69. Al-Haaqqa سُورَةُ الحَاقَّةِ
● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf
Ali BulaçElbette gerçekleşecek olan' (kıyamet)
Ali BulaçNedir o 'muhakkak gerçekleşecek olan
Ali BulaçO gerçekleşecek olanı (kıyameti) sana bildiren nedir
Ali BulaçSemud ve Ad (toplumları), karia’yı yalan saydılar
Ali BulaçBu nedenle Semud (halkı), korkunç bir sesle helak edildi
Ali BulaçAd (halkın)a gelince; onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile helak edildiler
Ali Bulaç(Allah) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün
Ali BulaçŞimdi onlardan hiç arta kalan (bir şey) görüyor musun
Ali BulaçFiravun (kavmi), ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı da hep) o hata ile (tarih sahnesine) geldiler
Ali BulaçBöylece Rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı
Ali BulaçGerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide Biz sizi taşıdık
Ali BulaçÖyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu belleyip-kavrasın
Ali BulaçArtık sur'a tek bir üfürülüşle üfürüleceği
Ali BulaçYeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman
Ali Bulaçİşte o gün, vakıa (bir gerçek olan kıyamet) artık vukubulmuş (gerçekleşmiş)tur
Ali BulaçGök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün, 'sarkmış-za'fa uğramıştır
Ali BulaçMelek(ler) ise, onun çevresi üzerindedir. O gün, Rabbinin arşını onların da üstünde sekiz (melek) taşır
Ali BulaçSiz o gün arzolunursunuz; sizden yana hiçbir gizli (şey), gizli kalmaz
Ali BulaçArtık kitabı sağ-eline verilen kişi, der ki: "Alın, kitabımı okuyun
Ali BulaçÇünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım
Ali BulaçDevşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır
Ali BulaçGeride kalan günlerde, 'peşin olarak sunduklarınıza karşılık olmak üzere,' afiyetle yiyin ve için
Ali BulaçKitabı sol eline verilen ise; o da, der ki: "Bana keşke kitabım verilmeseydi
Ali BulaçKeşke o (ölüm herşeyi) kesip bitirseydi
Ali BulaçGüç ve kudretim yok olup gitti
Ali Bulaç(Allah buyruk verir:) "Onu tutuklayın, hemen bağlayın
Ali BulaçDaha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin
Ali BulaçÇünkü, o, büyük olan Allah'a iman etmiyordu
Ali BulaçBundan dolayı bugün, kendisine hiçbir sıcak dost yoktur
Ali Bulaçİrin ve kan karışımından başka bir yemek yoktur
Ali BulaçBunu da, hata edenlerden başkası yemez
Ali BulaçHiç şüphesiz o (Kur'an), şerefli bir elçinin kesin sözüdür
Ali BulaçO, bir şairin sözü değildir. Ne az inanıyorsunuz
Ali BulaçBir kahinin de sözü değildir. Ne az öğüt alıp-düşünüyorsunuz
Ali BulaçAlemlerin Rabbinden bir indirilmedir
Ali BulaçEğer o, Bize karşı bazı sözleri uydurup-söylemiş olsaydı
Ali BulaçMuhakkak onun sağ-elini (bütün güç ve kudretini) çekip-alıverirdik
Ali BulaçO zaman, sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip-uzaklaştıramazdı
Ali BulaçÇünkü o (Kur'an, Allah'tan sakınan) muttakiler için bir öğüttür
Ali BulaçElbette Biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz
Ali BulaçGerçekten o (Kur'an), kafirler için bir hasrettir
Ali BulaçVe şüphesiz o, kesin bir gerçektir (hakku'l-yakîn)