☪ Anlam Arayışı

61. As-Saff سُورَةُ الصَّفِّ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
61:1 📚 1
سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
سَبَّحَ
tesbih etmektedir
لِلَّهِ
Allah'ı
مَا
ne varsa
فِى
göklerde
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
the heavens
وَمَا
ve ne varsa
فِى
yerde
ٱلْأَرْضِ ۖ
the earth
وَهُوَ
ve O
ٱلْعَزِيزُ
üstündür
ٱلْحَكِيمُ
hüküm ve hikmet sahibidir

Yusuf AliWhatever is in the heavens and on earth, let it declare the Praises and Glory of God: for He is the Exalted in Might, the Wise

Ali BulaçGöklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir

61:2
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفۡعَلُونَ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
لِمَ
niçin?
تَقُولُونَ
söylüyorsunuz
مَا
şeyi
لَا
yapmayacağınız
تَفْعَلُونَ
you do

Yusuf AliO ye who believe! Why say ye that which ye do not

Ali BulaçEy iman edenler, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz

61:3 📚 9
كَبُرَ مَقۡتًا عِندَ ٱللَّهِ أَن تَقُولُواْ مَا لَا تَفۡعَلُونَ
كَبُرَ
büyüktür
مَقْتًا
gazabı
عِندَ
katında
ٱللَّهِ
Allah
أَن
söylemenin
تَقُولُوا۟
you say
مَا
şeyi
لَا
yapmayacağınız
تَفْعَلُونَ
you do

Yusuf AliGrievously odious is it in the sight of God that ye say that which ye do not

Ali BulaçYapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah Katında bir gazab (konusu olması) bakımından büyüdü (büyük bir suç teşkil etti)

61:4
إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلَّذِينَ يُقَٰتِلُونَ فِي سَبِيلِهِۦ صَفࣰّ ا كَأَنَّهُم بُنۡيَٰنࣱ مَّرۡصُوصࣱ‏
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
يُحِبُّ
sever
ٱلَّذِينَ
kimseleri
يُقَـٰتِلُونَ
çarpışan(ları)
فِى
kendi yolunda
سَبِيلِهِۦ
His Way
صَفًّۭا
saf bağlayarak
كَأَنَّهُم
gibi
بُنْيَـٰنٌۭ
binalar
مَّرْصُوصٌۭ
kenetlenmiş

Yusuf AliTruly God loves those who fight in His Cause in battle array, as if they were a solid cemented structure

Ali BulaçŞüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever

61:5
وَإِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦ يَٰقَوۡمِ لِمَ تُؤۡذُونَنِي وَقَد تَّعۡلَمُونَ أَنِّي رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيۡكُمۡۖ فَلَمَّا زَاغُوٓاْ أَزَاغَ ٱللَّهُ قُلُوبَهُمۡۚ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡفَٰسِقِينَ
وَإِذْ
bir zaman
قَالَ
demişti
مُوسَىٰ
Musa
لِقَوْمِهِۦ
kavmine
يَـٰقَوْمِ
ey kavmim
لِمَ
niçin?
تُؤْذُونَنِى
beni incitiyorsunuz
وَقَد
halde
تَّعْلَمُونَ
biliyorsunuz
أَنِّى
gerçekten benim
رَسُولُ
elçisi (olduğumu)
ٱللَّهِ
Allah'ın
إِلَيْكُمْ ۖ
size
فَلَمَّا
zaman
زَاغُوٓا۟
onlar eğrildiği
أَزَاغَ
eğriltti
ٱللَّهُ
Allah da
قُلُوبَهُمْ ۚ
kalblerini
وَٱللَّهُ
ve Allah
لَا
doğru yola iletmez
يَهْدِى
guide
ٱلْقَوْمَ
kavmi
ٱلْفَـٰسِقِينَ
yoldan çıkan

Yusuf AliAnd remember, Moses said to his people: "O my people! why do ye vex and insult me, though ye know that I am the apostle of God (sent) to you?" Then when they went wrong, God let their hearts go wrong. For God guides not those who are rebellio us transgressors

