☪ Anlam Arayışı

71. Nooh سُورَةُ نُوحٍ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
71:1
إِنَّآ أَرۡسَلۡنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوۡمِهِۦٓ أَنۡ أَنذِرۡ قَوۡمَكَ مِن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمࣱ‏

Süleyman AteşBiz Nuh'u kavmine gönderdik: "Onlara acı bir azab gelmezden önce kavmini uyar," diye

Saheeh InternationalIndeed, We sent Noah to his people, [saying], "Warn your people before there comes to them a painful punishment

Diyanet İşleri MealiMilletine can yakıcı bir azap gelmezden önce onları uyar" diye Nuh'u milletine gönderdik

71:2
قَالَ يَٰقَوۡمِ إِنِّي لَكُمۡ نَذِيرࣱ مُّبِينٌ

Süleyman AteşEy kavmim, dedi, ben sizin için açık bir uyarıcıyım

Saheeh InternationalHe said, "O my people, indeed I am to you a clear warner

Diyanet İşleri MealiO da şöyle söyledi: "Ey Milletim! Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım

71:3
أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ

Süleyman AteşAllah'a kulluk edin, O'ndan korkun, bana da ita'at edin

Saheeh International[Saying], 'Worship Allah, fear Him and obey me

Diyanet İşleri MealiAllah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz

71:4
يَغۡفِرۡ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمۡ وَيُؤَخِّرۡكُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلࣲ مُّسَمًّىۚ إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَآءَ لَا يُؤَخَّرُۚ لَوۡ كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ

Süleyman AteşKi (Allah) günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin. Zira Allah'ın süresi geldiği zaman ertelenmez. Bilir(kişiler) olsaydınız (bunu anlardınız)

Saheeh InternationalAllah will forgive you of your sins and delay you for a specified term. Indeed, the time [set by] Allah, when it comes, will not be delayed, if you only knew

Diyanet İşleri MealiAllah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz

71:5
قَالَ رَبِّ إِنِّي دَعَوۡتُ قَوۡمِي لَيۡلࣰ ا وَنَهَارࣰ ا

Süleyman Ateş(Nuh:) "Rabbim, dedi, ben kavmimi gece gündüz da'vet ettim

Saheeh InternationalHe said, "My Lord, indeed I invited my people [to truth] night and day

Diyanet İşleri MealiNuh dedi ki: "Rabbim! Doğrusu ben, milletimi gece gündüz çağırdım

71:6
فَلَمۡ يَزِدۡهُمۡ دُعَآءِيٓ إِلَّا فِرَارࣰ ا

Süleyman AteşBenim da'vetim, onlara kaçışlarını artırmaktan başka bir katkıda bulunmadı

Saheeh InternationalBut my invitation increased them not except in flight

Diyanet İşleri MealiFakat benim çağırmam, sadece benden uzaklıklarını artırdı

71:7
وَإِنِّي كُلَّمَا دَعَوۡتُهُمۡ لِتَغۡفِرَ لَهُمۡ جَعَلُوٓاْ أَصَٰبِعَهُمۡ فِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَٱسۡتَغۡشَوۡاْ ثِيَابَهُمۡ وَأَصَرُّواْ وَٱسۡتَكۡبَرُواْ ٱسۡتِكۡبَارࣰ ا

Süleyman AteşGünahlarını bağışlaman için onları (sana) ne kadar da'vet ettimse parmaklarını kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler, direttiler, çok böbürlendiler

Saheeh InternationalAnd indeed, every time I invited them that You may forgive them, they put their fingers in their ears, covered themselves with their garments, persisted, and were arrogant with [great] arrogance

Diyanet İşleri MealiDoğrusu ben Senin onları bağışlaman için kendilerini her çağırışımda, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler, büyüklendikçe büyüklendiler

71:8
ثُمَّ إِنِّي دَعَوۡتُهُمۡ جِهَارࣰ ا

Süleyman AteşSonra ben onları açıkça da'vet ettim

Saheeh InternationalThen I invited them publicly

Diyanet İşleri MealiSonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım

71:9
ثُمَّ إِنِّيٓ أَعۡلَنتُ لَهُمۡ وَأَسۡرَرۡتُ لَهُمۡ إِسۡرَارࣰ ا

Süleyman AteşSonra onlara açıktan söyledim, gizli gizli söyledim: And lo! I have made public proclamation unto them, and I have appealed to them in private

Saheeh InternationalThen I announced to them and [also] confided to them secretly

