73. Al-Muzzammil سُورَةُ المُزَّمِّلِ 📕 Mushaf görünümünde aç
▶ Sureyi dinle Okuyan: Mişarî Râşid el-Afâsî Mahmûd Halîl el-Hüsarî Muhammed Siddîk el-Minşâvî Ebû Bekr eş-Şâtırî Mâhir el-Muaykılî Alî el-Huzeyfî Her ayeti bir kez 2 kez 3 kez 5 kez 10 kez oku
73:1 ▶ ⧉ ☆
يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡمُزَّمِّلُ
ٱلْمُزَّمِّلُ
örtüsüne bürünen
Ali Bulaç Ey örtüsüne bürünen
73:2 ▶ ⧉ ☆
قُمِ ٱلَّيۡلَ إِلَّا قَلِيلࣰ ا
Ali Bulaç Az bir kısmı hariç olmak üzere, geceleyin kalk
نِّصۡفَهُۥٓ أَوِ ٱنقُصۡ مِنۡهُ قَلِيلًا
نِّصْفَهُۥٓ
onun yarısında
Ali Bulaç (Gecenin) Yarısı kadar. Ya da ondan biraz eksilt
73:4 ▶ ⧉ ☆
أَوۡ زِدۡ عَلَيۡهِ وَرَتِّلِ ٱلۡقُرۡءَانَ تَرۡتِيلًا
Ali Bulaç Veya üzerine ilave et. Ve Kur'an'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku
73:5 ▶ ⧉ ☆
إِنَّا سَنُلۡقِي عَلَيۡكَ قَوۡلࣰ ا ثَقِيلًا
Ali Bulaç Gerçek şu ki, biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız
73:6 ▶ ⧉ ☆
إِنَّ نَاشِئَةَ ٱلَّيۡلِ هِيَ أَشَدُّ وَطۡـࣰٔ ا وَأَقۡوَمُ قِيلًا
وَأَقْوَمُ
ve daha sağlamdır
Ali Bulaç Doğrusu gece neşesi (gece ibadeti , insanın iç dünyasında uyandırdığı) etki bakımından daha kuvvetli, okumak bakımından daha sağlamdır
73:7 ▶ ⧉ ☆
إِنَّ لَكَ فِي ٱلنَّهَارِ سَبۡحࣰ ا طَوِيلࣰ ا
سَبْحًۭا
uğraşacağın şeyler
Ali Bulaç Çünkü gündüz, senin için uzun uğraşılar vardır
73:8 ▶ ⧉ ☆
وَٱذۡكُرِ ٱسۡمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلۡ إِلَيۡهِ تَبۡتِيلࣰ ا
تَبْتِيلًۭا
bütün gönlünle
Ali Bulaç Rabbinin ismini zikret ve herşeyden kendini çekerek yalnızca O'na yönel
رَّبُّ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱتَّخِذۡهُ وَكِيلࣰ ا
فَٱتَّخِذْهُ
yalnız O'nu edin
Ali Bulaç (Allah,) Doğunun ve batının Rabbidir. O'ndan başka İlah yoktur. Şu halde (yalnızca) O'nu vekil tut
73:10 ▶ ⧉ ☆
وَٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱهۡجُرۡهُمۡ هَجۡرࣰ ا جَمِيلࣰ ا
يَقُولُونَ
onların dedikleri
وَٱهْجُرْهُمْ
ve onlardan ayrıl
Ali Bulaç Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup-ayrıl
73:11 ▶ ⧉ ☆
وَذَرۡنِي وَٱلۡمُكَذِّبِينَ أُوْلِي ٱلنَّعۡمَةِ وَمَهِّلۡهُمۡ قَلِيلًا
وَذَرْنِى
beni yalnız bırak
وَٱلْمُكَذِّبِينَ
ve yalanlayıcıları
وَمَهِّلْهُمْ
ve onlara mühlet ver
Ali Bulaç Yalanlamakta olan nimet (refah ve servet) sahiplerini sen Bana bırak ve onlara az bir süre tanı
73:12 ▶ ⧉ ☆
إِنَّ لَدَيۡنَآ أَنكَالࣰ ا وَجَحِيمࣰ ا
لَدَيْنَآ
bizim yanımızda vardır
Ali Bulaç Çünkü Bizim yanımızda bukağılar ve cayır cayır yanan bir ateş vardır
73:13 ▶ ⧉ ☆
وَطَعَامࣰ ا ذَا غُصَّةࣲ وَعَذَابًا أَلِيمࣰ ا
وَطَعَامًۭا
ve bir yiyecek
Ali Bulaç Boğazı tıkayıp kalan bir yemek ve acı bir azap vardır
73:14 ▶ ⧉ ☆
يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلۡأَرۡضُ وَٱلۡجِبَالُ وَكَانَتِ ٱلۡجِبَالُ كَثِيبࣰ ا مَّهِيلًا
Ali Bulaç (Öyle) Bir gün ki, yeryüzü ve dağlar titremeye-tutulur ve dağlar göçüveren bir kum yığını olur
73:15 ▶ ⧉ ☆
إِنَّآ أَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡكُمۡ رَسُولࣰ ا شَٰهِدًا عَلَيۡكُمۡ كَمَآ أَرۡسَلۡنَآ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ رَسُولࣰ ا
أَرْسَلْنَآ
gönderdiğimiz
Ali Bulaç Şüphesiz size, üzerinize şahid olacak bir elçi gönderdik; Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi
73:16 ▶ ⧉ ☆
فَعَصَىٰ فِرۡعَوۡنُ ٱلرَّسُولَ فَأَخَذۡنَٰهُ أَخۡذࣰ ا وَبِيلࣰ ا