Ali BulaçHani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, gerçekten benim sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?" İşte onlar eğrilip-sapınca Allah da onların kalplerini eğriltip saptırmış oldu. Allah, fasık bir kavmi hidayete erdirmez

61:6 📚 2
وَإِذۡ قَالَ عِيسَى ٱبۡنُ مَرۡيَمَ يَٰبَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ إِنِّي رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيۡكُم مُّصَدِّقࣰ ا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيَّ مِنَ ٱلتَّوۡرَىٰةِ وَمُبَشِّرَۢا بِرَسُولࣲ يَأۡتِي مِنۢ بَعۡدِي ٱسۡمُهُۥٓ أَحۡمَدُۖ فَلَمَّا جَآءَهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ قَالُواْ هَٰذَا سِحۡرࣱ مُّبِينࣱ‏
وَإِذْ
ve hani
قَالَ
demişti
عِيسَى
Îsa
ٱبْنُ
oğlu
مَرْيَمَ
Meryem
يَـٰبَنِىٓ
ey oğulları
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
إِنِّى
elbette ben
رَسُولُ
elçisiyim
ٱللَّهِ
Allah'ın
إِلَيْكُم
size (gönderilen)
مُّصَدِّقًۭا
doğrulayıcı
لِّمَا
olanı
بَيْنَ
elimde
يَدَىَّ
my hands
مِنَ
Tevrattan
ٱلتَّوْرَىٰةِ
the Taurat
وَمُبَشِّرًۢا
ve müjdeleyiciyim
بِرَسُولٍۢ
bir elçiyi
يَأْتِى
gelecek
مِنۢ
benden sonra
بَعْدِى
after me
ٱسْمُهُۥٓ
onun ismi
أَحْمَدُ ۖ
Ahmed'dir
فَلَمَّا
zaman
جَآءَهُم
onlara geldiği
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ
apaçık delillerle
قَالُوا۟
dediler
هَـٰذَا
bu
سِحْرٌۭ
bir büyüdür
مُّبِينٌۭ
apaçık

Yusuf AliAnd remember, Jesus, the son of Mary, said: "O Children of Israel! I am the apostle of God (sent) to you, confirming the Law (which came) before me, and giving Glad Tidings of an Apostle to come after me, whose name shall be Ahmad." But when h e came to them with Clear Signs, they said, "this is evident sorcery

Ali BulaçHani Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince: "Bu, açıkça bir büyüdür" dediler

61:7 📚 1
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَ وَهُوَ يُدۡعَىٰٓ إِلَى ٱلۡإِسۡلَٰمِۚ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّٰلِمِينَ
وَمَنْ
ve kim (olabilir?)
أَظْلَمُ
daha zalim
مِمَّنِ
kimseden
ٱفْتَرَىٰ
iftira atan
عَلَى
üstüne
ٱللَّهِ
Allah'ın
ٱلْكَذِبَ
yalan
وَهُوَ
ve o
يُدْعَىٰٓ
çağırıldığı halde
إِلَى
islama
ٱلْإِسْلَـٰمِ ۚ
Islam
وَٱللَّهُ
ve Allah
لَا
doğru yola iletmez
يَهْدِى
guide
ٱلْقَوْمَ
topluluğunu
ٱلظَّـٰلِمِينَ
zalimler

Yusuf AliWho doth greater wrong than one who invents falsehood against God, even as he is being invited to Islam? And God guides not those who do wrong

Ali Bulaçİslam'a çağrıldığı halde, Allah'a karşı yalan uyduranlardan daha zalim kimdir? Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez

61:8
يُرِيدُونَ لِيُطۡفِـُٔواْ نُورَ ٱللَّهِ بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَٱللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِۦ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡكَٰفِرُونَ
يُرِيدُونَ
istiyorlar
لِيُطْفِـُٔوا۟
söndürmek
نُورَ
nurunu
ٱللَّهِ
Allah'ın
بِأَفْوَٰهِهِمْ
ağızlarıyle
وَٱللَّهُ
ve Allah
مُتِمُّ
tamamlayacaktır
نُورِهِۦ
nurunu
وَلَوْ
ve şayet
كَرِهَ
hoşlanmasa da
ٱلْكَـٰفِرُونَ
kafirler

