55. Ar-Rahmaan سُورَةُ الرَّحۡمَٰن
Süleyman AteşÇok merhametli (Allah)
Saheeh InternationalThe Most Merciful
Ali BulaçRahman (olan Allah)
«الرحمن» الله تعالى.
Süleyman AteşKur'an'ı öğretti
Saheeh InternationalTaught the Qur'an
Ali BulaçKur'an'ı öğretti
«علَّم» من شاء «القرآن».
Süleyman Ateşİnsanı yarattı
Saheeh InternationalCreated man
Ali Bulaçİnsanı yarattı
«خلق الإنسان» أي الجنس.
Süleyman AteşOna beyanı (konuşup, düşüncelerini açıklamayı) öğretti
Saheeh International[And] taught him eloquence
Ali BulaçOna beyanı öğretti
«علَّمه البيان» النطق.
Süleyman AteşGüneş de, Ay da bir hesap ile(cereyan etmekte)dir
Saheeh InternationalThe sun and the moon [move] by precise calculation
Ali BulaçGüneş ve ay (belli) bir hesap iledir
«الشمس والقمر بحسبان» يجريان.
Süleyman AteşNecm (bitkiler, yıldızlar) ve ağaçlar (Allah'a) secde etmektedirler
Saheeh InternationalAnd the stars and trees prostrate
Ali BulaçBitki ve ağaç (O'na) secde etmektedirler
«والنجم» ما لا ساق له من النبات «والشجر» ما له ساق «يسجدان» يخضعان لما يراد منهما.
Süleyman AteşGöğü yükseltti ve mizanı koydu
Saheeh InternationalAnd the heaven He raised and imposed the balance
Ali BulaçGökyüzü, Onu da yükseltti ve mizanı koydu
«والسماء رفعها ووضع الميزان» أثبت العدل.
Süleyman AteşTartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın
Saheeh InternationalThat you not transgress within the balance
Ali BulaçSakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın
«ألا تطغوا» أي لأجل أن لا تجوروا «في الميزان» ما يوزن به.
Süleyman AteşTartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın
Saheeh InternationalAnd establish weight in justice and do not make deficient the balance
Ali BulaçTartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın
«وأقيموا الوزن بالقسط» بالعدل «ولا تخسروا الميزان» تنقصوا الموزون.
Süleyman Ateş(Allah) Yeri halk için koydu
Saheeh InternationalAnd the earth He laid [out] for the creatures
Ali BulaçYere gelince, onu da (yaratılmış bütün) varlıklar için alçalttı-koydu
«والأرض وضعها» أثبتها «للأنام» للخلق الإنس والجن وغيرهم.
Süleyman AteşOnda meyva(lar) ve salkımlı hurmalar var
Saheeh InternationalTherein is fruit and palm trees having sheaths [of dates]
Ali BulaçOnda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var
«فيها فاكهة والنخل» المعهود «ذات الأكمام» أوعية طلعها.
Süleyman AteşSaplı ve yapraklı dane(ler) ve hoş kokulu bitkiler var
Saheeh InternationalAnd grain having husks and scented plants
Ali BulaçYapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler
«والحب» كالحنطة والشعير «ذو العصف» التين «والريحان» الورق المشموم.
Süleyman Ateş(Ey cinler ve insanlar topluluğu) Şimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
(فبأي آلاء) نعم (ربكما) أيها الإنس والجن (تكذبان) ذكرت إحدى وثلاثين مرة، والاستفهام فيها للتقرير لما روي الحاكم عن جابر قال: "" قرأ علينا رسول الله صلى الله عليه وسلم سورة الرحمن حتى ختمها، ثم قال: مالي أراكم سكوتا، لَلْجن كانوا أحسن منكم ردا ما قرأت عليهم هذه الآية من مرة (فبأي آلاء ربكما تكذبان) إلا قالوا: ولا بشيء من نعمك ربنا نكذب فلك الحمد "".
Süleyman Ateşİnsanı kiremit gibi pişmiş çamurdan yarattı
Saheeh InternationalHe created man from clay like [that of] pottery
Ali Bulaçİnsanı, ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı
«خلق الإنسان» آدم «من صلصال» طين يابس يسمع له صلصلة، أي صوت إذا نقر «كالفخار» وهو ما طبخ من الطين.