Diyanet İşleri MealiSonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim

71:10
فَقُلۡتُ ٱسۡتَغۡفِرُواْ رَبَّكُمۡ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارࣰ ا

Süleyman AteşRabbinizden mağfiret dileyin, çünkü O çok bağışlayandır' dedim

Saheeh InternationalAnd said, 'Ask forgiveness of your Lord. Indeed, He is ever a Perpetual Forgiver

Diyanet İşleri MealiDedim ki: "Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin

71:11
يُرۡسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيۡكُم مِّدۡرَارࣰ ا

Süleyman Ateş(O'ndan mağfiret dileyin) Ki üzerinize gökten bol yağmur göndersin

Saheeh InternationalHe will send [rain from] the sky upon you in [continuing] showers

Diyanet İşleri MealiDedim ki: "Rabbinizden bağışlanma dileyin; doğrusu O, çok bağışlayandır. Size gökten bol bol yağmur indirsin

71:12
وَيُمۡدِدۡكُم بِأَمۡوَٰلࣲ وَبَنِينَ وَيَجۡعَل لَّكُمۡ جَنَّٰتࣲ وَيَجۡعَل لَّكُمۡ أَنۡهَٰرࣰ ا

Süleyman AteşVe size mallarla, oğullarla yardım etsin, size bahçeler versin, ırmaklar versin

Saheeh InternationalAnd give you increase in wealth and children and provide for you gardens and provide for you rivers

Diyanet İşleri MealiSizi, mallar ve oğullarla desteklesin; sizin için bahçeler var etsin, ırmaklar akıtsın

71:13
مَّا لَكُمۡ لَا تَرۡجُونَ لِلَّهِ وَقَارࣰ ا

Süleyman AteşSize ne oluyor ki, Allah için saygı ummuyorsunuz

Saheeh InternationalWhat is [the matter] with you that you do not attribute to Allah [due] grandeur

Diyanet İşleri MealiNe oluyorsunuz ki Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz

71:14 📚 3
وَقَدۡ خَلَقَكُمۡ أَطۡوَارًا

Süleyman AteşOysa O, sizi aşama, aşama yarattı

Saheeh InternationalWhile He has created you in stages

Diyanet İşleri MealiOysa sizi merhalelerden geçirerek O yaratmıştır

71:15 📚 3
أَلَمۡ تَرَوۡاْ كَيۡفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبۡعَ سَمَٰوَٰتࣲ طِبَاقࣰ ا

Süleyman AteşGörmediniz mi Allah nasıl yedi göğü birbiri üstünde tabaka tabaka yarattı

Saheeh InternationalDo you not consider how Allah has created seven heavens in layers

Diyanet İşleri MealiAllah'ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz

71:16
وَجَعَلَ ٱلۡقَمَرَ فِيهِنَّ نُورࣰ ا وَجَعَلَ ٱلشَّمۡسَ سِرَاجࣰ ا

Süleyman AteşVe Ayı bunların içinde nur yaptı. Güneşi de bir lamba yaptı

Saheeh InternationalAnd made the moon therein a [reflected] light and made the sun a burning lamp

Diyanet İşleri MealiAralarında aya aydınlık vermiş ve güneşin ışık saçmasını sağlamıştır

71:17
وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ نَبَاتࣰ ا

Süleyman AteşAllah sizi yerden bir bitki olarak bitirdi

Saheeh InternationalAnd Allah has caused you to grow from the earth a [progressive] growth

Diyanet İşleri MealiAllah sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir

71:18
ثُمَّ يُعِيدُكُمۡ فِيهَا وَيُخۡرِجُكُمۡ إِخۡرَاجࣰ ا

Süleyman AteşSonra yine oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır

Saheeh InternationalThen He will return you into it and extract you [another] extraction

Diyanet İşleri MealiSonra sizi oraya döndürür ve yine oradan çıkarır

71:19
وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ بِسَاطࣰ ا

Süleyman AteşAllah, yeri sizin için bir sergi yaptı

Saheeh InternationalAnd Allah has made for you the earth an expanse

Diyanet İşleri MealiYeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur

71:20
لِّتَسۡلُكُواْ مِنۡهَا سُبُلࣰ ا فِجَاجࣰ ا

Süleyman AteşKi onda açılan geniş geniş yollarda gidesiniz

Saheeh InternationalThat you may follow therein roads of passage

Diyanet İşleri MealiYeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur

71:21
قَالَ نُوحࣱ رَّبِّ إِنَّهُمۡ عَصَوۡنِي وَٱتَّبَعُواْ مَن لَّمۡ يَزِدۡهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارࣰ ا