Yusuf AliTheir intention is to extinguish God's Light (by blowing) with their mouths: But God will complete (the revelation of) His Light, even though the Unbelievers may detest (it)

Ali BulaçOnlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, Kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile

61:9 📚 9
هُوَ ٱلَّذِيٓ أَرۡسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلۡهُدَىٰ وَدِينِ ٱلۡحَقِّ لِيُظۡهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡمُشۡرِكُونَ
هُوَ
O
ٱلَّذِىٓ
ki
أَرْسَلَ
gönderdi
رَسُولَهُۥ
elçisini
بِٱلْهُدَىٰ
hidayetle
وَدِينِ
ve din ile
ٱلْحَقِّ
hak
لِيُظْهِرَهُۥ
onu getirsin diye
عَلَى
üstün
ٱلدِّينِ
dinlere
كُلِّهِۦ
bütün
وَلَوْ
ve şayet
كَرِهَ
hoşlanmasa da
ٱلْمُشْرِكُونَ
müşrikler

Yusuf AliIt is He Who has sent His Apostle with Guidance and the Religion of Truth, that he may proclaim it over all religion, even though the Pagans may detest (it)

Ali BulaçElçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile

61:10
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ هَلۡ أَدُلُّكُمۡ عَلَىٰ تِجَٰرَةࣲ تُنجِيكُم مِّنۡ عَذَابٍ أَلِيمࣲ‏
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
هَلْ
size göstereyimmi?
أَدُلُّكُمْ
I guide you
عَلَىٰ
bir ticaret
تِجَـٰرَةٍۢ
a transaction
تُنجِيكُم
sizi kurtaracak
مِّنْ
azabdan
عَذَابٍ
a punishment
أَلِيمٍۢ
acıklı

Yusuf AliO ye who believe! Shall I lead you to a bargain that will save you from a grievous Penalty

Ali BulaçEy iman edenler, sizi acı bir azaptan kurtaracak bir ticareti haber vereyim mi

61:11 📚 2
تُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُجَٰهِدُونَ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ بِأَمۡوَٰلِكُمۡ وَأَنفُسِكُمۡۚ ذَٰلِكُمۡ خَيۡرࣱ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
تُؤْمِنُونَ
inanırsınız
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَرَسُولِهِۦ
ve Elçisine
وَتُجَـٰهِدُونَ
ve cihadedersiniz
فِى
yolunda
سَبِيلِ
(the) way
ٱللَّهِ
Allah
بِأَمْوَٰلِكُمْ
mallarınızla
وَأَنفُسِكُمْ ۚ
ve canlarınızla
ذَٰلِكُمْ
işte budur
خَيْرٌۭ
en iyisi
لَّكُمْ
sizin için
إِن
eğer
كُنتُمْ
iseniz
تَعْلَمُونَ
biliyor(lar)

Yusuf AliThat ye believe in God and His Apostle, and that ye strive (your utmost) in the Cause of God, with your property and your persons: That will be best for you, if ye but knew

Ali BulaçAllah'a ve O'nun Resulü’ne iman edersiniz, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda mücadele edersiniz. Bu, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz

61:12
يَغۡفِرۡ لَكُمۡ ذُنُوبَكُمۡ وَيُدۡخِلۡكُمۡ جَنَّٰتࣲ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةࣰ فِي جَنَّٰتِ عَدۡنࣲۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ
يَغْفِرْ
bağışlasın
لَكُمْ
sizin
ذُنُوبَكُمْ
günahlarınızı
وَيُدْخِلْكُمْ
ve sizi koysun
جَنَّـٰتٍۢ
cennetlere
تَجْرِى
akan
مِن
altlarından
تَحْتِهَا
underneath it
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
وَمَسَـٰكِنَ
ve konutlara
طَيِّبَةًۭ
güzel
فِى
içinde
جَنَّـٰتِ
bahçeler
عَدْنٍۢ ۚ
durulmağa değer
ذَٰلِكَ
işte budur
ٱلْفَوْزُ
başarı
ٱلْعَظِيمُ
büyük

