☪ Anlam Arayışı

60. Al-Mumtahana سُورَةُ المُمۡتَحنَةِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
60:1 📚 1
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَتَّخِذُواْ عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمۡ أَوۡلِيَآءَ تُلۡقُونَ إِلَيۡهِم بِٱلۡمَوَدَّةِ وَقَدۡ كَفَرُواْ بِمَا جَآءَكُم مِّنَ ٱلۡحَقِّ يُخۡرِجُونَ ٱلرَّسُولَ وَإِيَّاكُمۡ أَن تُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ رَبِّكُمۡ إِن كُنتُمۡ خَرَجۡتُمۡ جِهَٰدࣰ ا فِي سَبِيلِي وَٱبۡتِغَآءَ مَرۡضَاتِيۚ تُسِرُّونَ إِلَيۡهِم بِٱلۡمَوَدَّةِ وَأَنَا۠ أَعۡلَمُ بِمَآ أَخۡفَيۡتُمۡ وَمَآ أَعۡلَنتُمۡۚ وَمَن يَفۡعَلۡهُ مِنكُمۡ فَقَدۡ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
لَا
edinmeyin
تَتَّخِذُوا۟
take
عَدُوِّى
benim düşmanımı
وَعَدُوَّكُمْ
ve sizin düşmanınızı
أَوْلِيَآءَ
dostlar
تُلْقُونَ
siz iletiyorsunuz
إِلَيْهِم
onlara
بِٱلْمَوَدَّةِ
sevgi
وَقَدْ
halbuki
كَفَرُوا۟
onlar inkar ettiler
بِمَا
şeyi
جَآءَكُم
size gelen
مِّنَ
haktan
ٱلْحَقِّ
the truth
يُخْرِجُونَ
(yurdunuzdan) çıkardılar
ٱلرَّسُولَ
Elçiyi
وَإِيَّاكُمْ ۙ
ve sizi
أَن
dolayı
تُؤْمِنُوا۟
inandığınızdan
بِٱللَّهِ
Allah'a
رَبِّكُمْ
Rabbiniz
إِن
eğer
كُنتُمْ
iseniz
خَرَجْتُمْ
çıkmış
جِهَـٰدًۭا
cihadetmek için
فِى
benim yolumda
سَبِيلِى
My way
وَٱبْتِغَآءَ
ve kazanmak için
مَرْضَاتِى ۚ
benim rızamı
تُسِرُّونَ
(nasıl) gizliyorsunuz
إِلَيْهِم
onlara
بِٱلْمَوَدَّةِ
içinizde sevgi
وَأَنَا۠
oysa ben
أَعْلَمُ
bilirim
بِمَآ
şeyleri
أَخْفَيْتُمْ
sizin gizlediğiniz
وَمَآ
ve şeyleri
أَعْلَنتُمْ ۚ
açığa vurduğunuz
وَمَن
ve kim
يَفْعَلْهُ
bunu yaparsa
مِنكُمْ
sizden
فَقَدْ
elbette
ضَلَّ
sapmıştır
سَوَآءَ
doğru
ٱلسَّبِيلِ
yoldan

Diyanet İşleri MealiEy inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar, size gelen gerçeği inkar etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz; oysa onlar, Rabbiniz olan Allah'a inandığınızdan ötürü sizi ve Peygamberi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer sizler Benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Ben, sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. İçinizden onlara sevgi gösteren kimse, şüphesiz doğru yoldan sapmıştır

Elmalılı Hamdi YazırEy inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkar ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Resulü ve sizi (yurdunuzdan sürüp) çıkardıkları halde siz onlara sevgi ulaştırıyorsunuz. Eğer benim yolumda savaşmak ve benim rızamı kazanmak için çıktınızsa içinizde onlara sevgi mi gizliyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur

