71. Nooh سُورَةُ نُوحٍ
Elmalılı Hamdi YazırGerçekten biz Nûh'u kavmine gönderdik, "kavmine acı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye
«إنا أرسلنا نوحا إلى قومه أَن أَنذر» أي بإنذار «قومك من قبل أن يأتيهم» إن لم يؤمنوا «عذاب أَليم» مؤلم في الدنيا والآخرة.
Elmalılı Hamdi YazırDedi ki, "ey kavmim! Gerçekten ben size açık bir uyarıcıyım
«قال يا قوم إني لكم نذير مبين» بيِّن الإنذار.
Elmalılı Hamdi YazırŞöyle ki, "Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin
«أن» أي بأن أقول لكم «اعبدوا الله واتقوه وأطيعون».
Elmalılı Hamdi YazırGünahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin. Kuşkusuz Allah'ın takdir ettiği süre gelince ertelenmez. Eğer bilseydiniz.." (inanırdınız)
«يغفر لكم من ذنوبكم» من زائدة فإن الإسلام يغفر به ما قبله، أو تبعيضية لإخراج حقوق العباد «ويؤخركم» بلا عذاب «إلى أجل مسمى» أجل الموت «إن أجل الله» بعذابكم إن لم تؤمنوا «إذا جاء لا يؤخر لو كنتم تعلمون» ذلك لآمنتم.
Elmalılı Hamdi YazırNûh dedi ki: "Ey Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim
«قال رب إني دعوت قومي ليلا ونهارا» أي دائما متصلا.
Elmalılı Hamdi YazırFakat benim çağırmam, onların sadece kaçmalarını artırdı
«فلم يزدهم دعائي إلا فرارا» عن الإيمان.
Elmalılı Hamdi YazırBen onları senin bağışlaman için her davet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, ısrar ettiler, kibirlendikçe kibirlendiler
«وإني كلما دعوتهم لتغفر لهم جعلوا أصابعهم في آذانهم» لئلا يسمعوا كلامي «واستغشوا ثيابهم» غطوا رؤوسهم بها لئلا ينظروني «وأصروا» على كفرهم «واستكبروا» تكبروا عن الإيمان «استكبارا».
Elmalılı Hamdi YazırSonra ben onları açık açık çağırdım
«ثم إني دعوتهم جهارا» أي بأعلى صوتي.
Elmalılı Hamdi YazırSonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli
«ثم إني أَعلنت لهم» صوتي «وأسررت» الكلام «لهم إسرارا».
Elmalılı Hamdi YazırGelin, dedim, Rabbinizin sizi bağışlamasını isteyin. Çünkü o çok bağışlayıcıdır
«فقلت استغفروا ربكم» من الشرك «إنه كان غفارا».
Elmalılı Hamdi YazırÜzerinize gökten bol yağmur yağdırsın
«يرسل السماء» المطر وكانوا قد منعوه «عليكم مدرارا» كثير الدرور.
Elmalılı Hamdi YazırMallar ve oğullar vererek sizin imdadınıza koşsun. Sizin için bahçeler yapsın, ırmaklar yapsın
«ويمددكم بأموال وبنين ويجعل لكم جنات» بساتين «ويجعل لكم أنهارا» جارية.
Elmalılı Hamdi YazırNiçin siz Allah'a bir vakar yakıştıramıyorsunuz
«ما لكم لا ترجون لله وقارا» أي تأملون وقار الله إياكم بأن تؤمنوا.
Elmalılı Hamdi YazırOysa o sizi aşama aşama yaratmıştır
«وقد خلقكم أطوارا» جمع طور وهو الحال، فطورا نطفة وطورا علقة إلى تمام خلق الإنسان، والنظر في خلقه يوجب الإيمان بخالقه.
Elmalılı Hamdi YazırGörmediniz mi Allah yedi göğü uygun tabakalar halinde nasıl yaratmış
«ألم تروا» تنظروا «كيف خلق الله سبع سماوات طباقا» بعضها فوق بعض.