Yusuf AliHe will forgive you your sins, and admit you to Gardens beneath which Rivers flow, and to beautiful mansions in Gardens of Eternity: that is indeed the Supreme Achievement

Ali BulaçO da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur

61:13 📚 1
وَأُخۡرَىٰ تُحِبُّونَهَاۖ نَصۡرࣱ مِّنَ ٱللَّهِ وَفَتۡحࣱ قَرِيبࣱۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
وَأُخْرَىٰ
bir şey daha var
تُحِبُّونَهَا ۖ
seveceğiniz
نَصْرٌۭ
bir zafer
مِّنَ
Allahtan
ٱللَّهِ
Allah
وَفَتْحٌۭ
ve bir fetih
قَرِيبٌۭ ۗ
yakın
وَبَشِّرِ
ve müjdele
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minleri

Yusuf AliAnd another (favour will He bestow,) which ye do love,- help from God and a speedy victory. So give the Glad Tidings to the Believers

Ali BulaçVe seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele

61:14 📚 1
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُونُوٓاْ أَنصَارَ ٱللَّهِ كَمَا قَالَ عِيسَى ٱبۡنُ مَرۡيَمَ لِلۡحَوَارِيِّـۧنَ مَنۡ أَنصَارِيٓ إِلَى ٱللَّهِۖ قَالَ ٱلۡحَوَارِيُّونَ نَحۡنُ أَنصَارُ ٱللَّهِۖ فَـَٔامَنَت طَّآئِفَةࣱ مِّنۢ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ وَكَفَرَت طَّآئِفَةࣱۖ فَأَيَّدۡنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ عَلَىٰ عَدُوِّهِمۡ فَأَصۡبَحُواْ ظَٰهِرِينَ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
كُونُوٓا۟
olun
أَنصَارَ
yardımcıları
ٱللَّهِ
Allah'ın
كَمَا
nitekim
قَالَ
demişti
عِيسَى
Îsa
ٱبْنُ
oğlu
مَرْيَمَ
Meryem
لِلْحَوَارِيِّـۧنَ
havarilere
مَنْ
kimdir?
أَنصَارِىٓ
benim yardımcılarım
إِلَى
(yolunda)
ٱللَّهِ ۖ
Allah
قَالَ
dediler
ٱلْحَوَارِيُّونَ
havariler
نَحْنُ
biziz
أَنصَارُ
yardımcların
ٱللَّهِ ۖ
Allah(yolun)un
فَـَٔامَنَت
inandı
طَّآئِفَةٌۭ
bir zümre
مِّنۢ
oğullarından
بَنِىٓ
Children
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
وَكَفَرَت
ve inkar etti
طَّآئِفَةٌۭ ۖ
bir zümre
فَأَيَّدْنَا
biz de destekledik
ٱلَّذِينَ
kimseleri
ءَامَنُوا۟
inanan(ları)
عَلَىٰ
karşı
عَدُوِّهِمْ
düşmanlarına
فَأَصْبَحُوا۟
onlar oldular
ظَـٰهِرِينَ
üstün gelenlerden

Yusuf AliO ye who believe! Be ye helpers of God: As said Jesus the son of Mary to the Disciples, "Who will be my helpers to (the work of) God?" Said the disciples, "We are God's helpers!" then a portion of the Children of Israel believed, and a portion disbelieved: But We gave power to those who believed, against their enemies, and they became the ones that prevailed

Ali BulaçEy iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun: Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Allah'ın yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğulları'ndan bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkar etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler

← Önceki Sonraki →

61. As-Saff Suresi | Anlam Arayışı