☪ Anlam Arayışı

55. Ar-Rahmaan سُورَةُ الرَّحۡمَٰن

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
55:1
ٱلرَّحۡمَٰنُ

Elmalılı Hamdi YazırRahmân (çok merhametli olan Allah)

Saheeh InternationalThe Most Merciful

Süleyman AteşÇok merhametli (Allah)

Ali BulaçRahman (olan Allah)

55:2
عَلَّمَ ٱلۡقُرۡءَانَ

Elmalılı Hamdi YazırKurân'ı öğretti

Saheeh InternationalTaught the Qur'an

Süleyman AteşKur'an'ı öğretti

Ali BulaçKur'an'ı öğretti

55:3
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ

Elmalılı Hamdi Yazırİnsanı yarattı

Saheeh InternationalCreated man

Süleyman Ateşİnsanı yarattı

Ali Bulaçİnsanı yarattı

55:4
عَلَّمَهُ ٱلۡبَيَانَ

Elmalılı Hamdi YazırOna beyanı öğretti

Saheeh International[And] taught him eloquence

Süleyman AteşOna beyanı (konuşup, düşüncelerini açıklamayı) öğretti

Ali BulaçOna beyanı öğretti

55:5 📚 8
ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ بِحُسۡبَانࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırGüneş de ay da bir hesab iledir

Saheeh InternationalThe sun and the moon [move] by precise calculation

Süleyman AteşGüneş de, Ay da bir hesap ile(cereyan etmekte)dir

Ali BulaçGüneş ve ay (belli) bir hesap iledir

55:6 📚 3
وَٱلنَّجۡمُ وَٱلشَّجَرُ يَسۡجُدَانِ

Elmalılı Hamdi YazırBitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler

Saheeh InternationalAnd the stars and trees prostrate

Süleyman AteşNecm (bitkiler, yıldızlar) ve ağaçlar (Allah'a) secde etmektedirler

Ali BulaçBitki ve ağaç (O'na) secde etmektedirler

55:7 📚 2
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلۡمِيزَانَ

Elmalılı Hamdi YazırGöğü yükseltti ve mizanı koydu

Saheeh InternationalAnd the heaven He raised and imposed the balance

Süleyman AteşGöğü yükseltti ve mizanı koydu

Ali BulaçGökyüzü, Onu da yükseltti ve mizanı koydu

55:8 📚 1
أَلَّا تَطۡغَوۡاْ فِي ٱلۡمِيزَانِ

Elmalılı Hamdi YazırSakın tartıda taşkınlık etmeyin

Saheeh InternationalThat you not transgress within the balance

Süleyman AteşTartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın

Ali BulaçSakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın

55:9 📚 2
وَأَقِيمُواْ ٱلۡوَزۡنَ بِٱلۡقِسۡطِ وَلَا تُخۡسِرُواْ ٱلۡمِيزَانَ

Elmalılı Hamdi YazırTartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın

Saheeh InternationalAnd establish weight in justice and do not make deficient the balance

Süleyman AteşTartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın

Ali BulaçTartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın

55:10 📚 2
وَٱلۡأَرۡضَ وَضَعَهَا لِلۡأَنَامِ

Elmalılı Hamdi Yazır(Allah) yeri mahlukat için (aşağıya) koydu

Saheeh InternationalAnd the earth He laid [out] for the creatures

Süleyman Ateş(Allah) Yeri halk için koydu

Ali BulaçYere gelince, onu da (yaratılmış bütün) varlıklar için alçalttı-koydu

55:11
فِيهَا فَٰكِهَةࣱ وَٱلنَّخۡلُ ذَاتُ ٱلۡأَكۡمَامِ

Elmalılı Hamdi YazırOrada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır

Saheeh InternationalTherein is fruit and palm trees having sheaths [of dates]

Süleyman AteşOnda meyva(lar) ve salkımlı hurmalar var

Ali BulaçOnda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var

55:12 📚 2
وَٱلۡحَبُّ ذُو ٱلۡعَصۡفِ وَٱلرَّيۡحَانُ

Elmalılı Hamdi YazırYapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır

Saheeh InternationalAnd grain having husks and scented plants

Süleyman AteşSaplı ve yapraklı dane(ler) ve hoş kokulu bitkiler var

Ali BulaçYapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler

55:13
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman Ateş(Ey cinler ve insanlar topluluğu) Şimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:14
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلࣲ كَٱلۡفَخَّارِ

Elmalılı Hamdi YazırAllah insanı, pişmiş bir çamura benzeyen bir balçıktan yarattı

Saheeh InternationalHe created man from clay like [that of] pottery

Süleyman Ateşİnsanı kiremit gibi pişmiş çamurdan yarattı

Ali Bulaçİnsanı, ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı

55:15 📚 4
وَخَلَقَ ٱلۡجَآنَّ مِن مَّارِجࣲ مِّن نَّارࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırCinleri de hâlis ateşten yarattı

