73. Al-Muzzammil سُورَةُ المُزَّمِّلِ
Süleyman AteşEy örtüsüne bürünen
Yusuf AliO thou folded in garments
«يا أيها المزمل» النبي وأصله المتزمل أُدغمت التاء في الزاي، أي المتلفف بثيابه حين مجيء الوحي له خوفا من لهيبته.
Süleyman AteşGeceleyin kalk (namaz kıl); yalnız gecenin birazında (uyu)
Yusuf AliStand (to prayer) by night, but not all night
«قم الليل» صل «إلا قليلا».
Süleyman AteşGecenin yarısında (kalk) yahut bundan biraz eksilt
Yusuf AliHalf of it,- or a little less
«نصفه» بدل من قليلا وقلَّته بالنظر إلى الكل «أو انقص منه» من النصف «قليلا» إلى الثلث.
Süleyman AteşVeya bunu artır ve ağır ağır Kur'an oku
Yusuf AliOr a little more; and recite the Qur'an in slow, measured rhythmic tones
«أو زد عليه» إلى الثلثين وأو للتخيير «ورتل القرآن» تثبت في تلاوته «ترتيلا».
Süleyman AteşDoğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız
Yusuf AliSoon shall We send down to thee a weighty Message
«إنا سنلقي عليك قولا» قرآنا «ثقيلا» مهيبا أو شديدا لما فيه من التكاليف.
Süleyman AteşGerçekten gece kalk(ıp ibadet et)mek daha oturaklı ve (geceleyin) söz (du'a) daha etkilidir
Yusuf AliTruly the rising by night is most potent for governing (the soul), and most suitable for (framing) the Word (of Prayer and Praise)
«إن ناشئة الليل» القيام بعد النوم «هي اشد وطئا» موافقة السمع للقلب على تفهم القرآن «وأقوم قليلا» أبين قولا.
Süleyman AteşÇünkü gündüz, senin uzun süre uğraşacağın şeyler vardır
Yusuf AliTrue, there is for thee by day prolonged occupation with ordinary duties
«إن لك في النهار سبحا طويلا» تصرفا في إشغالك لا تفرغ فيه لتلاوة القرآن.
Süleyman AteşRabbinin adını an ve bütün gönlünle O'na yönel
Yusuf AliBut keep in remembrance the name of thy Lord and devote thyself to Him whole-heartedly
«واذكر اسم ربك» أي قل بسم الله الرحمن الرحيم في ابتداء قراءتك «وتبتل» انقطع «إليه تبتيلا» مصدر بتلَ جيء به رعاية للفواصل وهو ملزوم التبتل.
Süleyman AteşDoğunun ve batının Rabbidir. O'ndan başka tanrı yoktur. Yalnız O'nu vekil tut
Yusuf Ali(He is) Lord of the East and the West: there is no god but He: take Him therefore for (thy) Disposer of Affairs
هو «ربُّ المشرق والمغرب لا إله إلا هو فاتخذه وكيلا» موكلا له أمورك.
Süleyman AteşOnların dediklerine sabret ve güzelce onlardan ayrıl
Yusuf AliAnd have patience with what they say, and leave them with noble (dignity)
«واصبر على ما يقولون» أي كفار مكة من أذاهم «واهجرهم هجرا جميلا» لا جزع فيه وهذا قبل الأمر بقتالهم.
Süleyman AteşBeni ve o ni'met sahibi yalanlayıcıları yalnız bırak ve onlara biraz mühlet ver
Yusuf AliAnd leave Me (alone to deal with) those in possession of the good things of life, who (yet) deny the Truth; and bear with them for a little while
«وذرني» اتركني «والمكذبين» عطف على المفعول معه والمعنى أنا كافيكهم وهم صناديد قريش «أُولي النعمة» التنعم «ومهلهم قليلا» من الزمن فقتلوا بعد يسير منه ببدر.
Süleyman AteşDoğrusu, bizim yanımızda bukağılar ve cehennem var
Yusuf AliWith Us are Fetters (to bind them), and a Fire (to burn them)
«إن لدينا أنكالا» قيودا ثقالا جمع نكل بكسر النون «وجحيما» نارا محرقة.
Süleyman Ateş(Dikenli) Boğazı tırmalayan bir yiyecek ve acı veren bir azab var
Yusuf AliAnd a Food that chokes, and a Penalty Grievous
«وطعاما ذا غصة» يغص به في الحلق وهو الزقوم أو الضريع أو الغسلين أو شوك من نار لا يخرج ولا ينزل «وعذابا أليما» مؤلما زيادة على ما ذكر لمن كذب النبي صلى الله عليه وسلم.
Süleyman AteşO gün yer ve dağlar sarsılır ve dağlar, dağılan kum yığınları olur
Yusuf AliOne Day the earth and the mountains will be in violent commotion. And the mountains will be as a heap of sand poured out and flowing down
«يوم ترجف» تزلزل «الأرض والجبال وكانت الجبال كثيبا» رملا مجتمعا «مهيلا» سائلا بعد اجتماعه وهو من هال يهيل وأصله مهيول استثقلت الضمة على الياء فنقلت إلى هاء وحذفت الواو ثاني الساكنين لزيادتها وقلبت الضمة كسرة لمجانسة الياء.
Süleyman Ateş(Ey insanlar,) Doğrusu biz size, aleyhinize tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Fir'avn'a da bir elçi göndermiştik
Yusuf AliWe have sent to you, (O men!) an apostle, to be a witness concerning you, even as We sent an apostle to Pharaoh
«إنا أرسلنا إليكم» يا أهل مكة «رسولا» هو محمد صلى الله عليه وسلم «شاهدا عليكم» يوم القيامة بما يصدر منكم من العصيان «كما أرسلنا إلى فرعون رسولا» هو موسى عليه الصلاة والسلام.
