☪ Anlam Arayışı

64. At-Taghaabun سُورَةُ التَّغَابُنِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
64:1 📚 42
يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۖ لَهُ ٱلۡمُلۡكُ وَلَهُ ٱلۡحَمۡدُۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءࣲ قَدِيرٌ
يُسَبِّحُ
tesbih etmektedir
لِلَّهِ
Allah'ı
مَا
bulunanlar
فِى
göklerde
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
the heavens
وَمَا
ve bulunanlar
فِى
yerde
ٱلْأَرْضِ ۖ
the earth
لَهُ
O'nundur
ٱلْمُلْكُ
mülk
وَلَهُ
ve O'nundur
ٱلْحَمْدُ ۖ
hamd
وَهُوَ
ve O
عَلَىٰ
üzerine
كُلِّ
her
شَىْءٍۢ
şey
قَدِيرٌ
kadirdir

Yusuf AliWhatever is in the heavens and on earth, doth declare the Praises and Glory of God: to Him belongs dominion, and to Him belongs praise: and He has power over all things

64:2 📚 2
هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَكُمۡ فَمِنكُمۡ كَافِرࣱ وَمِنكُم مُّؤۡمِنࣱۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٌ
هُوَ
O'dur
ٱلَّذِى
sizi yaratan
خَلَقَكُمْ
created you
فَمِنكُمْ
kiminiz
كَافِرٌۭ
kafirdir
وَمِنكُم
ve kiminiz
مُّؤْمِنٌۭ ۚ
mü'min
وَٱللَّهُ
ve Allah
بِمَا
şeyleri
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
بَصِيرٌ
görmektedir

Yusuf AliIt is He Who has created you; and of you are some that are Unbelievers, and some that are Believers: and God sees well all that ye do

64:3 📚 1
خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّ وَصَوَّرَكُمۡ فَأَحۡسَنَ صُوَرَكُمۡۖ وَإِلَيۡهِ ٱلۡمَصِيرُ
خَلَقَ
yarattı
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
gökleri
وَٱلْأَرْضَ
ve yeri
بِٱلْحَقِّ
hak (hikmet) ile
وَصَوَّرَكُمْ
ve sizi biçimlendirdi
فَأَحْسَنَ
güzel yaptı
صُوَرَكُمْ ۖ
biçimlerinizi
وَإِلَيْهِ
ve O'nadır
ٱلْمَصِيرُ
dönüş

Yusuf AliHe has created the heavens and the earth in just proportions, and has given you shape, and made your shapes beautiful: and to Him is the final Goal

64:4 📚 1
يَعۡلَمُ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَيَعۡلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعۡلِنُونَۚ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
يَعْلَمُ
bilir
مَا
bulunanları
فِى
göklerde
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
the heavens
وَٱلْأَرْضِ
ve yerde
وَيَعْلَمُ
ve bilir
مَا
şeyleri
تُسِرُّونَ
gizlediğiniz
وَمَا
ve şeyleri
تُعْلِنُونَ ۚ
açığa vurduğunuz
وَٱللَّهُ
ve Allah
عَلِيمٌۢ
bilendir
بِذَاتِ
özünü
ٱلصُّدُورِ
göğüslerin

Yusuf AliHe knows what is in the heavens and on earth; and He knows what ye conceal and what ye reveal: yea, God knows well the (secrets) of (all) hearts

64:5
أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَبۡلُ فَذَاقُواْ وَبَالَ أَمۡرِهِمۡ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمࣱ‏
أَلَمْ
size gelmedi mi?
يَأْتِكُمْ
come to you
نَبَؤُا۟
haberi
ٱلَّذِينَ
olanların
كَفَرُوا۟
inkar etmiş
مِن
daha önceden
قَبْلُ
before
فَذَاقُوا۟
taddılar
وَبَالَ
vebalini
أَمْرِهِمْ
işlerinin
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azab
أَلِيمٌۭ
acı

Yusuf AliHas not the story reached you, of those who rejected Faith aforetime? So they tasted the evil result of their conduct; and they had a grievous Penalty