Saheeh InternationalAnd He created the jinn from a smokeless flame of fire

Süleyman AteşCin'i de halis ateşten yarattı

Ali BulaçCann'ı (cinni) da 'yalın-dumansız bir ateşten' yarattı

55:16
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:17 📚 3
رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقَيۡنِ وَرَبُّ ٱلۡمَغۡرِبَيۡنِ

Elmalılı Hamdi Yazıriki doğunun ve iki batının Rabbidir

Saheeh International[He is] Lord of the two sunrises and Lord of the two sunsets

Süleyman Ateşİki doğunun ve iki batının Rabbidir

Ali BulaçO, iki doğunun da Rabbidir, iki batının da Rabbidir

55:18
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:19 📚 3
مَرَجَ ٱلۡبَحۡرَيۡنِ يَلۡتَقِيَانِ

Elmalılı Hamdi Yazır(Acı ve tatlı) iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar

Saheeh InternationalHe released the two seas, meeting [side by side]

Süleyman Ateşİki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar

Ali BulaçBirbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi

55:20 📚 4
بَيۡنَهُمَا بَرۡزَخࣱ لَّا يَبۡغِيَانِ

Elmalılı Hamdi YazırFakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar

Saheeh InternationalBetween them is a barrier [so] neither of them transgresses

Süleyman AteşAralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar

Ali Bulaçİkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler

55:21
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:22
يَخۡرُجُ مِنۡهُمَا ٱللُّؤۡلُؤُ وَٱلۡمَرۡجَانُ

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinden de inci ve mercan çıkar

Saheeh InternationalFrom both of them emerge pearl and coral

Süleyman Ateşİkisinden de inci ve mercan çıkar

Ali Bulaçİkisinden de inci ve mercan çıkar

55:23
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:24
وَلَهُ ٱلۡجَوَارِ ٱلۡمُنشَـَٔاتُ فِي ٱلۡبَحۡرِ كَٱلۡأَعۡلَٰمِ

Elmalılı Hamdi YazırDenizde koca dağlar gibi yükselen gemiler de onundur

Saheeh InternationalAnd to Him belong the ships [with sails] elevated in the sea like mountains

Süleyman AteşDenizde koca dağlar gibi akıp giden kocaman gemiler de O'nundur

Ali BulaçDenizde koca dağlar gibi yükselen gemiler O'nundur

55:25
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:26 📚 14
كُلُّ مَنۡ عَلَيۡهَا فَانࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırYer üzerinde bulunan her şey fânidir

Saheeh InternationalEveryone upon the earth will perish

Süleyman Ateş(Yer) Üzerinde bulunan her şey yok olacaktır

Ali Bulaç(Yer) Üzerindeki herşey yok olucudur

55:27
وَيَبۡقَىٰ وَجۡهُ رَبِّكَ ذُو ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ

Elmalılı Hamdi YazırYalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır

Saheeh InternationalAnd there will remain the Face of your Lord, Owner of Majesty and Honor

Süleyman AteşYalnız Rabbinin celal ve ikram sahibi yüzü baki kalacaktır

Ali BulaçCelal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü (Kendisi) baki kalacaktır

55:28
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:29
يَسۡـَٔلُهُۥ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ كُلَّ يَوۡمٍ هُوَ فِي شَأۡنࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırGöklerde ve yerde bulunanlar, O'ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir

Saheeh InternationalWhoever is within the heavens and earth asks Him; every day He is bringing about a matter

Süleyman AteşGöklerde ve yerde bulunanlar (her şeyi) O'ndan isterler. O, her gün (her an) yeni bir iştedir

Ali BulaçGöklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her gün bir iştedir

55:30
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:31
سَنَفۡرُغُ لَكُمۡ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ

Elmalılı Hamdi YazırEy insan ve cin! sizin de hesabınızı ele alacağız

Saheeh InternationalWe will attend to you, O prominent beings

Süleyman AteşEy iki sekal, sizin için de boş vaktimiz olacak (sizin de hesabınızı göreceğiz)

Ali BulaçEy (yeryüzüne yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cin), yakında (ahirette hesabınızı görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız

55:32
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:33
يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ إِنِ ٱسۡتَطَعۡتُمۡ أَن تَنفُذُواْ مِنۡ أَقۡطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ فَٱنفُذُواْۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلۡطَٰنࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırEy cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresinden geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin. Allah'ın verdiği bir güç olmadan geçemezsiniz

Saheeh InternationalO company of jinn and mankind, if you are able to pass beyond the regions of the heavens and the earth, then pass. You will not pass except by authority [from Allah]