60:2
إِن يَثۡقَفُوكُمۡ يَكُونُواْ لَكُمۡ أَعۡدَآءࣰ وَيَبۡسُطُوٓاْ إِلَيۡكُمۡ أَيۡدِيَهُمۡ وَأَلۡسِنَتَهُم بِٱلسُّوٓءِ وَوَدُّواْ لَوۡ تَكۡفُرُونَ
إِن
eğer
يَثْقَفُوكُمْ
onlar sizi ele geçirseler
يَكُونُوا۟
olurlar
لَكُمْ
size
أَعْدَآءًۭ
düşman
وَيَبْسُطُوٓا۟
ve uzatırlar
إِلَيْكُمْ
size
أَيْدِيَهُمْ
ellerini
وَأَلْسِنَتَهُم
ve dillerini
بِٱلسُّوٓءِ
kötülükle
وَوَدُّوا۟
ve isterler
لَوْ
keşke
تَكْفُرُونَ
inkar etseniz

Diyanet İşleri MealiEğer sizi elegeçirirlerse sizin onlara gösterdiğiniz sevgiyi göstermezler, size düşman olurlar, ellerini ve dillerini fenalık etmek için uzatırlar, keşke inkar etseniz isterler

Elmalılı Hamdi YazırŞayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman kesilecekler, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatacaklardır. Zaten inkar edivermenizi istemektedirler

60:3
لَن تَنفَعَكُمۡ أَرۡحَامُكُمۡ وَلَآ أَوۡلَٰدُكُمۡۚ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ يَفۡصِلُ بَيۡنَكُمۡۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرࣱ‏
لَن
asla
تَنفَعَكُمْ
size fayda vermez
أَرْحَامُكُمْ
akrabanız
وَلَآ
ne de
أَوْلَـٰدُكُمْ ۚ
çocuklarınız
يَوْمَ
günü
ٱلْقِيَـٰمَةِ
kıyamet
يَفْصِلُ
ayırır
بَيْنَكُمْ ۚ
aranızı
وَٱللَّهُ
ve Allah
بِمَا
şeyleri
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
بَصِيرٌۭ
görmektedir

Diyanet İşleri MealiYakınlarınız ve çocuklarınız size kıyamet gününde bir fayda veremezler. Allah onlarla sizi ayırır. Allah işlediklerinizi görendir

Elmalılı Hamdi YazırKıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda vermezler. Çünkü Allah aranızı ayırır. Allah yaptıklarınızı görendir

60:4 📚 8
قَدۡ كَانَتۡ لَكُمۡ أُسۡوَةٌ حَسَنَةࣱ فِيٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ إِذۡ قَالُواْ لِقَوۡمِهِمۡ إِنَّا بُرَءَٰٓؤُاْ مِنكُمۡ وَمِمَّا تَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ كَفَرۡنَا بِكُمۡ وَبَدَا بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمُ ٱلۡعَدَٰوَةُ وَٱلۡبَغۡضَآءُ أَبَدًا حَتَّىٰ تُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ وَحۡدَهُۥٓ إِلَّا قَوۡلَ إِبۡرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسۡتَغۡفِرَنَّ لَكَ وَمَآ أَمۡلِكُ لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن شَيۡءࣲۖ رَّبَّنَا عَلَيۡكَ تَوَكَّلۡنَا وَإِلَيۡكَ أَنَبۡنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ
قَدْ
elbette
كَانَتْ
vardır
لَكُمْ
sizin için
أُسْوَةٌ
bir örnek
حَسَنَةٌۭ
güzel
فِىٓ
İbrahim'de
إِبْرَٰهِيمَ
Ibrahim
وَٱلَّذِينَ
ve bulunanlarda
مَعَهُۥٓ
onunla beraber
إِذْ
hani
قَالُوا۟
onlar demişlerdi
لِقَوْمِهِمْ
kavimlerine
إِنَّا
elbette biz
بُرَءَٰٓؤُا۟
uzağız
مِنكُمْ
sizden
وَمِمَّا
ve
تَعْبُدُونَ
taptıklarınızdan
مِن
başka
دُونِ
besides
ٱللَّهِ
Allah'tan
كَفَرْنَا
tanımıyoruz
بِكُمْ
sizi
وَبَدَا
ve belirmiştir
بَيْنَنَا
bizim aramızda
وَبَيْنَكُمُ
sizinle
ٱلْعَدَٰوَةُ
bir düşmanlık
وَٱلْبَغْضَآءُ
ve nefret
أَبَدًا
sürekli
حَتَّىٰ
kadar
تُؤْمِنُوا۟
siz inanıncaya
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَحْدَهُۥٓ
bir tek
إِلَّا
yalnız hariçtir
قَوْلَ
demesi
إِبْرَٰهِيمَ
İbrahim'in
لِأَبِيهِ
babasına
لَأَسْتَغْفِرَنَّ
mağfiret dileyeceğim
لَكَ
senin için
وَمَآ
fakat
أَمْلِكُ
gücüm yetmez
لَكَ
senin için
مِنَ
Allahtan
ٱللَّهِ
Allah
مِن
(gelecek)
شَىْءٍۢ ۖ
bir şeye
رَّبَّنَا
Rabbimiz
عَلَيْكَ
sana
تَوَكَّلْنَا
dayandık
وَإِلَيْكَ
ve sana
أَنَبْنَا
yöneldik
وَإِلَيْكَ
ve sanadır
ٱلْمَصِيرُ
dönüş

