sekal, sizin için de boş vaktimiz olacak (sizin de hesabınızı göreceğiz)
55:32
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:33
يَـٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُواْ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُواْۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَـٰنٍ
ٱسْتَطَعْتُمْ
gücünüz yeterse
إِلَّا
ancak (geçebilirsiniz)
Süleyman AteşEy cinler ve insanlar topluluğu, göklerin ve yerin bucaklarından geçip gitmeğe gücünüz yeterse geçin gidin. Ancak kudretle geçebilirsiniz
55:34
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ
عَلَيْكُمَا
ikinizin üzerine
وَنُحَاسٌۭ
ve kıpkızıl bir duman
تَنتَصِرَانِ
you will (be able to) defend yourselves
Süleyman Ateşİkinizin de üzerine, ateşten yalın alev ve kıpkızıl bir duman (yahut erimiş bakır) gönderilir, başaramazsınız
55:36
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:37
فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ
وَرْدَةًۭ
kıpkırmızı bir gül
كَٱلدِّهَانِ
erimiş yağ gibi
Süleyman AteşGök yarılıp da erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman
55:38
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:39
فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْــَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ
Süleyman AteşO gün ne insana, ne de cin'e günahından sorulur
55:40
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:41
يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَـٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٲصِى وَٱلْأَقْدَامِ
بِسِيمَـٰهُمْ
simalarından
بِٱلنَّوَٰصِى
alınlar(ın)dan
وَٱلْأَقْدَامِ
ve ayaklar(ın)dan
Süleyman AteşSuçlular, simalarından tanınır, alınlar(ın)dan ve ayaklar(ın)dan tutulur
55:42
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:43
هَـٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ
Süleyman Ateşİşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir
55:44
يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ
Süleyman AteşOnunla kaynar su arasında dolaşırlar
55:45
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ
وَلِمَنْ
kimseler için vardır
مَقَامَ
(divanında) durmaktan
Süleyman AteşRabbinin divanında dur(up hesap ver)mekten korkan kimseye iki cennet var
55:47
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:48
ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ
ذَوَاتَآ
ikisinin de vardır
أَفْنَانٍۢ
çeşitli ağaçları meyvaları
Süleyman Ateşİkisinin de çeşitli ağaçları, meyvaları var
55:49
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:50
فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
Süleyman Ateşİkisinde de akıp giden iki kaynak var
55:51
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:52
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَـٰكِهَةٍ زَوْجَانِ
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
Süleyman Ateşİkisinde de her meyvadan iki çift var
55:53
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:54
مُتَّكِــِٔينَ عَلَىٰ فُرُشِۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍۚ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ
وَجَنَى
ve toplanması (meyvelerin)
ٱلْجَنَّتَيْنِ
iki cennetin
دَانٍۢ
yakındır (kolaydır)
Süleyman Ateş(Orada) Astarları kalın atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır
55:55
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
فِيهِنَّ قَـٰصِرَٲتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
قَـٰصِرَٰتُ
(eşlerine) diken (dilberler)
لَمْ
onlara temas etmemiştir
يَطْمِثْهُنَّ
has touched them
Süleyman AteşOnlarda bakışları kısa (yalnız kocalarına bakan) öyle dilberler de var ki, bunlardan önce onları ne insan, ne de cin kanatmamıştır
55:57
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ
وَٱلْمَرْجَانُ
ve mercandırlar
Süleyman AteşSanki onlar yakut ve mercandırlar
55:59
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:60
هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَـٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَـٰنُ
Süleyman Ateşİyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir
55:61
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:62
وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ
دُونِهِمَا
ikisinden başka
جَنَّتَانِ
iki cennet (daha)
Süleyman AteşBu ikisinin ötesinde iki cennet daha var
55:63
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:64
مُدْهَآمَّتَانِ
مُدْهَآمَّتَانِ
yemyeşildirler
Süleyman AteşYemyeşildirler
55:65
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
Süleyman Ateşİkisinde de fışkıran iki kaynak var
55:67
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:68
فِيهِمَا فَـٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ
فِيهِمَا
ikisinde de vardır
Süleyman Ateşİkisinde de meyva, hurma ve nar var
55:69
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:70
فِيهِنَّ خَيْرَٲتٌ حِسَانٌ
خَيْرَٰتٌ
iyi huylu (kadınlar)
Süleyman AteşOnlarda da iyi huylu, güzel kadınlar var
55:71
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:72
حُورٌ مَّقْصُورَٲتٌ فِى ٱلْخِيَامِ
Süleyman AteşÇadırlara kapanmış huriler
55:73
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
لَمْ
onlara temas etmemiştir
يَطْمِثْهُنَّ
has touched them
Süleyman AteşBunlardan önce onları ne insan, ne de cin kanatmamıştır
55:75
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:76
مُتَّكِــِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ
وَعَبْقَرِىٍّ
ve döşeklere
Süleyman Ateş(Cennettekiler) Yeşil yastıklara ve harikulade güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar
55:77
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
55:78
تَبَـٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَـٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
Süleyman AteşBüyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir
← Önceki Sonraki →