Süleyman AteşEy cinler ve insanlar topluluğu, göklerin ve yerin bucaklarından geçip gitmeğe gücünüz yeterse geçin gidin. Ancak kudretle geçebilirsiniz

Ali BulaçEy cin ve ins toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşın; ancak 'üstün bir güç (sultan)' olmaksızın aşamazsınız

55:34
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:35 📚 1
يُرۡسَلُ عَلَيۡكُمَا شُوَاظࣱ مِّن نَّارࣲ وَنُحَاسࣱ فَلَا تَنتَصِرَانِ

Elmalılı Hamdi YazırÜzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız

Saheeh InternationalThere will be sent upon you a flame of fire and smoke, and you will not defend yourselves

Süleyman Ateşİkinizin de üzerine, ateşten yalın alev ve kıpkızıl bir duman (yahut erimiş bakır) gönderilir, başaramazsınız

Ali Bulaçİkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de 'kurtulup-başaramazsınız

55:36
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:37
فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ وَرۡدَةࣰ كَٱلدِّهَانِ

Elmalılı Hamdi YazırGök yarılıp da, erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman

Saheeh InternationalAnd when the heaven is split open and becomes rose-colored like oil

Süleyman AteşGök yarılıp da erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman

Ali BulaçSonra gök yarılıp yağ gibi erimiş olarak kıpkırmızı bir gül olduğu zaman

55:38
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:39
فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُسۡـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسࣱ وَلَا جَآنࣱّ‏

Elmalılı Hamdi Yazırİşte o gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz

Saheeh InternationalThen on that Day none will be asked about his sin among men or jinn

Süleyman AteşO gün ne insana, ne de cin'e günahından sorulur

Ali Bulaçİşte o gün, ne insana, ne cinne günahından sorulmaz

55:40
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:41
يُعۡرَفُ ٱلۡمُجۡرِمُونَ بِسِيمَٰهُمۡ فَيُؤۡخَذُ بِٱلنَّوَٰصِي وَٱلۡأَقۡدَامِ

Elmalılı Hamdi YazırSuçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur

Saheeh InternationalThe criminals will be known by their marks, and they will be seized by the forelocks and the feet

Süleyman AteşSuçlular, simalarından tanınır, alınlar(ın)dan ve ayaklar(ın)dan tutulur

Ali Bulaç(Çünkü o gün) Suçlu-günahkarlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar

55:42
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:43
هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِي يُكَذِّبُ بِهَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ

Elmalılı Hamdi Yazırİşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir

Saheeh InternationalThis is Hell, which the criminals deny

Süleyman Ateşİşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir

Ali Bulaçİşte bu, suçlu-günahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir

55:44
يَطُوفُونَ بَيۡنَهَا وَبَيۡنَ حَمِيمٍ ءَانࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırOnunla kaynar su arasında dolaşırlar

Saheeh InternationalThey will go around between it and scalding water, heated [to the utmost degree]

Süleyman AteşOnunla kaynar su arasında dolaşırlar

Ali BulaçOnlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp-dolaşırlar

55:45
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:46 📚 18
وَلِمَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

Elmalılı Hamdi YazırRabbinin makamından korkan kimselere iki cennet vardır

Saheeh InternationalBut for he who has feared the position of his Lord are two gardens

Süleyman AteşRabbinin divanında dur(up hesap ver)mekten korkan kimseye iki cennet var

Ali BulaçRabbin makamından korkan kimse için ise iki cennet vardır

55:47
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:48
ذَوَاتَآ أَفۡنَانࣲ‏

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinin de çeşitli ağaçları, meyvaları vardır

Saheeh InternationalHaving [spreading] branches

Süleyman Ateşİkisinin de çeşitli ağaçları, meyvaları var

Ali BulaçÇeşit çeşit 'inceliklere ve güzelliklere' (veya her türden sık ağaçlara) sahiptirler

55:49
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:50
فِيهِمَا عَيۡنَانِ تَجۡرِيَانِ

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinde de akıp giden iki kaynak vardır

Saheeh InternationalIn both of them are two springs, flowing

Süleyman Ateşİkisinde de akıp giden iki kaynak var

Ali Bulaçİkisinde de akmakta olan iki pınar vardır

55:51
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:52
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةࣲ زَوۡجَانِ

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinde de her türlü meyvadan çift çift vardır

Saheeh InternationalIn both of them are of every fruit, two kinds

Süleyman Ateşİkisinde de her meyvadan iki çift var

Ali Bulaçİkisinde de her meyveden iki çift vardır

55:53
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:54
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشِۭ بَطَآئِنُهَا مِنۡ إِسۡتَبۡرَقࣲۚ وَجَنَى ٱلۡجَنَّتَيۡنِ دَانࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırAstarları atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır

