☪ Anlam Arayışı

55. Ar-Rahmaan سُورَةُ الرَّحۡمَٰن

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
55:1
ٱلرَّحۡمَٰنُ

Ali BulaçRahman (olan Allah)

Diyanet İşleri MealiRahman olan Allah Kuran'ı öğretti

Yusuf Ali(God) Most Gracious

55:2
عَلَّمَ ٱلۡقُرۡءَانَ

Ali BulaçKur'an'ı öğretti

Diyanet İşleri MealiRahman olan Allah Kuran'ı öğretti

Yusuf AliIt is He Who has taught the Qur'an

55:3
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ

Ali Bulaçİnsanı yarattı

Diyanet İşleri Mealiİnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti

Yusuf AliHe has created man

55:4
عَلَّمَهُ ٱلۡبَيَانَ

Ali BulaçOna beyanı öğretti

Diyanet İşleri Mealiİnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti

Yusuf AliHe has taught him speech (and intelligence)

55:5 📚 8
ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ بِحُسۡبَانࣲ‏

Ali BulaçGüneş ve ay (belli) bir hesap iledir

Diyanet İşleri MealiGüneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir

Yusuf AliThe sun and the moon follow courses (exactly) computed

55:6 📚 3
وَٱلنَّجۡمُ وَٱلشَّجَرُ يَسۡجُدَانِ

Ali BulaçBitki ve ağaç (O'na) secde etmektedirler

Diyanet İşleri MealiBitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler

Yusuf AliAnd the herbs and the trees - both (alike) bow in adoration

55:7 📚 2
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلۡمِيزَانَ

Ali BulaçGökyüzü, Onu da yükseltti ve mizanı koydu

Diyanet İşleri MealiO, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur

Yusuf AliAnd the Firmament has He raised high, and He has set up the Balance (of Justice)

55:8 📚 1
أَلَّا تَطۡغَوۡاْ فِي ٱلۡمِيزَانِ

Ali BulaçSakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın

Diyanet İşleri MealiArtık tartıda tecavüz etmeyin

Yusuf AliIn order that ye may not transgress (due) balance

55:9 📚 2
وَأَقِيمُواْ ٱلۡوَزۡنَ بِٱلۡقِسۡطِ وَلَا تُخۡسِرُواْ ٱلۡمِيزَانَ

Ali BulaçTartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın

Diyanet İşleri MealiTartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın

Yusuf AliSo establish weight with justice and fall not short in the balance

55:10 📚 2
وَٱلۡأَرۡضَ وَضَعَهَا لِلۡأَنَامِ

Ali BulaçYere gelince, onu da (yaratılmış bütün) varlıklar için alçalttı-koydu

Diyanet İşleri MealiAllah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir

Yusuf AliIt is He Who has spread out the earth for (His) creatures

55:11
فِيهَا فَٰكِهَةࣱ وَٱلنَّخۡلُ ذَاتُ ٱلۡأَكۡمَامِ

Ali BulaçOnda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var

Diyanet İşleri MealiOrada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır

Yusuf AliTherein is fruit and date-palms, producing spathes (enclosing dates)

55:12 📚 2
وَٱلۡحَبُّ ذُو ٱلۡعَصۡفِ وَٱلرَّيۡحَانُ

Ali BulaçYapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler

Diyanet İşleri MealiOrada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır

Yusuf AliAlso corn, with (its) leaves and stalk for fodder, and sweet-smelling plants

55:13
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiEy insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:14
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلࣲ كَٱلۡفَخَّارِ

Ali Bulaçİnsanı, ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı

Diyanet İşleri MealiO, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır

Yusuf AliHe created man from sounding clay like unto pottery

55:15 📚 4
وَخَلَقَ ٱلۡجَآنَّ مِن مَّارِجࣲ مِّن نَّارࣲ‏

Ali BulaçCann'ı (cinni) da 'yalın-dumansız bir ateşten' yarattı

Diyanet İşleri MealiCinleri de yalın bir alevden yaratmıştır

Yusuf AliAnd He created Jinns from fire free of smoke

55:16
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:17 📚 3
رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقَيۡنِ وَرَبُّ ٱلۡمَغۡرِبَيۡنِ

Ali BulaçO, iki doğunun da Rabbidir, iki batının da Rabbidir

Diyanet İşleri MealiO, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir

Yusuf Ali(He is) Lord of the two Easts and Lord of the two Wests

55:18
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:19 📚 3
مَرَجَ ٱلۡبَحۡرَيۡنِ يَلۡتَقِيَانِ

Ali BulaçBirbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi

Diyanet İşleri MealiAcı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir

Yusuf AliHe has let free the two bodies of flowing water, meeting together

55:20 📚 4
بَيۡنَهُمَا بَرۡزَخࣱ لَّا يَبۡغِيَانِ

Ali Bulaçİkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler

Diyanet İşleri MealiAralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar

Yusuf AliBetween them is a Barrier which they do not transgress

55:21
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:22
يَخۡرُجُ مِنۡهُمَا ٱللُّؤۡلُؤُ وَٱلۡمَرۡجَانُ