فَأَخَذْنَـٰهُ
biz de onu yakaladık
Ali Bulaç Fakat Firavun elçiye isyan etti, Biz de onu pek vahim bir tarzda (azapla) yakalayıverdik
73:17 ▶ ⧉ ☆
فَكَيۡفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرۡتُمۡ يَوۡمࣰ ا يَجۡعَلُ ٱلۡوِلۡدَٰنَ شِيبًا
تَتَّقُونَ
kendinizi kurtaracaksınız
كَفَرْتُمْ
inkar ederseniz
Ali Bulaç Eğer inkar edecek olursanız, çocukların saçlarını ağartan bir günde kendinizi nasıl koruyacaksınız
73:18 ▶ ⧉ ☆
ٱلسَّمَآءُ مُنفَطِرُۢ بِهِۦۚ كَانَ وَعۡدُهُۥ مَفۡعُولًا
مَفْعُولًا
mutlaka yapılmıştır
Ali Bulaç Bu nedenle gök bile yarılıp-çatlamıştır; (artık) O'nun va'di gerçekleştirilip-yerine getirilmiştir
إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذۡكِرَةࣱۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا
Ali Bulaç Şüphesiz, bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol bulabilir
۞إِنَّ رَبَّكَ يَعۡلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدۡنَىٰ مِن ثُلُثَيِ ٱلَّيۡلِ وَنِصۡفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةࣱ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَۚ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَۚ عَلِمَ أَن لَّن تُحۡصُوهُ فَتَابَ عَلَيۡكُمۡۖ فَٱقۡرَءُواْ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلۡقُرۡءَانِۚ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرۡضَىٰ وَءَاخَرُونَ يَضۡرِبُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِ يَبۡتَغُونَ مِن فَضۡلِ ٱللَّهِ وَءَاخَرُونَ يُقَٰتِلُونَ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِۖ فَٱقۡرَءُواْ مَا تَيَسَّرَ مِنۡهُۚ وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقۡرِضُواْ ٱللَّهَ قَرۡضًا حَسَنࣰ اۚ وَمَا تُقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُم مِّنۡ خَيۡرࣲ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيۡرࣰ ا وَأَعۡظَمَ أَجۡرࣰ اۚ وَٱسۡتَغۡفِرُواْ ٱللَّهَۖ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورࣱ رَّحِيمُۢ
وَثُلُثَهُۥ
ve onun üçte birinde
وَطَآئِفَةٌۭ
bir topluluğun da
تُحْصُوهُ
sizin onu sayamayacağınızı
تَيَسَّرَ
kolayınıza gelen
وَءَاخَرُونَ
ve başka kimseler
وَءَاخَرُونَ
ve başka insanlar
فَٱقْرَءُوا۟
onun için okuyun
تَيَسَّرَ
kolayınıza gelen
وَأَقْرِضُوا۟
ve borç verin
تُقَدِّمُوا۟
verdiklerinizi
لِأَنفُسِكُم
kendiniz için
وَأَعْظَمَ
ve daha büyüktür
وَٱسْتَغْفِرُوا۟
ve mağfiret dileyin
غَفُورٌۭ
çok bağışlayandır
رَّحِيمٌۢ
çok esirgeyendir
Ali Bulaç Gerçekten Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden biraz eksiğinde, yarısında ve üçte birinde (namaz için) kalktığını bilir; seninle birlikte olanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını bilir). Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. Sizin bunu sayamıyacağınızı bildi, böylece tevbenizi (O'na dönüşünüzü) kabul etti. Şu halde Kur'an'dan kolay geleni okuyun. Allah sizden hastalar olduğunu, başkalarının Allah'ın fazlından aramak için yeryüzünde gezip-dolaşacaklarını ve diğerlerinin Allah yolunda çarpışacaklarını bilmiştir. Öyleyse ondan (Kur'an'dan) kolay geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin. Hayır olarak kendi nefisleriniz için önceden takdim ettiğiniz şeyleri daha hayırlı ve daha büyük bir ecir (karşılık) olarak Allah Katında bulursunuz. Allah'tan mağfiret dileyin. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir
← Önceki Sonraki →