Süleyman Ateş(Bu öğütlerin hiçbirinin fayda vermediğini gören) Nuh, (Rabbine dönerek): "Rabbim, dedi, onlar bana karşı geldiler de malı ve çocuğu kendisinin ziyanını artırmaktan başka işe yaramayan (şımarık, gururlu) bir adama uydular

Saheeh InternationalNoah said, "My Lord, indeed they have disobeyed me and followed him whose wealth and children will not increase him except in loss

Diyanet İşleri MealiNuh: "Rabbim! Doğrusu bunlar bana baş kaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular" dedi

71:22
وَمَكَرُواْ مَكۡرࣰ ا كُبَّارࣰ ا

Süleyman AteşBüyük büyük tuzaklar kurdular

Saheeh InternationalAnd they conspired an immense conspiracy

Diyanet İşleri MealiNuh: "Rabbim! Doğrusu bunlar bana baş kaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular" dedi

71:23
وَقَالُواْ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمۡ وَلَا تَذَرُنَّ وَدࣰّ ا وَلَا سُوَاعࣰ ا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسۡرࣰ ا

Süleyman AteşDediler ki: "Tanrılarınızı bırakmayın: Vedd'i, Suva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i bırakmayın

Saheeh InternationalAnd said, 'Never leave your gods and never leave Wadd or Suwa' or Yaghuth and Ya'uq and Nasr

Diyanet İşleri Mealiİnsanlara: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Ved, Suva, Yağus, Yeuk ve Nesr putlarından asla vazgeçmeyin" dediler

71:24
وَقَدۡ أَضَلُّواْ كَثِيرࣰ اۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلࣰ ا

Süleyman Ateş(Böylece) Onlar, çok kimseyi yoldan çıkardılar. Sen de o zalimlere şaşkınlıktan başka bir şey artırma

Saheeh InternationalAnd already they have misled many. And, [my Lord], do not increase the wrongdoers except in error

Diyanet İşleri MealiBöylece birçoğunu saptırdılar; Rabbim! Sen bu zalimlerin sadece şaşkınlığını artır

71:25
مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمۡ أُغۡرِقُواْ فَأُدۡخِلُواْ نَارࣰ ا فَلَمۡ يَجِدُواْ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارࣰ ا

Süleyman AteşHatalarından dolayı boğuldular, ateşe sokuldular, kendilerine Allah'tan başka yardımcılar da bulamadılar

Saheeh InternationalBecause of their sins they were drowned and put into the Fire, and they found not for themselves besides Allah [any] helpers

Diyanet İşleri MealiOnlar, günahları yüzünden suda boğuldular; ateşe sokuldular, kendilerine Allah'tan başka yardımcı bulamadılar

71:26 📚 5
وَقَالَ نُوحࣱ رَّبِّ لَا تَذَرۡ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ دَيَّارًا

Süleyman AteşNuh dedi ki: "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden tek kişi bırakma

Saheeh InternationalAnd Noah said, "My Lord, do not leave upon the earth from among the disbelievers an inhabitant

Diyanet İşleri MealiNuh dedi ki: "Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma

71:27 📚 1
إِنَّكَ إِن تَذَرۡهُمۡ يُضِلُّواْ عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوٓاْ إِلَّا فَاجِرࣰ ا كَفَّارࣰ ا

Süleyman AteşÇünkü sen onları bırakırsan, kullarını şaşırtırlar ve sadece ahlaksız, nankör (insanlar) doğururlar

Saheeh InternationalIndeed, if You leave them, they will mislead Your servants and not beget except [every] wicked one and [confirmed] disbeliever

Diyanet İşleri MealiDoğrusu Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve çok inkarcıdan başkasını doğurup yetiştirmezler

71:28
رَّبِّ ٱغۡفِرۡ لِي وَلِوَٰلِدَيَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيۡتِيَ مُؤۡمِنࣰ ا وَلِلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِۖ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا تَبَارَۢا

Süleyman AteşRabbim beni, babamı-anamı, inanarak evime gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla; zalimlerin de sadece helakini artır (onların köklerini kurut)

Saheeh InternationalMy Lord, forgive me and my parents and whoever enters my house a believer and the believing men and believing women. And do not increase the wrongdoers except in destruction

Diyanet İşleri MealiRabbim! Beni, anamı, babamı, evime inanmış olarak gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla; zalimlerin de yalnız helakını artır

← Önceki Sonraki →

71. Nooh Suresi | Anlam Arayışı