Süleyman AteşCin'i de halis ateşten yarattı
Saheeh InternationalAnd He created the jinn from a smokeless flame of fire
Ali BulaçCann'ı (cinni) da 'yalın-dumansız bir ateşten' yarattı
«وخلق الجان» أبا الجن وهو إبليس «من مارج من نار» هو لهبها الخالص من الدخان.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateşİki doğunun ve iki batının Rabbidir
Saheeh International[He is] Lord of the two sunrises and Lord of the two sunsets
Ali BulaçO, iki doğunun da Rabbidir, iki batının da Rabbidir
«رب المشرقين» مشرق الشتاء ومشرق الصيف «ورب المغربين» كذلك.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateşİki denizi salıverdi, birbirine kavuşuyorlar
Saheeh InternationalHe released the two seas, meeting [side by side]
Ali BulaçBirbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi
«مرج» أرسل «البحرين» العذب والملح «يلتقيان» في رأي العين.
Süleyman AteşAralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar
Saheeh InternationalBetween them is a barrier [so] neither of them transgresses
Ali Bulaçİkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler
«بينهما برزخ» حاجز من قدرته تعالى «لا يبغيان» لا يبغي واحد منهما على الآخر فيختلط به.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateşİkisinden de inci ve mercan çıkar
Saheeh InternationalFrom both of them emerge pearl and coral
Ali Bulaçİkisinden de inci ve mercan çıkar
«يَُخرج» بالبناء للمفعول والفاعل «منهما» من مجموعهما الصادق بأحدهما وهو الملح «اللؤلؤ المرجان» خرز أحمر أو صغار اللؤلؤ.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşDenizde koca dağlar gibi akıp giden kocaman gemiler de O'nundur
Saheeh InternationalAnd to Him belong the ships [with sails] elevated in the sea like mountains
Ali BulaçDenizde koca dağlar gibi yükselen gemiler O'nundur
«وله الجوار» السفن «المنشآت» المحدثات «في البحر كالأعلام» كالجبال عظما وارتفاعا.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء تكذبان».
Süleyman Ateş(Yer) Üzerinde bulunan her şey yok olacaktır
Saheeh InternationalEveryone upon the earth will perish
Ali Bulaç(Yer) Üzerindeki herşey yok olucudur
«كل من عليها» أي الأرض من الحيوان «فان» هالك وعبر بمن تغليبا للعقلاء.
Süleyman AteşYalnız Rabbinin celal ve ikram sahibi yüzü baki kalacaktır
Saheeh InternationalAnd there will remain the Face of your Lord, Owner of Majesty and Honor
Ali BulaçCelal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü (Kendisi) baki kalacaktır
«ويبقى وجه ربك» ذاته «ذو الجلال» العظمة «والإكرام» للمؤمنين بأنعمه عليهم.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşGöklerde ve yerde bulunanlar (her şeyi) O'ndan isterler. O, her gün (her an) yeni bir iştedir
Saheeh InternationalWhoever is within the heavens and earth asks Him; every day He is bringing about a matter
Ali BulaçGöklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her gün bir iştedir
«يسأله من في السماوات والأرض» بنطق أو حال: ما يحتاجون إليه من القوة على العبادة والرزق والمغفرة وغير ذلك «كل يوم» وقت «هو في شأن» أمر يُظهره على وفق ما قدره في الأزل من إحياء و إماتة وإعزاز وإذلال وإغناء وإعدام وإجابة داع وإعطاء سائل وغير ذلك.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşEy iki sekal, sizin için de boş vaktimiz olacak (sizin de hesabınızı göreceğiz)
Saheeh InternationalWe will attend to you, O prominent beings
Ali BulaçEy (yeryüzüne yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cin), yakında (ahirette hesabınızı görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız
«سنفرغ لكم» سنقصد لحسابكم «أيها الثقلان» الإنس والجن.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşEy cinler ve insanlar topluluğu, göklerin ve yerin bucaklarından geçip gitmeğe gücünüz yeterse geçin gidin. Ancak kudretle geçebilirsiniz
Saheeh InternationalO company of jinn and mankind, if you are able to pass beyond the regions of the heavens and the earth, then pass. You will not pass except by authority [from Allah]
