77. Al-Mursalaat سُورَةُ المُرۡسَلَاتِ
Süleyman AteşAndolsun; birbiri ardınca gönderilenlere
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun birbiri ardınca gönderilenlere
Süleyman AteşEsip savuranlara
Elmalılı Hamdi YazırBüküp devirenlere
Süleyman AteşYaydıkça yayanlara
Elmalılı Hamdi YazırYaydıkça yayanlara
Süleyman AteşAyırdıkça ayıranlara
Elmalılı Hamdi YazırSeçip ayıranlara
Süleyman AteşÖğüt bırakanlara
Elmalılı Hamdi YazırBir öğüt bırakanlara
Süleyman AteşÖzür yahut uyarmak için
Elmalılı Hamdi YazırGerek özür için olsun, gerek uyarı için
Süleyman Ateş(Bunlara andolsun) Ki size va'dedilen, mutlaka olacaktır
Elmalılı Hamdi YazırHerhalde size vaad olunan kesinlikle olacaktır
Süleyman AteşYıldızlar(ın ışığı) silindiği zaman
Elmalılı Hamdi YazırHani o yıldızlar silindiği zaman
Süleyman AteşGök yarıldığı zaman
Elmalılı Hamdi YazırGök yarıldığı zaman
Süleyman AteşDağlar ufalanıp savrulduğu zaman
Elmalılı Hamdi YazırDağlar savrulduğu zaman
Süleyman AteşElçilere vakit belirlendiği zaman
Elmalılı Hamdi YazırElçiler, tayin edilen vakitlerine erdirildikleri zaman
Süleyman AteşErtelenmiş oldukları gün için
Elmalılı Hamdi YazırBunlar hangi güne ertelendiler
Süleyman AteşYani hüküm günü için
Elmalılı Hamdi YazırHüküm gününe
Süleyman AteşHüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin
Elmalılı Hamdi YazırBildin mi, nedir o hüküm günü
Süleyman AteşYalanlayanların vay haline o gün
Elmalılı Hamdi YazırO gün yalanlayanların vay haline
Süleyman AteşÖncekileri helak etmedik mi
Elmalılı Hamdi YazırBiz, öncekileri helak etmedik mi
Süleyman AteşSonra geridekileri de onların ardına takarız
Elmalılı Hamdi YazırSonra geridekileri de onlara katarız
Süleyman AteşSuçlulara böyle yaparız
Elmalılı Hamdi YazırBiz suçlulara böyle yaparız
Süleyman Ateş(Hakkı) yalanlayanların vay haline o gün
Elmalılı Hamdi YazırO gün yalanlayanların vah haline
Süleyman AteşSizi adi bir sudan yaratmadık mı
Elmalılı Hamdi YazırBiz sizi âdi bir sudan yaratmadık mı
Süleyman AteşOnu sağlam bir karar yerine koyduk
Elmalılı Hamdi YazırOnu sağlam bir yerde oturttuk
Süleyman AteşBelli bir süreye kadar
Elmalılı Hamdi YazırBelli bir süreye kadar
Süleyman AteşBiçimlendirdik. Ne güzel biçim vereniz Biz
Elmalılı Hamdi YazırDemek ki biçimlendirmişiz. Ne güzel biçimlendireniz biz
Süleyman AteşYalanlayanların vay haline o gün
Elmalılı Hamdi YazırO gün yalanlayanların vay haline
Süleyman AteşArz'ı toplanma yeri yapmadık mı
Elmalılı Hamdi YazırYeryüzünü bir tokat (toplanma yeri) yapmadık mı
Süleyman AteşDiriler ve ölüler için
Elmalılı Hamdi YazırGerek diriler, gerekse ölüler için
Süleyman AteşOrada yüksek yüksek dağlar meydana getirmedik mi? Ve size tatlı su(lar) içirmedik mi
Elmalılı Hamdi YazırOrada yüksek yüksek dağlar oturtup da size bir tatlı su sunmadık mı
Süleyman AteşYalanlayanların vay haline o gün
Elmalılı Hamdi YazırO gün yalanlayanların vay haline
Süleyman AteşHaydi yalanladığınız(azab)a gidin
Elmalılı Hamdi Yazır(Kıyameti yalanlayanlara şöyle denir): "Haydin gidin o yalanladığınız şeye doğru
Süleyman AteşÜç dallı bir gölgeye gidin
Elmalılı Hamdi YazırHaydi gidin o üç çatallı gölgeye (cehenneme)
Süleyman AteşKi ne gölgelendirir, ne de alevden korur
Elmalılı Hamdi YazırO, ne gölgelendirir, ne alevden korur
Süleyman AteşO, kütük gibi kıvılcım(lar) saçar
Elmalılı Hamdi YazırO, saray gibi kıvılcımlar atar
Süleyman Ateş(Saçtığı) kıvılcım, sanki sarı bir halattır
Elmalılı Hamdi YazırSanki o kıvılcımlar, sarı sarı (erkek deve sürüleridir)
Süleyman AteşYalanlayanların vay haline o gün
Elmalılı Hamdi YazırO gün yalanlayanların vay haline
Süleyman AteşBu, konuşamayacakları gündür
Elmalılı Hamdi YazırBugün, konuşamıyacakları gündür
Süleyman AteşKendilerine izin de verilmez ki özür dilesinler
Elmalılı Hamdi YazırKendilerine izin de verilmez ki, özür beyan etsinler
Süleyman AteşYalanlayanların vay haline o gün
Elmalılı Hamdi YazırO gün yalanlayanların vay haline
Süleyman Ateşİşte bu, hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık
Elmalılı Hamdi YazırBu, işte o hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık
Süleyman AteşEğer (kurtulmak için yapacağınız) bir hileniz varsa bana hile yapın (da beni atlatın)
Elmalılı Hamdi YazırBir hileniz varsa beni atlatın
Süleyman AteşYalanlayanların vay haline o gün
Elmalılı Hamdi YazırO gün yalanlayanların vay haline
Süleyman AteşKorunanlar ise gölgeler altında, çeşme başındadırlar
Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır
Süleyman AteşGönüllerinin çektiği meyvalar içindedirler
Elmalılı Hamdi YazırCanlarının çektiğinden türlü meyveler arasındadırlar
Süleyman AteşYaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için
Elmalılı Hamdi Yazır(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir)
Süleyman AteşBiz, güzel davrananları böyle mükafatlandırırız
Elmalılı Hamdi Yazırİşte biz güzel amel işleyenleri böyle mükafatlandırırız
Süleyman AteşYalanlayanların vay haline o gün
Elmalılı Hamdi YazırO gün yalanlayanların vay haline
Süleyman AteşYeyin, azıcık sefa sürün, siz suçlularsınız
Elmalılı Hamdi YazırYiyin, zevklenin biraz, çünkü siz suçlularsınız
Süleyman AteşYalanlayanların vay haline o gün
Elmalılı Hamdi YazırO gün yalanlayanların vay haline
Süleyman AteşOnlara: "Rüku' edin" dendiği zaman rüku' etmezler
Elmalılı Hamdi YazırOnlara: "Rüku edin" denildiği zaman etmezler
Süleyman AteşYalanlayanların vay haline o gün
Elmalılı Hamdi YazırVay haline o gün yalanlayanların
Süleyman AteşOnlar bun(a inanmadık)dan sonra hangi hadise (söze) inanacaklar
Elmalılı Hamdi YazırArtık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar