☪ Anlam Arayışı

78. An-Naba سُورَةُ النَّبَإِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
78:1
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ

Diyanet İşleri MealiNeyi soruşturuyorlar

Yusuf AliConcerning what are they disputing

Saheeh InternationalAbout what are they asking one another

78:2 📚 2
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلۡعَظِيمِ

Diyanet İşleri MealiÜzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi

Yusuf AliConcerning the Great News

Saheeh InternationalAbout the great news

78:3 📚 1
ٱلَّذِي هُمۡ فِيهِ مُخۡتَلِفُونَ

Diyanet İşleri MealiÜzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi

Yusuf AliAbout which they cannot agree

Saheeh InternationalThat over which they are in disagreement

78:4
كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ

Diyanet İşleri MealiHayır; şüphesiz görüp bileceklerdir

Yusuf AliVerily, they shall soon (come to) know

Saheeh InternationalNo! They are going to know

78:5 📚 2
ثُمَّ كَلَّا سَيَعۡلَمُونَ

Diyanet İşleri MealiYine hayır; elbette görüp bileceklerdir

Yusuf AliVerily, verily they shall soon (come to) know

Saheeh InternationalThen, no! They are going to know

78:6
أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ مِهَٰدࣰ ا

Diyanet İşleri MealiBiz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı

Yusuf AliHave We not made the earth as a wide expanse

Saheeh InternationalHave We not made the earth a resting place

78:7
وَٱلۡجِبَالَ أَوۡتَادࣰ ا

Diyanet İşleri MealiBiz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı

Yusuf AliAnd the mountains as pegs

Saheeh InternationalAnd the mountains as stakes

78:8
وَخَلَقۡنَٰكُمۡ أَزۡوَٰجࣰ ا

Diyanet İşleri MealiSizi çift çift yarattık

Yusuf AliAnd (have We not) created you in pairs

Saheeh InternationalAnd We created you in pairs

78:9
وَجَعَلۡنَا نَوۡمَكُمۡ سُبَاتࣰ ا

Diyanet İşleri MealiUykunuzu dinlenme vakti kıldık

Yusuf AliAnd made your sleep for rest

Saheeh InternationalAnd made your sleep [a means for] rest

78:10
وَجَعَلۡنَا ٱلَّيۡلَ لِبَاسࣰ ا

Diyanet İşleri MealiGeceyi bir örtü yaptık

Yusuf AliAnd made the night as a covering

Saheeh InternationalAnd made the night as clothing

78:11
وَجَعَلۡنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشࣰ ا

Diyanet İşleri MealiGündüzü geçimi sağlama vakti kıldık

Yusuf AliAnd made the day as a means of subsistence

Saheeh InternationalAnd made the day for livelihood

78:12
وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعࣰ ا شِدَادࣰ ا

Diyanet İşleri MealiÜstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik

Yusuf AliAnd (have We not) built over you the seven firmaments

Saheeh InternationalAnd constructed above you seven strong [heavens]

78:13
وَجَعَلۡنَا سِرَاجࣰ ا وَهَّاجࣰ ا

Diyanet İşleri MealiParlak ışık veren güneşi varettik

Yusuf AliAnd placed (therein) a Light of Splendour

Saheeh InternationalAnd made [therein] a burning lamp

78:14
وَأَنزَلۡنَا مِنَ ٱلۡمُعۡصِرَٰتِ مَآءࣰ ثَجَّاجࣰ ا

Diyanet İşleri MealiTaneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık

Yusuf AliAnd do We not send down from the clouds water in abundance

Saheeh InternationalAnd sent down, from the rain clouds, pouring water

78:15
لِّنُخۡرِجَ بِهِۦ حَبࣰّ ا وَنَبَاتࣰ ا

Diyanet İşleri MealiTaneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık

Yusuf AliThat We may produce therewith corn and vegetables

Saheeh InternationalThat We may bring forth thereby grain and vegetation

78:16
وَجَنَّٰتٍ أَلۡفَافًا

Diyanet İşleri MealiTaneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık

Yusuf AliAnd gardens of luxurious growth

Saheeh InternationalAnd gardens of entwined growth

78:17
إِنَّ يَوۡمَ ٱلۡفَصۡلِ كَانَ مِيقَٰتࣰ ا

Diyanet İşleri MealiDoğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir

Yusuf AliVerily the Day of Sorting out is a thing appointed

Saheeh InternationalIndeed, the Day of Judgement is an appointed time

78:18
يَوۡمَ يُنفَخُ فِي ٱلصُّورِ فَتَأۡتُونَ أَفۡوَاجࣰ ا

Diyanet İşleri MealiSura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz

Yusuf AliThe Day that the Trumpet shall be sounded, and ye shall come forth in crowds

Saheeh InternationalThe Day the Horn is blown and you will come forth in multitudes

78:19
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ أَبۡوَٰبࣰ ا

Diyanet İşleri MealiGökler kapı kapı açılacaktır

Yusuf AliAnd the heavens shall be opened as if there were doors

Saheeh InternationalAnd the heaven is opened and will become gateways

78:20
وَسُيِّرَتِ ٱلۡجِبَالُ فَكَانَتۡ سَرَابًا

Diyanet İşleri MealiDağlar yürütülüp serap olacaktır

Yusuf AliAnd the mountains shall vanish, as if they were a mirage

Saheeh InternationalAnd the mountains are removed and will be [but] a mirage

78:21
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتۡ مِرۡصَادࣰ ا

Diyanet İşleri MealiCehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır

Yusuf AliTruly Hell is as a place of ambush

Saheeh InternationalIndeed, Hell has been lying in wait

78:22
لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابࣰ ا

Diyanet İşleri MealiCehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır

Yusuf AliFor the transgressors a place of destination

Saheeh InternationalFor the transgressors, a place of return

78:23
لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحۡقَابࣰ ا

Diyanet İşleri MealiOrada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır

Yusuf AliThey will dwell therein for ages

Saheeh InternationalIn which they will remain for ages [unending]