Ali Bulaçİkisinden de inci ve mercan çıkar

Diyanet İşleri MealiBu iki denizden de inci ve mercan çıkar

Yusuf AliOut of them come Pearls and Coral

55:23
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:24
وَلَهُ ٱلۡجَوَارِ ٱلۡمُنشَـَٔاتُ فِي ٱلۡبَحۡرِ كَٱلۡأَعۡلَٰمِ

Ali BulaçDenizde koca dağlar gibi yükselen gemiler O'nundur

Diyanet İşleri MealiDenizde yürüyen dağlar gibi gemiler O'nundur

Yusuf AliAnd His are the Ships sailing smoothly through the seas, lofty as mountains

55:25
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:26 📚 14
كُلُّ مَنۡ عَلَيۡهَا فَانࣲ‏

Ali Bulaç(Yer) Üzerindeki herşey yok olucudur

Diyanet İşleri MealiYeryüzünde bulunan her şey fanidir

Yusuf AliAll that is on earth will perish

55:27
وَيَبۡقَىٰ وَجۡهُ رَبِّكَ ذُو ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ

Ali BulaçCelal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü (Kendisi) baki kalacaktır

Diyanet İşleri MealiAncak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir

Yusuf AliBut will abide (for ever) the Face of thy Lord,- full of Majesty, Bounty and Honour

55:28
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:29
يَسۡـَٔلُهُۥ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ كُلَّ يَوۡمٍ هُوَ فِي شَأۡنࣲ‏

Ali BulaçGöklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her gün bir iştedir

Diyanet İşleri MealiGöklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O'ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir

Yusuf AliOf Him seeks (its need) every creature in the heavens and on earth: every day in (new) Splendour doth He (shine)

55:30
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:31
سَنَفۡرُغُ لَكُمۡ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ

Ali BulaçEy (yeryüzüne yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cin), yakında (ahirette hesabınızı görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız

Diyanet İşleri MealiEy insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı ele alacağız

Yusuf AliSoon shall We settle your affairs, O both ye worlds

55:32
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:33
يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ إِنِ ٱسۡتَطَعۡتُمۡ أَن تَنفُذُواْ مِنۡ أَقۡطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ فَٱنفُذُواْۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلۡطَٰنࣲ‏

Ali BulaçEy cin ve ins toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşın; ancak 'üstün bir güç (sultan)' olmaksızın aşamazsınız

Diyanet İşleri MealiEy cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki

Yusuf AliO ye assembly of Jinns and men! If it be ye can pass beyond the zones of the heavens and the earth, pass ye! not without authority shall ye be able to pass

55:34
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:35 📚 1
يُرۡسَلُ عَلَيۡكُمَا شُوَاظࣱ مِّن نَّارࣲ وَنُحَاسࣱ فَلَا تَنتَصِرَانِ

Ali Bulaçİkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de 'kurtulup-başaramazsınız

Diyanet İşleri MealiEy insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız

Yusuf AliOn you will be sent (O ye evil ones twain!) a flame of fire (to burn) and a smoke (to choke): no defence will ye have

55:36
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:37
فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ وَرۡدَةࣰ كَٱلدِّهَانِ

Ali BulaçSonra gök yarılıp yağ gibi erimiş olarak kıpkırmızı bir gül olduğu zaman

Diyanet İşleri MealiGök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur

Yusuf AliWhen the sky is rent asunder, and it becomes red like ointment

55:38
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:39
فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُسۡـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسࣱ وَلَا جَآنࣱّ‏

Ali Bulaçİşte o gün, ne insana, ne cinne günahından sorulmaz

Diyanet İşleri MealiO gün ne insana ve ne cine suçu sorulur

Yusuf AliOn that Day no question will be asked of man or Jinn as to his sin

55:40
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:41
يُعۡرَفُ ٱلۡمُجۡرِمُونَ بِسِيمَٰهُمۡ فَيُؤۡخَذُ بِٱلنَّوَٰصِي وَٱلۡأَقۡدَامِ

Ali Bulaç(Çünkü o gün) Suçlu-günahkarlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar

Diyanet İşleri MealiSuçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar

Yusuf Ali(For) the sinners will be known by their marks: and they will be seized by their forelocks and their feet

55:42
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:43
هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِي يُكَذِّبُ بِهَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ

Ali Bulaçİşte bu, suçlu-günahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir

Diyanet İşleri Mealiİşte suçluların yalanladıkları cehennem budur

Yusuf AliThis is the Hell which the Sinners deny

55:44
يَطُوفُونَ بَيۡنَهَا وَبَيۡنَ حَمِيمٍ ءَانࣲ‏

Ali BulaçOnlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp-dolaşırlar

Diyanet İşleri MealiOnlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar

Yusuf AliIn its midst and in the midst of boiling hot water will they wander round

55:45
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:46 📚 18
وَلِمَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

Ali BulaçRabbin makamından korkan kimse için ise iki cennet vardır

Diyanet İşleri MealiRabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır

Yusuf AliBut for such as fear the time when they will stand before (the Judgment Seat of) their Lord, there will be two Gardens