64:6
ذَٰلِكَ بِأَنَّهُۥ كَانَت تَّأۡتِيهِمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَقَالُوٓاْ أَبَشَرࣱ يَهۡدُونَنَا فَكَفَرُواْ وَتَوَلَّواْۖ وَّٱسۡتَغۡنَى ٱللَّهُۚ وَٱللَّهُ غَنِيٌّ حَمِيدࣱ‏
ذَٰلِكَ
bu
بِأَنَّهُۥ
sebepledir ki
كَانَت
getirirlerdi
تَّأْتِيهِمْ
come to them
رُسُلُهُم
elçileri
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ
açık deliller
فَقَالُوٓا۟
fakat onlar dediler
أَبَشَرٌۭ
bir insan mı?
يَهْدُونَنَا
bize yol gösterecek
فَكَفَرُوا۟
ve inkar ettiler
وَتَوَلَّوا۟ ۚ
ve yüz çevirdiler
وَّٱسْتَغْنَى
muhtaç olmadığını gösterdi
ٱللَّهُ ۚ
Allah da
وَٱللَّهُ
ve Allah
غَنِىٌّ
zengindir
حَمِيدٌۭ
övülmüştür

Yusuf AliThat was because there came to them apostles with Clear Signs, but they said: "Shall (mere) human beings direct us?" So they rejected (the Message) and turned away. But God can do without (them): and God is free of all needs, worthy of all pra ise

64:7 📚 2
زَعَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَن لَّن يُبۡعَثُواْۚ قُلۡ بَلَىٰ وَرَبِّي لَتُبۡعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلۡتُمۡۚ وَذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرࣱ‏
زَعَمَ
sandılar
ٱلَّذِينَ
kimseler
كَفَرُوٓا۟
inkar eden(ler)
أَن
kesinlikle
لَّن
never
يُبْعَثُوا۟ ۚ
diriltilmeyeceklerini
قُلْ
de ki
بَلَىٰ
hayır
وَرَبِّى
Rabbim hakkı için
لَتُبْعَثُنَّ
mutlaka diriltileceksiniz
ثُمَّ
sonra
لَتُنَبَّؤُنَّ
size haber verilecektir
بِمَا
şeyler
عَمِلْتُمْ ۚ
yaptıklarınız
وَذَٰلِكَ
ve bu
عَلَى
göre
ٱللَّهِ
Allah'a
يَسِيرٌۭ
kolaydır

Yusuf AliThe Unbelievers think that they will not be raised up (for Judgment). Say: "Yea, By my Lord, Ye shall surely be raised up: then shall ye be told (the truth) of all that ye did. And that is easy for God

64:8 📚 2
فَـَٔامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلنُّورِ ٱلَّذِيٓ أَنزَلۡنَاۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرࣱ‏
فَـَٔامِنُوا۟
artık inanın
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَرَسُولِهِۦ
ve Elçisine
وَٱلنُّورِ
ve nura
ٱلَّذِىٓ
indirdiğimiz
أَنزَلْنَا ۚ
We have sent down
وَٱللَّهُ
ve Allah
بِمَا
şeyleri
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
خَبِيرٌۭ
haber almaktadır

Yusuf AliBelieve, therefore, in God and His Apostle, and in the Light which we have sent down. And God is well acquainted with all that ye do

64:9 📚 1
يَوۡمَ يَجۡمَعُكُمۡ لِيَوۡمِ ٱلۡجَمۡعِۖ ذَٰلِكَ يَوۡمُ ٱلتَّغَابُنِۗ وَمَن يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعۡمَلۡ صَٰلِحࣰ ا يُكَفِّرۡ عَنۡهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُدۡخِلۡهُ جَنَّٰتࣲ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدࣰ اۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ
يَوْمَ
gün
يَجْمَعُكُمْ
sizi topladığı
لِيَوْمِ
günü için
ٱلْجَمْعِ ۖ
toplanma
ذَٰلِكَ
işte o
يَوْمُ
günüdür
ٱلتَّغَابُنِ ۗ
aldanma
وَمَن
ve kim
يُؤْمِنۢ
inanırsa
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَيَعْمَلْ
ve yaparsa
صَـٰلِحًۭا
yararlı iş
يُكَفِّرْ
örter
عَنْهُ
onun
سَيِّـَٔاتِهِۦ
kötülüklerini
وَيُدْخِلْهُ
ve onu sokar
جَنَّـٰتٍۢ
cennetlere
تَجْرِى
akan
مِن
altlarından
تَحْتِهَا
underneath it
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
خَـٰلِدِينَ
kalırlar
فِيهَآ
orada
أَبَدًۭا ۚ
ebedi
ذَٰلِكَ
işte budur
ٱلْفَوْزُ
başarı
ٱلْعَظِيمُ
büyük