Ali BulaçEy cin ve ins toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşın; ancak 'üstün bir güç (sultan)' olmaksızın aşamazsınız
«يا معشر الجن والإنس إن استطعتم أن تنفذوا» تخرجوا «من أقطار» نواحي «السماوات والأرض فانفذوا» أمر تعجيز «لا تنفذون إلا بسلطان» بقوة ولا قوة لكم على ذلك.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateşİkinizin de üzerine, ateşten yalın alev ve kıpkızıl bir duman (yahut erimiş bakır) gönderilir, başaramazsınız
Saheeh InternationalThere will be sent upon you a flame of fire and smoke, and you will not defend yourselves
Ali Bulaçİkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de 'kurtulup-başaramazsınız
«يرسل عليكما شواظ من نار» هو لهبها الخالص من الدخان أو معه «ونحاس» أي دخان لا لهب فيه «فلا تنتصران» تمتنعان من ذلك بل يسوقكم إلى المحشر.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşGök yarılıp da erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman
Saheeh InternationalAnd when the heaven is split open and becomes rose-colored like oil
Ali BulaçSonra gök yarılıp yağ gibi erimiş olarak kıpkırmızı bir gül olduğu zaman
«فإذا انشقت السماء» انفرجت أبوابا لنزول الملائكة «فكانت وردة» أي مثلها محمرة «كالدهان» كالأديم الأحمر على خلاف العهد بها وجواب إذا فما أعظم الهول.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşO gün ne insana, ne de cin'e günahından sorulur
Saheeh InternationalThen on that Day none will be asked about his sin among men or jinn
Ali Bulaçİşte o gün, ne insana, ne cinne günahından sorulmaz
«فيومئذ لا يُسأل عن ذنبه إنس ولا جان» عن ذنبه ويُسألون في وقت آخر (فوربك لنسألنَّهم أجمعين) والجان هنا وفيما سيأتي بمعنى الجن والإنس فيهما بمعنى الإنسي.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşSuçlular, simalarından tanınır, alınlar(ın)dan ve ayaklar(ın)dan tutulur
Saheeh InternationalThe criminals will be known by their marks, and they will be seized by the forelocks and the feet
Ali Bulaç(Çünkü o gün) Suçlu-günahkarlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar
«يعرف المجرمون بسيماهم» سواد الوجوه وزرقة العيون «فيؤخذ بالنواصي الأقدام».
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان» تضم ناصية كل منهم إلى قدميه من خلف أو قدام ويلقى في النار ويقال لهم.
Süleyman Ateşİşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir
Saheeh InternationalThis is Hell, which the criminals deny
Ali Bulaçİşte bu, suçlu-günahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir
«هذه جهنم التي يكذب بها المجرمون».
Süleyman AteşOnunla kaynar su arasında dolaşırlar
Saheeh InternationalThey will go around between it and scalding water, heated [to the utmost degree]
Ali BulaçOnlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp-dolaşırlar
«يطوفون» يسعون «بينها وبين حميم» ماء حار «آن» شديد الحرارة يسقونه إذا استغاثوا من حر النار، وهو منقوص كقاض.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşRabbinin divanında dur(up hesap ver)mekten korkan kimseye iki cennet var
Saheeh InternationalBut for he who has feared the position of his Lord are two gardens
Ali BulaçRabbin makamından korkan kimse için ise iki cennet vardır
«ولمن خاف» أي لكل منهم أو لمجموعهم «مقام ربه» قيامه بين يديه للحساب فترك معصيته «جنتان».
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateşİkisinin de çeşitli ağaçları, meyvaları var
Saheeh InternationalHaving [spreading] branches
Ali BulaçÇeşit çeşit 'inceliklere ve güzelliklere' (veya her türden sık ağaçlara) sahiptirler
«ذواتا» تثنية ذوات على الأصل ولامها ياء «أفنان» أغصان جمع فنن كطلل.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateşİkisinde de akıp giden iki kaynak var
Saheeh InternationalIn both of them are two springs, flowing
Ali Bulaçİkisinde de akmakta olan iki pınar vardır
«فيهما عينان تجريان».