Diyanet İşleri Mealiİbrahim ve onunla beraber olanlarda, sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır. Onlar milletlerine şöyle demişlerdi: "Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız; sizin dininizi inkar ediyoruz; bizimle sizin aranızda yalnız Allah'a inanmanıza kadar ebedi düşmanlık ve öfke başgöstermiştir." -Yalnız, İbrahim'in, babasına: "And olsun ki, senin için mağfiret dileyeceğim, fakat sana Allah'tan gelecek herhangi bir şeyi savmaya gücüm yetmez" sözü bu örneğin dışındadır- "Rabbimiz! Sana güvendik, Sana yöneldik; dönüş Sanadır

Elmalılı Hamdi Yazırİbrahim'de ve onunla beraber bulunanlarda sizin için güzel bir misal vardır, onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir." Yalnız İbrahim'in babasına: "Senin için mağfiret dileyeceğim, fakat senin için Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi (önlemeye) gücüm yetmez." demesi hariç. Rabbimiz! Yalnız sana dayandık, sana yöneldik. Dönüşümüz de ancak sanadır

60:5 📚 3
رَبَّنَا لَا تَجۡعَلۡنَا فِتۡنَةࣰ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ وَٱغۡفِرۡ لَنَا رَبَّنَآۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
رَبَّنَا
Rabbimiz
لَا
bizi yapma
تَجْعَلْنَا
make us
فِتْنَةًۭ
bir sınav
لِّلَّذِينَ
kimseler için
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
وَٱغْفِرْ
e bağışla
لَنَا
bizi
رَبَّنَآ ۖ
Rabbimiz
إِنَّكَ
ancak Sensin
أَنتَ
Sen
ٱلْعَزِيزُ
yegane galib
ٱلْحَكِيمُ
hüküm ve hikmet sahibi

Diyanet İşleri MealiRabbimiz! Bizi, inkar edenlerle deneme; bizi bağışla, doğrusu Sen, güçlü olan, Hakim olansın

Elmalılı Hamdi YazırRabbimiz! Bizi inkar edenler için bir fitne kılma, (onlara mağlub etme!) bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegane gâlib ve hikmet sahibi ancak sensin

60:6 📚 2
لَقَدۡ كَانَ لَكُمۡ فِيهِمۡ أُسۡوَةٌ حَسَنَةࣱ لِّمَن كَانَ يَرۡجُواْ ٱللَّهَ وَٱلۡيَوۡمَ ٱلۡأٓخِرَۚ وَمَن يَتَوَلَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡغَنِيُّ ٱلۡحَمِيدُ
لَقَدْ
andolsun
كَانَ
vardır
لَكُمْ
sizin için
فِيهِمْ
onlarda
أُسْوَةٌ
bir örnek
حَسَنَةٌۭ
güzel
لِّمَن
kimseler için
كَانَ
arzu edenler
يَرْجُوا۟
hopeful
ٱللَّهَ
Allah'ı
وَٱلْيَوْمَ
ve gününü
ٱلْـَٔاخِرَ ۚ
ahiret
وَمَن
ve kim
يَتَوَلَّ
yüz çevirirse
فَإِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
هُوَ
O'dur
ٱلْغَنِىُّ
zengin olan
ٱلْحَمِيدُ
övgüye layık olan