Elmalılı Hamdi YazırVe Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış
«وجعل القمر فيهن» أي في مجموعهن الصادق بالسماء الدنيا «نورا وجعل الشمس سراجا» مصباحا مضيئا وهو أقوي من نور القمر.
Elmalılı Hamdi YazırAllah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi
«والله أَنبتكم» خلقكم «من الأرض» إذ خلق أباكم آدم منها «نباتا».
Elmalılı Hamdi YazırSonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır
«ثم يعيدكم فيها» مقبورين «ويخرجكم» للبعث «إخراجا».
Elmalılı Hamdi YazırAllah sizin için yeri bir yaygı yapmıştır
«والله جعل لكم الأرض بساطا» مبسوطة.
Elmalılı Hamdi YazırKi, ondan açılan geniş geniş yollarda gidesiniz
«لتسلكوا منها سبلا» طرقا «فجاجا» واسعة.
Elmalılı Hamdi YazırNûh dedi ki: "Ey Rabbim! Onlar bana isyan ettiler; malı ve çocuğu hüsrandan başka bir şeyini artırmayan kimsenin ardına düştüler
«قال نوح رب إنهم عصوني واتبعوا» أي السفلة والفقراء «من لم يزده ماله وَوُلْدُهُ» وهم الرؤساء المنعم عليهم بذلك، وولد بضم الواو وسكون اللام وبفتحهما، والأول قيل جمع ولد بفتحهما كخشب وخشب وقيل بمعناه كبخل وبخل «إلا خسارا» طغيانا وكفرا.
Elmalılı Hamdi YazırBüyük büyük tuzaklar kurdular
«ومكروا» أي الرؤساء «مكرا كبَّارا» عظيما جدا بأن كذبوا نوحا وآذوه ومن اتبعه.
Elmalılı Hamdi YazırDediler ki: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, ne Vedd'i, ne Suva'ı ve ne de Yeğus'u, Yeûk'u ve Nesr'i
«وقالوا» للسفلة «لا تَذَرُنَّ آلهتكم ولا تذرن ودا» بفتح الواو وضمها «ولا سواعا ولا يغوث ويعوق ونسرا» هي أسماء أصنامهم.
Elmalılı Hamdi YazırÇok kişiyi yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlerin sadece şaşkınlıklarını artır
«وقد أضلوا» بها «كثيرا» من الناس بأن أمروهم بعبادتهم «ولا تزد الظالمين إلا ضلالا» عطفا على قد أضلوا دعا عليهم لما أوحي إليه أنه لن يؤمن من قومك إلا من قد آمن.
Elmalılı Hamdi YazırHatalarından dolayı boğuldular, ateşe sokuldular, kendilerine Allah'a karşı yardımcılar da bulamadılar
«مما» ما صلة «خطاياهم» وفي قراءة خطيئآتهم بالهمز «أُغرقوا» بالطوفان «فأُدْخِلوا نارا» عوقبوا بها عقب الإغراق تحت الماء «فلم يجدوا لهم من دون» أي غير «الله أنصارا» يمنعون عنهم العذاب.
Elmalılı Hamdi YazırNûh dedi ki: "Yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bırakma
«وقال نوح رب لا تذر على الأرض من الكافرين ديَّارا» أي نازل دار، والمعنى أحدا.
Elmalılı Hamdi YazırZira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar ve sadece ahlâksız ve kâfir çocuklar doğururlar
«إنك إن تذرهم يُضلوا عبادك ولا يلدوا إلا فاجرا كفارا» من يفجر ويكفر، قال ذلك لما تقدم من الإيحاء إليه.
Elmalılı Hamdi YazırEy Rabbim! Bana, babama, anama, mümin olarak evime girene ve bütün inanmış erkek ve kadınlara mağfiret buyur. Zalimlerin de sadece helakini artır
«رب اغفر لي ولوالديَّ» وكانا مؤمنين «ولمن دخل بيتي» منزلي أو مسجدي «مؤمنا وللمؤمنين والمؤمنات» إلى يوم القيامة «ولا تزد الظالمين إلا تبارا» هلاكا فأهلكوا.