Yusuf AliThe Day that He assembles you (all) for a Day of Assembly,- that will be a Day of mutual loss and gain (among you), and those who believe in God and work righteousness,- He will remove from them their ills, and He will admit them to Gardens be neath which Rivers flow, to dwell therein for ever: that will be the Supreme Achievement

64:10
وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَآ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِ خَٰلِدِينَ فِيهَاۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ
وَٱلَّذِينَ
ve kimseler
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
وَكَذَّبُوا۟
ve yalanlayanlar
بِـَٔايَـٰتِنَآ
ayetlerimizi
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte onlar
أَصْحَـٰبُ
halkıdır
ٱلنَّارِ
ateş
خَـٰلِدِينَ
sürekli kalacaklardır
فِيهَا ۖ
orada
وَبِئْسَ
ne kötü
ٱلْمَصِيرُ
gidilecek yerdir orası

Yusuf AliBut those who reject Faith and treat Our Signs as falsehoods, they will be Companions of the Fire, to dwell therein for aye: and evil is that Goal

64:11 📚 1
مَآ أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۗ وَمَن يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ يَهۡدِ قَلۡبَهُۥۚ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمࣱ‏
مَآ
isabet etmez
أَصَابَ
strikes
مِن
hiçbir
مُّصِيبَةٍ
musibet
إِلَّا
dışında
بِإِذْنِ
izni
ٱللَّهِ ۗ
Allah'ın
وَمَن
ve kim
يُؤْمِنۢ
inanırsa
بِٱللَّهِ
Allah'a
يَهْدِ
doğruya iletir
قَلْبَهُۥ ۚ
onun kalbini
وَٱللَّهُ
ve Allah
بِكُلِّ
her
شَىْءٍ
şeyi
عَلِيمٌۭ
bilendir

Yusuf AliNo kind of calamity can occur, except by the leave of God: and if any one believes in God, (God) guides his heart (aright): for God knows all things

64:12 📚 1
وَأَطِيعُواْ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواْ ٱلرَّسُولَۚ فَإِن تَوَلَّيۡتُمۡ فَإِنَّمَا عَلَىٰ رَسُولِنَا ٱلۡبَلَٰغُ ٱلۡمُبِينُ
وَأَطِيعُوا۟
o halde ita'at edin
ٱللَّهَ
Allah'a
وَأَطِيعُوا۟
ve ita'at edin
ٱلرَّسُولَ ۚ
Elçiye
فَإِن
eğer
تَوَلَّيْتُمْ
dönerseniz
فَإِنَّمَا
şüphesiz
عَلَىٰ
düşen
رَسُولِنَا
Elçimize
ٱلْبَلَـٰغُ
duyurmaktır
ٱلْمُبِينُ
açıkça

Yusuf AliSo obey God, and obey His Apostle: but if ye turn back, the duty of Our Apostle is but to proclaim (the Message) clearly and openly

64:13 📚 1
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ
ٱللَّهُ
Allah (ki)
لَآ
yoktur
إِلَـٰهَ
tanrı
إِلَّا
başka
هُوَ ۚ
O'ndan
وَعَلَى
ve
ٱللَّهِ
Allah'a
فَلْيَتَوَكَّلِ
dayansınlar
ٱلْمُؤْمِنُونَ
mü'minler

Yusuf AliGod! There is no god but He: and on God, therefore, let the Believers put their trust