Diyanet İşleri MealiAnd olsun ki, sizlerden, Allah'ı ve ahiret gününü uman kimse için, bunlarda güzel örnekler vardır. Kim yüz çevirirse kendi aleyhine olur, doğrusu Allah müstağnidir, övülmeğe layıktır

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun, onlarda sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü arzulayanlara güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse şüphesiz Allah, zengindir, hamde layık olandır

60:7 📚 1
۞عَسَى ٱللَّهُ أَن يَجۡعَلَ بَيۡنَكُمۡ وَبَيۡنَ ٱلَّذِينَ عَادَيۡتُم مِّنۡهُم مَّوَدَّةࣰۚ وَٱللَّهُ قَدِيرࣱۚ وَٱللَّهُ غَفُورࣱ رَّحِيمࣱ‏
۞ عَسَى
belki de
ٱللَّهُ
Allah
أَن
koyar
يَجْعَلَ
will put
بَيْنَكُمْ
sizinle
وَبَيْنَ
arasına
ٱلَّذِينَ
düşman olduklarınız
عَادَيْتُم
you have been enemies
مِّنْهُم
onlardan
مَّوَدَّةًۭ ۚ
bir sevgi
وَٱللَّهُ
ve Allah
قَدِيرٌۭ ۚ
kadirdir
وَٱللَّهُ
ve Allah
غَفُورٌۭ
çok bağışlayandır
رَّحِيمٌۭ
çok esirgeyendir

Diyanet İşleri MealiAllah'ın sizinle, düşmanlık gösterdiğiniz kimseler arasında bir sevgi yaratması umulur; Allah Kadir'dir, Allah bağışlayandır, acıyandır

Elmalılı Hamdi YazırOlur ki Allah sizinle düşmanlarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir. Allah gücü yetendir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir

60:8
لَّا يَنۡهَىٰكُمُ ٱللَّهُ عَنِ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُقَٰتِلُوكُمۡ فِي ٱلدِّينِ وَلَمۡ يُخۡرِجُوكُم مِّن دِيَٰرِكُمۡ أَن تَبَرُّوهُمۡ وَتُقۡسِطُوٓاْ إِلَيۡهِمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُقۡسِطِينَ
لَّا
sizi men'etmez
يَنْهَىٰكُمُ
(does) forbid you
ٱللَّهُ
Allah
عَنِ
kimselerden
ٱلَّذِينَ
those who
لَمْ
sizinle savaşmayan
يُقَـٰتِلُوكُمْ
fight you
فِى
hakkında
ٱلدِّينِ
din
وَلَمْ
ve
يُخْرِجُوكُم
sizi çıkarmayan
مِّن
yurtlarınızdan;
دِيَـٰرِكُمْ
your homes
أَن
iyilik etmekten
تَبَرُّوهُمْ
you deal kindly
وَتُقْسِطُوٓا۟
ve adaletli davranmaktan
إِلَيْهِمْ ۚ
onlara
إِنَّ
şüphesiz ki
ٱللَّهَ
Allah
يُحِبُّ
sever
ٱلْمُقْسِطِينَ
adalet yapanları

Diyanet İşleri MealiAllah, din uğrunda sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara karşı adil davranmanızı yasak kılmaz; doğrusu Allah adil olanları sever

Elmalılı Hamdi YazırAllah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez. Çünkü Allah adalet yapanları sever

