61. As-Saff سُورَةُ الصَّفِّ
Diyanet İşleri MealiGöklerde olanlar da yerde olanlar da Allah'ı tesbih ederler. O, güçlüdür, Hakim'dir
Yusuf AliWhatever is in the heavens and on earth, let it declare the Praises and Glory of God: for He is the Exalted in Might, the Wise
Süleyman AteşGöklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah'ı tesbih etmiştir. O üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir
Diyanet İşleri MealiEy inananlar! Yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz
Yusuf AliO ye who believe! Why say ye that which ye do not
Süleyman AteşEy inananlar niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz
Diyanet İşleri MealiYapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük gazaba sebep olur
Yusuf AliGrievously odious is it in the sight of God that ye say that which ye do not
Süleyman AteşYapmayacağınız şeyi söylemek, Allah katında en sevilmeyen bir şeydir
Diyanet İşleri MealiDoğrusu Allah, kendi uğrunda, kenetlenmiş bir duvar gibi, saf halinde çarpışanları sever
Yusuf AliTruly God loves those who fight in His Cause in battle array, as if they were a solid cemented structure
Süleyman AteşAllah, kendi yolunda kenetlenmiş binalar gibi saf bağlayarak çarpışanları sever
Diyanet İşleri MealiMusa milletine: "Ey milletim! Beni niçin incitirsiniz? Oysa, benim size gönderilmiş Allah'ın bir peygamberi olduğumu biliyorsunuz" demişti. Ama onlar yoldan sapınca, Allah da onların kalblerini saptırmıştı. Allah, yoldan çıkan milleti doğru yola eriştirmez
Yusuf AliAnd remember, Moses said to his people: "O my people! why do ye vex and insult me, though ye know that I am the apostle of God (sent) to you?" Then when they went wrong, God let their hearts go wrong. For God guides not those who are rebellio us transgressors
Süleyman AteşBir zaman Musa, kavmine: "Ey kavmim, benim, Allah'ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz?" demişti. Onlar eğrilince Allah da kalblerini eğriltti. Allah, yoldan çıkanları doğru yola iletmez
Diyanet İşleri MealiMeryem oğlu İsa: "Ey İsrailoğulları! Doğrusu ben, benden önce gelmiş olan Tevrat'ı doğrulayan, benden sonra gelecek ve adı Ahmet olacak bir peygamberi müjdeleyen, Allah'ın size gönderilmiş bir peygamberiyim" demişti. Ama o elçi, kendilerine belgelerle geldiği zaman: "Bu, apaçık bir sihirdir" demişlerdi
Yusuf AliAnd remember, Jesus, the son of Mary, said: "O Children of Israel! I am the apostle of God (sent) to you, confirming the Law (which came) before me, and giving Glad Tidings of an Apostle to come after me, whose name shall be Ahmad." But when h e came to them with Clear Signs, they said, "this is evident sorcery
Süleyman AteşMeryem oğlu Îsa da: "Ey İsrail oğulları, ben size Allah'ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir elçiyi müjdeleyici olarak gönderildim" demişti. Fakat (Îsa'nın müjdelediği elçi) onlara apaçık deliller getirince: "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler
Diyanet İşleri MealiMüslüman olmağa çağırılmışken gelmeyip Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir? Allah, zalim olan milleti doğru yola eriştirmez
Yusuf AliWho doth greater wrong than one who invents falsehood against God, even as he is being invited to Islam? And God guides not those who do wrong
Süleyman Ateşİslama çağırıldığı halde, Allah'ın üstüne yalan atandan daha zalim kim olabilir? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez
Diyanet İşleri MealiAğızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek isterler. İnkarcılar ne kadar istemeseler de, Allah nurunu, dinini tamamlayacaktır
Yusuf AliTheir intention is to extinguish God's Light (by blowing) with their mouths: But God will complete (the revelation of) His Light, even though the Unbelievers may detest (it)
Süleyman AteşAğızlarıyle Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasa da Allah, nurunu tamamlayacaktır
Diyanet İşleri MealiOrtak koşanlar istemese de, dinini bütün dinlerden üstün kılmak için, Peygamberini, doğruluk rehberi Kuran ve gerçek dinle gönderen O'dur
Yusuf AliIt is He Who has sent His Apostle with Guidance and the Religion of Truth, that he may proclaim it over all religion, even though the Pagans may detest (it)
Süleyman AteşO, Elçisini, hidayet ve hak din ile gönderdi ki müşrikler hoşlanmasa da onu, bütün dinlere üstün getirsin
Diyanet İşleri MealiEy inananlar! Sizi can yakıcı bir azabdan kurtaracak, kazançlı bir yolu size göstereyim mi
Yusuf AliO ye who believe! Shall I lead you to a bargain that will save you from a grievous Penalty
Süleyman AteşEy inananlar, size, sizi acı azabdan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi
Diyanet İşleri MealiAllah'a ve Peygamberine inanırsınız; Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla cihat edersiniz; bilseniz, bu sizin için en iyi yoldur
Yusuf AliThat ye believe in God and His Apostle, and that ye strive (your utmost) in the Cause of God, with your property and your persons: That will be best for you, if ye but knew
Süleyman AteşAllah'a ve Elçisine inanırsınız, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihadedersiniz. İşte bilirseniz, sizin için en iyisi budur
Diyanet İşleri MealiBöyle yaparsanız, Allah günahlarınızı size bağışlar, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. Büyük kurtuluş budur
Yusuf AliHe will forgive you your sins, and admit you to Gardens beneath which Rivers flow, and to beautiful mansions in Gardens of Eternity: that is indeed the Supreme Achievement
Süleyman Ateş(Böyle yapınız ki Allah) sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve durulmağa değer bahçeler içinde güzel konutlara koysun. İşte büyük başarı budur
Diyanet İşleri MealiBundan başka, sevdiğiniz bir şey daha: Allah katından bir yardım ve yakın bir zafer vardır. İnananlara müjde ver
Yusuf AliAnd another (favour will He bestow,) which ye do love,- help from God and a speedy victory. So give the Glad Tidings to the Believers
Süleyman AteşSeveceğiniz bir şey daha var: Allah'tan bir zafer ve yakın bir fetih... Mü'minleri müjdele
Diyanet İşleri MealiEy inananlar! Allah'ın dininin yardımcıları olun. Nitekim, Meryem oğlu İsa, Havarilere: "Allah'a giden yolda yardımcılarım kimlerdir?" deyince, Havariler: "Allah'ın dininin yardımcıları biziz" demişlerdi. İsrailoğullarının bir takımı böylece inanmış, bir takımı da inkar etmişti; ama Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de üstün geldiler
Yusuf AliO ye who believe! Be ye helpers of God: As said Jesus the son of Mary to the Disciples, "Who will be my helpers to (the work of) God?" Said the disciples, "We are God's helpers!" then a portion of the Children of Israel believed, and a portion disbelieved: But We gave power to those who believed, against their enemies, and they became the ones that prevailed
Süleyman AteşEy inananlar, Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu Îsa da havarilere: "Allah yolunda benim yardımcıları kimdir?" demişti. Havariler: "Allah(yolun)un yardımcların biziz" dediler. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler