71. Nooh سُورَةُ نُوحٍ 📕 Mushaf görünümünde aç
▶ Sureyi dinle Okuyan: Mişarî Râşid el-Afâsî Mahmûd Halîl el-Hüsarî Muhammed Siddîk el-Minşâvî Ebû Bekr eş-Şâtırî Mâhir el-Muaykılî Alî el-Huzeyfî Her ayeti bir kez 2 kez 3 kez 5 kez 10 kez oku
71:1 ▶ ⧉ ☆
إِنَّآ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦٓ أَنۡ أَنذِرۡ قَوۡمَكَ مِن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمࣱ
يَأْتِيَهُمْ
comes to them
Süleyman Ateş Biz Nuh'u kavmine gönderdik: "Onlara acı bir azab gelmezden önce kavmini uyar," diye
71:2 ▶ ⧉ ☆
قَالَ يَٰقَوۡمِ إِنِّي لَكُمۡ نَذِيرࣱ مُّبِينٌ
Süleyman Ateş Ey kavmim, dedi, ben sizin için açık bir uyarıcıyım
71:3 ▶ ⧉ ☆
أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ
وَٱتَّقُوهُ
ve O'ndan korkun
وَأَطِيعُونِ
ve bana da ita'at edin
Süleyman Ateş Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun, bana da ita'at edin
71:4 ▶ ⧉ ☆
يَغۡفِرۡ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَيُؤَخِّرۡكُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلࣲ مُّسَمًّىۚ إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَآءَ لَا يُؤَخَّرُۚ لَوۡ كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
ذُنُوبِكُمْ
günahlarınızdan
وَيُؤَخِّرْكُمْ
ve sizi ertelesin
Süleyman Ateş Ki (Allah) günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin. Zira Allah'ın süresi geldiği zaman ertelenmez. Bilir(kişiler) olsaydınız (bunu anlardınız)
71:5 ▶ ⧉ ☆
قَالَ رَبِّ إِنِّي دَعَوۡتُ قَوۡمِي لَيۡلࣰ ا وَنَهَارࣰ ا
Süleyman Ateş (Nuh:) "Rabbim, dedi, ben kavmimi gece gündüz da'vet ettim
71:6 ▶ ⧉ ☆
فَلَمۡ يَزِدۡهُمۡ دُعَآءِيٓ إِلَّا فِرَارࣰ ا
يَزِدْهُمْ
onların artırmadı
Süleyman Ateş Benim da'vetim, onlara kaçışlarını artırmaktan başka bir katkıda bulunmadı
71:7 ▶ ⧉ ☆
وَإِنِّي كُلَّمَا دَعَوۡتُهُمۡ لِتَغۡفِرَ لَهُمۡ جَعَلُوٓاْ أَصَٰبِعَهُمۡ فِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَٱسۡتَغۡشَوۡاْ ثِيَابَهُمۡ وَأَصَرُّواْ وَٱسۡتَكۡبَرُواْ ٱسۡتِكۡبَارࣰ ا
دَعَوْتُهُمْ
onları da'vet ettimse
لِتَغْفِرَ
bağışlaman için
أَصَـٰبِعَهُمْ
parmaklarını
وَٱسْتَغْشَوْا۟
ve başlarına çektiler
وَأَصَرُّوا۟
ve direttiler
وَٱسْتَكْبَرُوا۟
ve böbürlendiler
Süleyman Ateş Günahlarını bağışlaman için onları (sana) ne kadar da'vet ettimse parmaklarını kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler, direttiler, çok böbürlendiler
71:8 ▶ ⧉ ☆
ثُمَّ إِنِّي دَعَوۡتُهُمۡ جِهَارࣰ ا
دَعَوْتُهُمْ
onları da'vet ettim
Süleyman Ateş Sonra ben onları açıkça da'vet ettim
71:9 ▶ ⧉ ☆
ثُمَّ إِنِّيٓ أَعۡلَنتُ لَهُمۡ وَأَسۡرَرۡتُ لَهُمۡ إِسۡرَارࣰ ا
أَعْلَنتُ
açıktan söyledim
وَأَسْرَرْتُ
ve gizli söyledim
Süleyman Ateş Sonra onlara açıktan söyledim, gizli gizli söyledim: And lo! I have made public proclamation unto them, and I have appealed to them in private
71:10 ▶ ⧉ ☆
فَقُلۡتُ ٱسۡتَغۡفِرُواْ رَبَّكُمۡ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارࣰ ا
ٱسْتَغْفِرُوا۟
mağfiret dileyin
Süleyman Ateş Rabbinizden mağfiret dileyin, çünkü O çok bağışlayandır' dedim
71:11 ▶ ⧉ ☆
يُرۡسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيۡكُم مِّدۡرَارࣰ ا
Süleyman Ateş (O'ndan mağfiret dileyin) Ki üzerinize gökten bol yağmur göndersin
71:12 ▶ ⧉ ☆
وَيُمۡدِدۡكُم بِأَمۡوَٰلࣲ وَبَنِينَ وَيَجۡعَل لَّكُمۡ جَنَّٰتࣲ وَيَجۡعَل لَّكُمۡ أَنۡهَٰرࣰ ا
وَيُمْدِدْكُم
ve size yardım etsin
Süleyman Ateş Ve size mallarla, oğullarla yardım etsin, size bahçeler versin, ırmaklar versin
71:13 ▶ ⧉ ☆
مَّا لَكُمۡ لَا تَرۡجُونَ لِلَّهِ وَقَارࣰ ا
Süleyman Ateş Size ne oluyor ki, Allah için saygı ummuyorsunuz
وَقَدۡ خَلَقَكُمۡ أَطۡوَارًا
Süleyman Ateş Oysa O, sizi aşama, aşama yarattı