60:9
إِنَّمَا يَنۡهَىٰكُمُ ٱللَّهُ عَنِ ٱلَّذِينَ قَٰتَلُوكُمۡ فِي ٱلدِّينِ وَأَخۡرَجُوكُم مِّن دِيَٰرِكُمۡ وَظَٰهَرُواْ عَلَىٰٓ إِخۡرَاجِكُمۡ أَن تَوَلَّوۡهُمۡۚ وَمَن يَتَوَلَّهُمۡ فَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ
إِنَّمَا
ancak
يَنْهَىٰكُمُ
sizi men'eder
ٱللَّهُ
Allah
عَنِ
kimselerden
ٱلَّذِينَ
those who
قَـٰتَلُوكُمْ
sizinle savaşan
فِى
hakkında
ٱلدِّينِ
din
وَأَخْرَجُوكُم
ve sizi çıkaran
مِّن
yurtlarınızdan
دِيَـٰرِكُمْ
your homes
وَظَـٰهَرُوا۟
ve yardım eden
عَلَىٰٓ
çıkarılmanıza
إِخْرَاجِكُمْ
your expulsion
أَن
dost olmanızdan
تَوَلَّوْهُمْ ۚ
you make them allies
وَمَن
ve kim
يَتَوَلَّهُمْ
onlarla dost olursa
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlardır
ٱلظَّـٰلِمُونَ
zalimler

Diyanet İşleri MealiAllah, ancak sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanıza yardım edenleri dost edinmenizi yasak eder; kim onları dost edinirse, işte onlar zalimdir

Elmalılı Hamdi YazırAllah sizi, ancak sizinle din hakkında savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için yardım eden kimselere dost olmaktan men eder. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır

60:10 📚 10
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا جَآءَكُمُ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتُ مُهَٰجِرَٰتࣲ فَٱمۡتَحِنُوهُنَّۖ ٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِإِيمَٰنِهِنَّۖ فَإِنۡ عَلِمۡتُمُوهُنَّ مُؤۡمِنَٰتࣲ فَلَا تَرۡجِعُوهُنَّ إِلَى ٱلۡكُفَّارِۖ لَا هُنَّ حِلࣱّ لَّهُمۡ وَلَا هُمۡ يَحِلُّونَ لَهُنَّۖ وَءَاتُوهُم مَّآ أَنفَقُواْۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ أَن تَنكِحُوهُنَّ إِذَآ ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّۚ وَلَا تُمۡسِكُواْ بِعِصَمِ ٱلۡكَوَافِرِ وَسۡـَٔلُواْ مَآ أَنفَقۡتُمۡ وَلۡيَسۡـَٔلُواْ مَآ أَنفَقُواْۚ ذَٰلِكُمۡ حُكۡمُ ٱللَّهِ يَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡۖ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمࣱ‏
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوٓا۟
inanan(lar)
إِذَا
zaman
جَآءَكُمُ
size geldiği
ٱلْمُؤْمِنَـٰتُ
mü'min kadınlar
مُهَـٰجِرَٰتٍۢ
göç ederek
فَٱمْتَحِنُوهُنَّ ۖ
onları imtihan edin
ٱللَّهُ
Allah
أَعْلَمُ
daha iyi bilir
بِإِيمَـٰنِهِنَّ ۖ
onların imanlarını
فَإِنْ
eğer
عَلِمْتُمُوهُنَّ
anlarsanız
مُؤْمِنَـٰتٍۢ
inanmış olduklarını
فَلَا
onları geri döndürmeyin
تَرْجِعُوهُنَّ
return them
إِلَى
kafirlere
ٱلْكُفَّارِ ۖ
the disbelievers
لَا
değildir
هُنَّ
bunlar (kadınlar)
حِلٌّۭ
helal
لَّهُمْ
onlara
وَلَا
ve değildir
هُمْ
onlar
يَحِلُّونَ
helal
لَهُنَّ ۖ
bunlara
وَءَاتُوهُم
ve onlara verin
مَّآ
şey(leri)
أَنفَقُوا۟ ۚ
onların harcadıkları
وَلَا
ve yoktur
جُنَاحَ
bir günah
عَلَيْكُمْ
sizin için
أَن
bunlarla evlenmenizde
تَنكِحُوهُنَّ
you marry them
إِذَآ
takdirde
ءَاتَيْتُمُوهُنَّ
kendilerine verdiğiniz
أُجُورَهُنَّ ۚ
ücretlerini
وَلَا
ve
تُمْسِكُوا۟
tutmayın
بِعِصَمِ
ismetlerini
ٱلْكَوَافِرِ
kafir kadınların
وَسْـَٔلُوا۟
isteyin
مَآ
şeyi (mehri)
أَنفَقْتُمْ
harcadığınız
وَلْيَسْـَٔلُوا۟
ve onlar da istesinler
مَآ
şeyi
أَنفَقُوا۟ ۚ
harcadıkları
ذَٰلِكُمْ
bu size
حُكْمُ
hükmüdür
ٱللَّهِ ۖ
Allah'ın
يَحْكُمُ
(böyle) hükmediyor
بَيْنَكُمْ ۚ
aranızda
وَٱللَّهُ
ve Allah
عَلِيمٌ
bilendir
حَكِيمٌۭ
hüküm ve hikmet sahibidir