Süleyman AteşFir'avn, elçiye karşı geldi. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık
Yusuf AliBut Pharaoh disobeyed the apostle; so We seized him with a heavy Punishment
«فعصى فرعون الرسول فأخذناه أخذا وبيلا» شديدا.
Süleyman AteşPeki inkar ederseniz, çocukları ihtiyarlatan o günden kendinizi nasıl kurtaracaksınız
Yusuf AliThen how shall ye, if ye deny (God), guard yourselves against a Day that will make children hoary-headed
«فكيف تتقون إن كفرتم» في الدنيا «يوما» مفعول تتقون، أي عذابه بأيِّ حصن تتحصنون من عذاب يوم «يَجعل الولدان شيباً» جمع أشيب لشدة هوله وهو يوم القيامة والأصل في شين شيبا الضم وكسرت لمجانسة الياء ويقال في اليوم الشديد يوم يشيب نواصي الأطفال وهو مجاز ويجوز أن يكون المراد في الآية الحقيقة.
Süleyman AteşGök (bile) onun dehşetinden yarılır. Allah'ın va'di mutlaka yapılmıştır
Yusuf AliWhereon the sky will be cleft asunder? His Promise needs must be accomplished
«السماء منفطر» ذات انفطار، أي انشقاق «به» بذلك اليوم لشدته «كان وعده» تعالى بمجيء ذلك «مفعولا» أي هو كائن لا محالة.
Süleyman AteşBu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine varan bir yol tutar
Yusuf AliVerily this is an Admonition: therefore, whoso will, let him take a (straight) path to his Lord
«إن هذه» الآيات المخوِّفة «تذكرة» عظة للخلق «فمن شاء اتخذ إلى ربه سبيلا» طريقا بالإيمان والطاعة.
Süleyman AteşRabbin senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını; Seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Geceyi ve gündüzü takdir eden Allah, sizin onu sayamayacağınızı (zamanı hesabedip gecenin belli sa'atlerinde kalkamayacağınızı) bildiği için sizi affetti. Artık (belli bir sa'at gözetmeden) Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun (ne miktar kolayınıza gelirse o kadar gece namazı kılın, kendinizi zorlamayın.) Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lutfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar bulunacağını bilmiştir. Onun için Kur'an'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun. Namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin. Kendiniz için verdiğiniz hayırları, Allah katında verdiğinizden daha hayırlı ve mükafatça daha büyük bulacaksınız. Allah'tan mağfiret dileyin. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir
Yusuf AliThy Lord doth know that thou standest forth (to prayer) nigh two-thirds of the night, or half the night, or a third of the night, and so doth a party of those with thee. But God doth appoint night and day in due measure He knoweth that ye are unable to keep count thereof. So He hath turned to you (in mercy): read ye, therefore, of the Qur'an as much as may be easy for you. He knoweth that there may be (some) among you in ill-health; others travelling through the land, seeking of God's bounty ; yet others fighting in God's Cause, read ye, therefore, as much of the Qur'an as may be easy (for you); and establish regular Prayer and give regular Charity; and loan to God a Beautiful Loan. And whatever good ye send forth for your souls ye shall f ind it in God's Presence,- yea, better and greater, in Reward and seek ye the Grace of God: for God is Oft-Forgiving, Most Merciful
«إن ربك يعلم أنك تقوم أَدنى» أقل «من ثلثي الليل ونصفِه وثلثِه» بالجر عطف على ثلثي وبالنصب على أدنى وقيامه كذلك نحو ما أمر به أول السورة «وطائفة من الذين معك» عطف على ضمير تقوم وجاز من غير تأكيد للفصل وقيام طائفة من أصحابه كذلك للتأسي به ومنهم من كان لا يدري كم صلّى من الليل وكم بقي منه فكان يقوم الليل كله احتياطا فقاموا حتى انتفخت أقدامهم سنة أو أكثر فخفف عنهم قال تعالى: «والله يقدر» يحصي «الليل والنهار علم أن» مخففة من الثقيلة واسمها محذوف، أي أنه «لن تحصوه» أي الليل لتقوموا فيما يجب القيام فيه إلا بقيام جميعه وذلك يشق عليكم «فتاب عليكم» رجع بكم إلى التخفيف «فاقرؤوا ما تيسر من القرآن» في الصلاة بأن تصلوا ما تيسر «علم أن» مخففة من الثقيلة، أي أنه «سيكون منكم مرضى وآخرون يضربون في الأرض» يسافرون «يبتغون من فضل الله» يطلبون من رزقه بالتجارة وغيرها «وآخرون يقاتلون في سبيل الله» وكل من الفرق الثلاثة يشق عليهم ما ذكر في قيام الليل فخفف عنهم بقيام ما تيسر منه ثم نسخ ذلك بالصلوات الخمس «فاقرؤوا ما تيسر منه» كما تقدم «وأقيموا الصلاة» المفروضة «وآتوا الزكاة وأقرضوا الله» بأن تنفقوا ما سوى المفروض من المال في سبيل الخير «قرضا حسنا» عن طيب قلب «وما تقدموا لأنفسكم من خير تجدوه عند الله هو خيرا» مما خلفتم وهو فصل وما بعده وإن لم يكن معرفة يشبهها لامتناعه من التعريف «وأعظم أجرا واستغفروا الله إن الله غفور رحيم» للمؤمنين.