أَلَمۡ تَرَوۡاْ كَيۡفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبۡعَ سَمَٰوَٰتࣲ طِبَاقࣰ ا
Süleyman Ateş Görmediniz mi Allah nasıl yedi göğü birbiri üstünde tabaka tabaka yarattı
71:16 ▶ ⧉ ☆
وَجَعَلَ ٱلۡقَمَرَ فِيهِنَّ نُورࣰ ا وَجَعَلَ ٱلشَّمۡسَ سِرَاجࣰ ا
Süleyman Ateş Ve Ayı bunların içinde nur yaptı. Güneşi de bir lamba yaptı
71:17 ▶ ⧉ ☆
وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ نَبَاتࣰ ا
نَبَاتًۭا
bir bitki olarak
Süleyman Ateş Allah sizi yerden bir bitki olarak bitirdi
71:18 ▶ ⧉ ☆
ثُمَّ يُعِيدُكُمۡ فِيهَا وَيُخۡرِجُكُمۡ إِخۡرَاجࣰ ا
يُعِيدُكُمْ
geri çevirecektir
وَيُخْرِجُكُمْ
ve tekrar çıkaracaktır
إِخْرَاجًۭا
mükemmel çıkarışla
Süleyman Ateş Sonra yine oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır
71:19 ▶ ⧉ ☆
وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ بِسَاطࣰ ا
Süleyman Ateş Allah, yeri sizin için bir sergi yaptı
71:20 ▶ ⧉ ☆
لِّتَسۡلُكُواْ مِنۡهَا سُبُلࣰ ا فِجَاجࣰ ا
لِّتَسْلُكُوا۟
gidesiniz diye
Süleyman Ateş Ki onda açılan geniş geniş yollarda gidesiniz
71:21 ▶ ⧉ ☆
قَالَ نُوحࣱ رَّبِّ إِنَّهُمۡ عَصَوۡنِي وَٱتَّبَعُواْ مَن لَّمۡ يَزِدۡهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارࣰ ا
عَصَوْنِى
bana karşı geldiler
Süleyman Ateş (Bu öğütlerin hiçbirinin fayda vermediğini gören) Nuh, (Rabbine dönerek): "Rabbim, dedi, onlar bana karşı geldiler de malı ve çocuğu kendisinin ziyanını artırmaktan başka işe yaramayan (şımarık, gururlu) bir adama uydular
71:22 ▶ ⧉ ☆
وَمَكَرُواْ مَكۡرࣰ ا كُبَّارࣰ ا
وَمَكَرُوا۟
ve tuzaklar kurdular
Süleyman Ateş Büyük büyük tuzaklar kurdular
71:23 ▶ ⧉ ☆
وَقَالُواْ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمۡ وَلَا تَذَرُنَّ وَدࣰّ ا وَلَا سُوَاعࣰ ا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسۡرࣰ ا
ءَالِهَتَكُمْ
tanrılarınızı
Süleyman Ateş Dediler ki: "Tanrılarınızı bırakmayın: Vedd'i, Suva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i bırakmayın
71:24 ▶ ⧉ ☆
وَقَدۡ أَضَلُّواْ كَثِيرࣰ اۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلࣰ ا
أَضَلُّوا۟
yoldan çıkardılar
ٱلظَّـٰلِمِينَ
o zalimlere
Süleyman Ateş (Böylece) Onlar, çok kimseyi yoldan çıkardılar. Sen de o zalimlere şaşkınlıktan başka bir şey artırma
71:25 ▶ ⧉ ☆
مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمۡ أُغۡرِقُواْ فَأُدۡخِلُواْ نَارࣰ ا فَلَمۡ يَجِدُواْ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارࣰ ا
خَطِيٓـَٔـٰتِهِمْ
hatalarından
Süleyman Ateş Hatalarından dolayı boğuldular, ateşe sokuldular, kendilerine Allah'tan başka yardımcılar da bulamadılar
وَقَالَ نُوحࣱ رَّبِّ لَا تَذَرۡ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ دَيَّارًا
ٱلْكَـٰفِرِينَ
(of) the disbelievers
Süleyman Ateş Nuh dedi ki: "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden tek kişi bırakma
إِنَّكَ إِن تَذَرۡهُمۡ يُضِلُّواْ عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوٓاْ إِلَّا فَاجِرࣰ ا كَفَّارࣰ ا
تَذَرْهُمْ
onları bırakırsan
إِلَّا
(olandan) başkasını
Süleyman Ateş Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını şaşırtırlar ve sadece ahlaksız, nankör (insanlar) doğururlar
71:28 ▶ ⧉ ☆
رَّبِّ ٱغۡفِرۡ لِي وَلِوَٰلِدَيَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيۡتِيَ مُؤۡمِنࣰ ا وَلِلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا تَبَارَۢا
وَلِوَٰلِدَىَّ
ve babamı-anamı
وَلِلْمُؤْمِنِينَ
ve inanan erkekleri
وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ
ve inanan kadınları
Süleyman Ateş Rabbim beni, babamı-anamı, inanarak evime gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla; zalimlerin de sadece helakini artır (onların köklerini kurut)
← Önceki Sonraki →