Saheeh International[They are] reclining on beds whose linings are of silk brocade, and the fruit of the two gardens is hanging low

Süleyman Ateş(Orada) Astarları kalın atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır

Ali BulaçAstarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın (kolay)dır

55:55
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:56 📚 3
فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ‏

Elmalılı Hamdi YazırOralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş dilberler var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur

Saheeh InternationalIn them are women limiting [their] glances, untouched before them by man or jinni

Süleyman AteşOnlarda bakışları kısa (yalnız kocalarına bakan) öyle dilberler de var ki, bunlardan önce onları ne insan, ne de cin kanatmamıştır

Ali BulaçOrada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur

55:57
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:58 📚 3
كَأَنَّهُنَّ ٱلۡيَاقُوتُ وَٱلۡمَرۡجَانُ

Elmalılı Hamdi YazırSanki onlar yâkut ve mercandırlar

Saheeh InternationalAs if they were rubies and coral

Süleyman AteşSanki onlar yakut ve mercandırlar

Ali BulaçSanki onlar yakut ve mercan gibidirler

55:59
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:60
هَلۡ جَزَآءُ ٱلۡإِحۡسَٰنِ إِلَّا ٱلۡإِحۡسَٰنُ

Elmalılı Hamdi Yazırİyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir

Saheeh InternationalIs the reward for good [anything] but good

Süleyman Ateşİyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir

Ali Bulaçİhsanın karşılığı ihsandan başkası mıdır

55:61
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:62
وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ

Elmalılı Hamdi YazırBu ikisinden başka iki cennet daha vardır

Saheeh InternationalAnd below them both [in excellence] are two [other] gardens

Süleyman AteşBu ikisinin ötesinde iki cennet daha var

Ali BulaçBu-ikisinin ötesinde iki cennet daha var

55:63
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:64
مُدۡهَآمَّتَانِ

Elmalılı Hamdi Yazır(Bu cennetler) yemyeşildirler

Saheeh InternationalDark green [in color]

Süleyman AteşYemyeşildirler

Ali BulaçAlabildiğine yemyeşildirler

55:65
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:66 📚 1
فِيهِمَا عَيۡنَانِ نَضَّاخَتَانِ

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinde de fışkıran iki kaynak vardır

Saheeh InternationalIn both of them are two springs, spouting

Süleyman Ateşİkisinde de fışkıran iki kaynak var

Ali Bulaçİçlerinde durmaksızın fışkırıp-akan iki pınar vardır

55:67
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:68
فِيهِمَا فَٰكِهَةࣱ وَنَخۡلࣱ وَرُمَّانࣱ‏

Elmalılı Hamdi Yazırİkisinde de her türlü meyva, hurma ve nar vardır

Saheeh InternationalIn both of them are fruit and palm trees and pomegranates

Süleyman Ateşİkisinde de meyva, hurma ve nar var

Ali Bulaçİçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır

55:69
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:70
فِيهِنَّ خَيۡرَٰتٌ حِسَانࣱ‏

Elmalılı Hamdi Yazırİçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır

Saheeh InternationalIn them are good and beautiful women

Süleyman AteşOnlarda da iyi huylu, güzel kadınlar var

Ali BulaçOrada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır

55:71
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:72
حُورࣱ مَّقۡصُورَٰتࣱ فِي ٱلۡخِيَامِ

Elmalılı Hamdi YazırÇadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır

Saheeh InternationalFair ones reserved in pavilions

Süleyman AteşÇadırlara kapanmış huriler

Ali BulaçOtağlar içinde korunmuş huri kadınlar

55:73
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:74 📚 3
لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ‏

Elmalılı Hamdi YazırBunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur

Saheeh InternationalUntouched before them by man or jinni

Süleyman AteşBunlardan önce onları ne insan, ne de cin kanatmamıştır

Ali BulaçBunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur

55:75
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:76
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفۡرَفٍ خُضۡرࣲ وَعَبۡقَرِيٍّ حِسَانࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırYeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar

Saheeh InternationalReclining on green cushions and beautiful fine carpets

Süleyman Ateş(Cennettekiler) Yeşil yastıklara ve harikulade güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar

Ali BulaçYeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere yaslanırlar

55:77
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny

Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz

Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz

55:78
تَبَٰرَكَ ٱسۡمُ رَبِّكَ ذِي ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ

Elmalılı Hamdi YazırBüyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir

Saheeh InternationalBlessed is the name of your Lord, Owner of Majesty and Honor

Süleyman AteşBüyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir

Ali BulaçCelal ve ikram sahibi olan Rabbinin adı ne Yücedir

← Önceki Sonraki →

55. Ar-Rahmaan Suresi | Anlam Arayışı