78:24
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرۡدࣰ ا وَلَا شَرَابًا

Diyanet İşleri MealiOrada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin

Yusuf AliNothing cool shall they taste therein, nor any drink

Saheeh InternationalThey will not taste therein [any] coolness or drink

78:25
إِلَّا حَمِيمࣰ ا وَغَسَّاقࣰ ا

Diyanet İşleri MealiOrada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin

Yusuf AliSave a boiling fluid and a fluid, dark, murky, intensely cold

Saheeh InternationalExcept scalding water and [foul] purulence

78:26
جَزَآءࣰ وِفَاقًا

Diyanet İşleri MealiOrada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin

Yusuf AliA fitting recompense (for them)

Saheeh InternationalAn appropriate recompense

78:27
إِنَّهُمۡ كَانُواْ لَا يَرۡجُونَ حِسَابࣰ ا

Diyanet İşleri MealiÇünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı

Yusuf AliFor that they used not to fear any account (for their deeds)

Saheeh InternationalIndeed, they were not expecting an account

78:28
وَكَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابࣰ ا

Diyanet İşleri MealiAyetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı

Yusuf AliBut they (impudently) treated Our Signs as false

Saheeh InternationalAnd denied Our verses with [emphatic] denial

78:29
وَكُلَّ شَيۡءٍ أَحۡصَيۡنَٰهُ كِتَٰبࣰ ا

Diyanet İşleri MealiBiz de herşeyi yazıp saymışızdır

Yusuf AliAnd all things have We preserved on record

Saheeh InternationalBut all things We have enumerated in writing

78:30 📚 2
فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمۡ إِلَّا عَذَابًا

Diyanet İşleri MealiŞöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız

Yusuf AliSo taste ye (the fruits of your deeds); for no increase shall We grant you, except in Punishment

Saheeh InternationalSo taste [the penalty], and never will We increase you except in torment

78:31
إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا

Diyanet İşleri MealiDoğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır

Yusuf AliVerily for the Righteous there will be a fulfilment of (the heart's) desires

Saheeh InternationalIndeed, for the righteous is attainment

78:32
حَدَآئِقَ وَأَعۡنَٰبࣰ ا

Diyanet İşleri MealiDoğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır

Yusuf AliGardens enclosed, and grapevines

Saheeh InternationalGardens and grapevines

78:33
وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابࣰ ا

Diyanet İşleri MealiDoğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır

Yusuf AliCompanions of equal age

Saheeh InternationalAnd full-breasted [companions] of equal age

78:34
وَكَأۡسࣰ ا دِهَاقࣰ ا

Diyanet İşleri MealiDoğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır

Yusuf AliAnd a cup full (to the brim)

Saheeh InternationalAnd a full cup

78:35
لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوࣰ ا وَلَا كِذَّٰبࣰ ا

Diyanet İşleri MealiOrada boş ve yalan söz işitmezler

Yusuf AliNo vanity shall they hear therein, nor Untruth

Saheeh InternationalNo ill speech will they hear therein or any falsehood

78:36
جَزَآءࣰ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابࣰ ا

Diyanet İşleri MealiBunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir

Yusuf AliRecompense from thy Lord, a gift, (amply) sufficient

Saheeh International[As] reward from your Lord, [a generous] gift [made due by] account

78:37
رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلرَّحۡمَٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابࣰ ا

Diyanet İşleri MealiO, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır

Yusuf Ali(From) the Lord of the heavens and the earth, and all between, (God) Most Gracious: None shall have power to argue with Him

Saheeh International[From] the Lord of the heavens and the earth and whatever is between them, the Most Merciful. They possess not from Him [authority for] speech

78:38 📚 2
يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ صَفࣰّ اۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَقَالَ صَوَابࣰ ا

Diyanet İşleri MealiCebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir

Yusuf AliThe Day that the Spirit and the angels will stand forth in ranks, none shall speak except any who is permitted by (God) Most Gracious, and He will say what is right

Saheeh InternationalThe Day that the Spirit and the angels will stand in rows, they will not speak except for one whom the Most Merciful permits, and he will say what is correct

78:39
ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا

Diyanet İşleri Mealiİşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser

Yusuf AliThat Day will be the sure Reality: Therefore, whoso will, let him take a (straight) return to his Lord

Saheeh InternationalThat is the True Day; so he who wills may take to his Lord a [way of] return

78:40
إِنَّآ أَنذَرۡنَٰكُمۡ عَذَابࣰ ا قَرِيبࣰ ا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَٰلَيۡتَنِي كُنتُ تُرَٰبَۢا

Diyanet İşleri MealiSizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der

Yusuf AliVerily, We have warned you of a Penalty near, the Day when man will see (the deeds) which his hands have sent forth, and the Unbeliever will say, "Woe unto me! Would that I were (metre) dust

Saheeh InternationalIndeed, We have warned you of a near punishment on the Day when a man will observe what his hands have put forth and the disbeliever will say, "Oh, I wish that I were dust

← Önceki Sonraki →

78. An-Naba Suresi | Anlam Arayışı