64:14 📚 1
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِنَّ مِنۡ أَزۡوَٰجِكُمۡ وَأَوۡلَٰدِكُمۡ عَدُوࣰّ ا لَّكُمۡ فَٱحۡذَرُوهُمۡۚ وَإِن تَعۡفُواْ وَتَصۡفَحُواْ وَتَغۡفِرُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورࣱ رَّحِيمٌ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوٓا۟
inanan(lar)
إِنَّ
şüphesiz
مِنْ
eşlerinizden (bazıları)
أَزْوَٰجِكُمْ
your spouses
وَأَوْلَـٰدِكُمْ
ve çocuklarınızdan
عَدُوًّۭا
düşmandır
لَّكُمْ
size
فَٱحْذَرُوهُمْ ۚ
onlardan sakının
وَإِن
ama
تَعْفُوا۟
affederseniz
وَتَصْفَحُوا۟
ve hoşgörürseniz
وَتَغْفِرُوا۟
ve bağışlarsanız
فَإِنَّ
muhakkak ki
ٱللَّهَ
Allah (da)
غَفُورٌۭ
bağışlayandır
رَّحِيمٌ
esirgeyendir

Yusuf AliO ye who believe! Truly, among your wives and your children are (some that are) enemies to yourselves: so beware of them! But if ye forgive and overlook, and cover up (their faults), verily God is Oft-Forgiving, Most Merciful

64:15
إِنَّمَآ أَمۡوَٰلُكُمۡ وَأَوۡلَٰدُكُمۡ فِتۡنَةࣱۚ وَٱللَّهُ عِندَهُۥٓ أَجۡرٌ عَظِيمࣱ‏
إِنَّمَآ
elbette
أَمْوَٰلُكُمْ
mallarınız
وَأَوْلَـٰدُكُمْ
ve evladlarınız
فِتْنَةٌۭ ۚ
bir imtihandır
وَٱللَّهُ
Allah ise
عِندَهُۥٓ
O'nun yanındadır
أَجْرٌ
ödül
عَظِيمٌۭ
büyük

Yusuf AliYour riches and your children may be but a trial: but in the Presence of God, is the highest, Reward

64:16 📚 1
فَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ مَا ٱسۡتَطَعۡتُمۡ وَٱسۡمَعُواْ وَأَطِيعُواْ وَأَنفِقُواْ خَيۡرࣰ ا لِّأَنفُسِكُمۡۗ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفۡسِهِۦ فَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ
فَٱتَّقُوا۟
öyle ise korkun
ٱللَّهَ
Allah'tan
مَا
gücünüz yettiği kadar
ٱسْتَطَعْتُمْ
you are able
وَٱسْمَعُوا۟
ve dinleyin
وَأَطِيعُوا۟
ve ita'at edin
وَأَنفِقُوا۟
ve infak edin
خَيْرًۭا
en hayırlı olanı
لِّأَنفُسِكُمْ ۗ
kendiniz için
وَمَن
ve kim
يُوقَ
korunursa
شُحَّ
cimriliğinden
نَفْسِهِۦ
nefsinin
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlar
ٱلْمُفْلِحُونَ
başarıya erenlerdir

Yusuf AliSo fear God as much as ye can; listen and obey and spend in charity for the benefit of your own soul and those saved from the covetousness of their own souls,- they are the ones that achieve prosperity

64:17 📚 1
إِن تُقۡرِضُواْ ٱللَّهَ قَرۡضًا حَسَنࣰ ا يُضَٰعِفۡهُ لَكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡۚ وَٱللَّهُ شَكُورٌ حَلِيمٌ
إِن
eğer
تُقْرِضُوا۟
borç verirseniz
ٱللَّهَ
Allah'a
قَرْضًا
bir borçla
حَسَنًۭا
güzel
يُضَـٰعِفْهُ
onu kat kat yapar
لَكُمْ
sizin için
وَيَغْفِرْ
ve bağışlar
لَكُمْ ۚ
sizi
وَٱللَّهُ
Allah
شَكُورٌ
karşılık verendir
حَلِيمٌ
halimdir

Yusuf AliIf ye loan to God, a beautiful loan, He will double it to your (credit), and He will grant you Forgiveness: for God is most Ready to appreciate (service), Most Forbearing

64:18
عَٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ
عَـٰلِمُ
bilendir
ٱلْغَيْبِ
görünmeyeni
وَٱلشَّهَـٰدَةِ
ve görüneni
ٱلْعَزِيزُ
azizdir
ٱلْحَكِيمُ
hakimdir

Yusuf AliKnower of what is open, Exalted in Might, Full of Wisdom

← Önceki Sonraki →

64. At-Taghaabun Suresi | Anlam Arayışı