Diyanet İşleri MealiEy inananlar! İnanmış kadınlar hicret ederek size gelirlerse onları deneyin, hicretlerinin sebebini inceleyin. Allah onların imanlarını çok iyi bilir. Onların mümin kadınlar olduklarını öğrenirseniz, inkarcılara geri çevirmeyin. Bu kadınlar, o inkarcılara helal değildir Onlar da bunlara helal olmazlar. İnkarcıların bu kadınlara verdikleri mehirleri iade edin: Bu kadınların mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman, onlarla evlenmenizde bir engel yoktur. İnkarcı kadınları nikahınızda tutmayın; onlara verdiğiniz mehri isteyin; inkarcı erkekler de hicret eden mümin kadınlara verdikleri mehirleri istesinler. Allah'ın hükmü budur; aranızda O hükmeder. Allah bilendir, Hakim'dir

Elmalılı Hamdi YazırEy iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduğunu öğrenirseniz onları kâfirlere geri döndürmeyin. Bunlar onlara helal değildir. Onlar da bunlara helal olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlarda sarfettiklerini istesinler. Allah'ın hükmü budur. Aranızda O, hükmeder, Allah bilendir, hikmet sahibidir

60:11
وَإِن فَاتَكُمۡ شَيۡءࣱ مِّنۡ أَزۡوَٰجِكُمۡ إِلَى ٱلۡكُفَّارِ فَعَاقَبۡتُمۡ فَـَٔاتُواْ ٱلَّذِينَ ذَهَبَتۡ أَزۡوَٰجُهُم مِّثۡلَ مَآ أَنفَقُواْۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِيٓ أَنتُم بِهِۦ مُؤۡمِنُونَ
وَإِن
ve eğer
فَاتَكُمْ
giderse
شَىْءٌۭ
herhangibir şey
مِّنْ
eşlerinizden
أَزْوَٰجِكُمْ
your wives
إِلَى
kafirlere
ٱلْكُفَّارِ
the disbelievers
فَعَاقَبْتُمْ
sonra sıra size gelirse
فَـَٔاتُوا۟
verin
ٱلَّذِينَ
gidenlere
ذَهَبَتْ
have gone
أَزْوَٰجُهُم
eşleri
مِّثْلَ
mislini
مَآ
harcadıklarının
أَنفَقُوا۟ ۚ
they had spent
وَٱتَّقُوا۟
ve sakının
ٱللَّهَ
Allah'a
ٱلَّذِىٓ
ki
أَنتُم
siz
بِهِۦ
ona
مُؤْمِنُونَ
inanıyorsunuz

Diyanet İşleri MealiEy mümin erkekler! Eğer inkar eden (kafir olan) eşlerinize sarfettiklerinizden inkarcılara bir şey geçecek olursa ganimetten, eşleri giden mümin erkeklere sarfettikleri miktar kadarını verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının

Elmalılı Hamdi YazırEğer eşlerinizden biri, sizden kâfirlere kaçar da siz de savaşta galip durumda olursanız, eşleri gitmiş olanlara ganimetten, harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının