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateşİkisinde de her meyvadan iki çift var
Saheeh InternationalIn both of them are of every fruit, two kinds
Ali Bulaçİkisinde de her meyveden iki çift vardır
«فيهما من كل فاكهة» في الدنيا أو كل ما يتفكه به «زوجان» نوعان رطب ويابس والمر منهما في الدنيا كالحنظل حلو.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateş(Orada) Astarları kalın atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır
Saheeh International[They are] reclining on beds whose linings are of silk brocade, and the fruit of the two gardens is hanging low
Ali BulaçAstarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın (kolay)dır
«متكئين» حال عامله محذوف، أي يتنعمون «على فرش بطائنها من إستبرق» ما غلظ من الديباج وخشن والظهائر من السندس «وجنى الجنتين» ثمرهما «دان» قريب يناله القائم والقاعد والمضطجع.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşOnlarda bakışları kısa (yalnız kocalarına bakan) öyle dilberler de var ki, bunlardan önce onları ne insan, ne de cin kanatmamıştır
Saheeh InternationalIn them are women limiting [their] glances, untouched before them by man or jinni
Ali BulaçOrada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur
«فيهن» في الجنتين وما اشتملتا عليه من العلالي والقصور «قاصرات الطرف» العين على أزواجهن المتكئين من الإنس والجن «لم يطمثهن» يفتضهن وهن من الحور أو من نساء الدنيا المنشآت «إنس قبلهم ولا جان».
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşSanki onlar yakut ve mercandırlar
Saheeh InternationalAs if they were rubies and coral
Ali BulaçSanki onlar yakut ve mercan gibidirler
«كأنهن الياقوت» صفاء «والمرجان» اللؤلؤ بياضا.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateşİyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir
Saheeh InternationalIs the reward for good [anything] but good
Ali Bulaçİhsanın karşılığı ihsandan başkası mıdır
«هل» ما «جزاء الإحسان» بالطاعة «إلا الإحسان» بالنعيم.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşBu ikisinin ötesinde iki cennet daha var
Saheeh InternationalAnd below them both [in excellence] are two [other] gardens
Ali BulaçBu-ikisinin ötesinde iki cennet daha var
«ومن دونهما» الجنتين المذكورتين «جنتان» أيضا لمن خاف مقام ربه.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşYemyeşildirler
Saheeh InternationalDark green [in color]
Ali BulaçAlabildiğine yemyeşildirler
«مدهامتان» سوداوان من شدة خضرتهما.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateşİkisinde de fışkıran iki kaynak var
Saheeh InternationalIn both of them are two springs, spouting
Ali Bulaçİçlerinde durmaksızın fışkırıp-akan iki pınar vardır
«فيهما عينان نضاختان» فوارتان بالماء.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateşİkisinde de meyva, hurma ve nar var
Saheeh InternationalIn both of them are fruit and palm trees and pomegranates
Ali Bulaçİçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır
«فيهما فاكهة ونخل ورمان» هما منها وقيل من غيرها.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşOnlarda da iyi huylu, güzel kadınlar var
Saheeh InternationalIn them are good and beautiful women
Ali BulaçOrada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır
«فيهن» أي الجنتين وما فيهما «خيرات» أخلاقا «حسان» وجوها.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşÇadırlara kapanmış huriler
Saheeh InternationalFair ones reserved in pavilions
Ali BulaçOtağlar içinde korunmuş huri kadınlar
«حور» شديدات سواد العيون وبياضها «مقصورات» مستورات «في الخيام» من در مجوف مضافة إلى القصور شبيهة بالخدور.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşBunlardan önce onları ne insan, ne de cin kanatmamıştır
Saheeh InternationalUntouched before them by man or jinni
Ali BulaçBunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur
«لم يطمثهن إنس قبلهم» قبل أزواجهن «ولا جان».
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman Ateş(Cennettekiler) Yeşil yastıklara ve harikulade güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar
Saheeh InternationalReclining on green cushions and beautiful fine carpets
Ali BulaçYeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere yaslanırlar
«متكئين» أي أزواجهم وإعرابه كما تقدم «على رفرف خضر» جمع رفرفة، أي بسط أو وسائد «وعبقري حسان» جمع عبقرية، أي طنافس.
Süleyman AteşŞimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz
Saheeh InternationalSo which of the favors of your Lord would you deny
Ali BulaçŞu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz
«فبأي آلاء ربكما تكذبان».
Süleyman AteşBüyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir
Saheeh InternationalBlessed is the name of your Lord, Owner of Majesty and Honor
Ali BulaçCelal ve ikram sahibi olan Rabbinin adı ne Yücedir
«تبارك اسم ربك ذي الجلال والإكرام» تقدم ولفظ اسم زائد.