55:47
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:48
ذَوَاتَآ أَفۡنَانࣲ‏

Ali BulaçÇeşit çeşit 'inceliklere ve güzelliklere' (veya her türden sık ağaçlara) sahiptirler

Diyanet İşleri MealiBu iki cennet türlü ağaçlarla doludur

Yusuf AliContaining all kinds (of trees and delights)

55:49
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:50
فِيهِمَا عَيۡنَانِ تَجۡرِيَانِ

Ali Bulaçİkisinde de akmakta olan iki pınar vardır

Diyanet İşleri MealiBu cennetlerden akan iki kaynak vardır

Yusuf AliIn them (each) will be two Springs flowing (free)

55:51
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:52
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةࣲ زَوۡجَانِ

Ali Bulaçİkisinde de her meyveden iki çift vardır

Diyanet İşleri MealiBu cennetlerde türlü meyveden çift çift vardır

Yusuf AliIn them will be Fruits of every kind, two and two

55:53
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:54
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشِۭ بَطَآئِنُهَا مِنۡ إِسۡتَبۡرَقࣲۚ وَجَنَى ٱلۡجَنَّتَيۡنِ دَانࣲ‏

Ali BulaçAstarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın (kolay)dır

Diyanet İşleri MealiOrada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar

Yusuf AliThey will recline on Carpets, whose inner linings will be of rich brocade: the Fruit of the Gardens will be near (and easy of reach)

55:55
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:56 📚 3
فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ‏

Ali BulaçOrada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur

Diyanet İşleri MealiOrada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır

Yusuf AliIn them will be (Maidens), chaste, restraining their glances, whom no man or Jinn before them has touched

55:57
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:58 📚 3
كَأَنَّهُنَّ ٱلۡيَاقُوتُ وَٱلۡمَرۡجَانُ

Ali BulaçSanki onlar yakut ve mercan gibidirler

Diyanet İşleri MealiOnlar yakut ve mercan gibidirler

Yusuf AliLike unto Rubies and coral

55:59
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:60
هَلۡ جَزَآءُ ٱلۡإِحۡسَٰنِ إِلَّا ٱلۡإِحۡسَٰنُ

Ali Bulaçİhsanın karşılığı ihsandan başkası mıdır

Diyanet İşleri Mealiİyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir

Yusuf AliIs there any Reward for Good - other than Good

55:61
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:62
وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ

Ali BulaçBu-ikisinin ötesinde iki cennet daha var

Diyanet İşleri MealiBu iki cennetten başka iki cennet daha vardır

Yusuf AliAnd besides these two, there are two other Gardens

55:63
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:64
مُدۡهَآمَّتَانِ

Ali BulaçAlabildiğine yemyeşildirler

Diyanet İşleri MealiRenkleri koyu yeşildir

Yusuf AliDark-green in colour (from plentiful watering)

55:65
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:66 📚 1
فِيهِمَا عَيۡنَانِ نَضَّاخَتَانِ

Ali Bulaçİçlerinde durmaksızın fışkırıp-akan iki pınar vardır

Diyanet İşleri Mealiİkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır

Yusuf AliIn them (each) will be two Springs pouring forth water in continuous abundance

55:67
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:68
فِيهِمَا فَٰكِهَةࣱ وَنَخۡلࣱ وَرُمَّانࣱ‏

Ali Bulaçİçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır

Diyanet İşleri Mealiİkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır

Yusuf AliIn them will be Fruits, and dates and pomegranates

55:69
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:70
فِيهِنَّ خَيۡرَٰتٌ حِسَانࣱ‏

Ali BulaçOrada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır

Diyanet İşleri MealiOralarda iyi huylu güzel kadınlar vardır

Yusuf AliIn them will be fair (Companions), good, beautiful

55:71
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:72
حُورࣱ مَّقۡصُورَٰتࣱ فِي ٱلۡخِيَامِ

Ali BulaçOtağlar içinde korunmuş huri kadınlar

Diyanet İşleri MealiÇadırlar içinde ceylan gözlüler vardır

Yusuf AliCompanions restrained (as to their glances), in (goodly) pavilions

55:73
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:74 📚 3
لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ‏

Ali BulaçBunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur

Diyanet İşleri MealiOnlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır

Yusuf AliWhom no man or Jinn before them has touched

55:75
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:76
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفۡرَفٍ خُضۡرࣲ وَعَبۡقَرِيٍّ حِسَانࣲ‏

Ali BulaçYeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere yaslanırlar

Diyanet İşleri MealiCennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar

Yusuf AliReclining on green Cushions and rich Carpets of beauty

55:77
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

Yusuf AliThen which of the favours of your Lord will ye deny

55:78
تَبَٰرَكَ ٱسۡمُ رَبِّكَ ذِي ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ

Ali BulaçCelal ve ikram sahibi olan Rabbinin adı ne Yücedir

Diyanet İşleri MealiBüyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir

Yusuf AliBlessed be the name of thy Lord, full of Majesty, Bounty and Honour

← Önceki Sonraki →

55. Ar-Rahmaan Suresi | Anlam Arayışı