60:12
يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ إِذَا جَآءَكَ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتُ يُبَايِعۡنَكَ عَلَىٰٓ أَن لَّا يُشۡرِكۡنَ بِٱللَّهِ شَيۡـࣰٔ ا وَلَا يَسۡرِقۡنَ وَلَا يَزۡنِينَ وَلَا يَقۡتُلۡنَ أَوۡلَٰدَهُنَّ وَلَا يَأۡتِينَ بِبُهۡتَٰنࣲ يَفۡتَرِينَهُۥ بَيۡنَ أَيۡدِيهِنَّ وَأَرۡجُلِهِنَّ وَلَا يَعۡصِينَكَ فِي مَعۡرُوفࣲ فَبَايِعۡهُنَّ وَٱسۡتَغۡفِرۡ لَهُنَّ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورࣱ رَّحِيمࣱ‏
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلنَّبِىُّ
peygamber
إِذَا
zaman
جَآءَكَ
sana geldiği
ٱلْمُؤْمِنَـٰتُ
inanmış kadınlar
يُبَايِعْنَكَ
sana bi'at ederlerse
عَلَىٰٓ
hususunda
أَن
ortak koşmamaları
لَّا
not
يُشْرِكْنَ
they will associate
بِٱللَّهِ
Allah'a
شَيْـًۭٔا
hiçbir şeyi
وَلَا
ve
يَسْرِقْنَ
hırsızlık etmemeleri
وَلَا
ve
يَزْنِينَ
zina etmemeleri
وَلَا
ve
يَقْتُلْنَ
öldürmemeleri
أَوْلَـٰدَهُنَّ
çocuklarını
وَلَا
ve
يَأْتِينَ
getirmemeleri
بِبُهْتَـٰنٍۢ
uydurup
يَفْتَرِينَهُۥ
bir iftira
بَيْنَ
arasında
أَيْدِيهِنَّ
elleri
وَأَرْجُلِهِنَّ
ve ayakları
وَلَا
ve
يَعْصِينَكَ
sana karşı gelmemeleri
فِى
iyi bir işte
مَعْرُوفٍۢ ۙ
(the) right
فَبَايِعْهُنَّ
onlarla bi'atleş
وَٱسْتَغْفِرْ
ve mağfiret dile
لَهُنَّ
onlar için
ٱللَّهَ ۖ
Allah'tan
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
غَفُورٌۭ
çok bağışlayandır
رَّحِيمٌۭ
çok esirgeyendir

Diyanet İşleri MealiEy Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah'a hiçbir ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, başkasının çocuğunu sahiplenerek kocasına isnadda bulunmamak ve uygun olanı işlemekte sana karşı gelmemek şartıyla sana beyat etmek üzere geldikleri zaman, onları kabul et; onlara Allah'tan bağışlanma dile; doğrusu Allah, bağışlayandır, acıyandır

Elmalılı Hamdi YazırEy Peygamber! İnanmış kadınlar sana gelip Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık etmemeleri, zina etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleri ile ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemeleri, iyi bir işte sana karşı gelmemeleri hususunda sana bey'at ederlerse onların bey'atlarını al ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir

60:13
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَتَوَلَّوۡاْ قَوۡمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡ قَدۡ يَئِسُواْ مِنَ ٱلۡأٓخِرَةِ كَمَا يَئِسَ ٱلۡكُفَّارُ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلۡقُبُورِ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
لَا
dostluk etmeyin
تَتَوَلَّوْا۟
make allies
قَوْمًا
bir topluluk ile
غَضِبَ
gazabettiği
ٱللَّهُ
Allah'ın
عَلَيْهِمْ
kendilerine
قَدْ
umudu kesmiş olan
يَئِسُوا۟
they despair
مِنَ
ahiretten
ٱلْـَٔاخِرَةِ
the Hereafter
كَمَا
gibi
يَئِسَ
umudu kestiği
ٱلْكُفَّارُ
kafirlerin
مِنْ
halkından
أَصْحَـٰبِ
(the) companions
ٱلْقُبُورِ
mezarlık

Diyanet İşleri MealiEy inananlar! Allah'ın gazabına uğramış milleti dost edinmeyin; inkarcıların kabirde bulunan kimselerden umutlarını kestikleri gibi, onlar da, ahiretten umutlarını kesmişlerdir

Elmalılı Hamdi YazırEy inananlar, Allah'ın gazab ettiği kimselerle dostluk etmeyin. Kâfirler, mezarlık halkından nasıl ümidi kesmişse, onlar da ahiretten öyle ümidi kesmişlerdi

← Önceki Sonraki →

60. Al-Mumtahana Suresi | Anlam Arayışı