80. Abasa سُورَةُ عَبَسَ
📕 Mushaf görünümünde aç
80:1
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ
Elmalılı Hamdi Yazır(Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü
أَن جَآءَهُ ٱلۡأَعۡمَىٰ
Elmalılı Hamdi YazırKendisine âmâ geldi, diye
وَمَا يُدۡرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ
Elmalılı Hamdi YazırNe bilirsin, belki o temizlenecek
أَوۡ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰٓ
يَذَّكَّرُ
öğüt dinleyecektir
فَتَنفَعَهُ
ve kendisine yarayacaktır
Elmalılı Hamdi YazırVeya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek
أَمَّا مَنِ ٱسۡتَغۡنَىٰ
ٱسْتَغْنَىٰ
kendisini muhtaç hissetmeyen
Elmalılı Hamdi YazırAma buna ihtiyaç hissetmeyene gelince
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ
Elmalılı Hamdi YazırSen ona yöneliyorsun
وَمَا عَلَيۡكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ
أَلَّا
onun arınmamasından
يَزَّكَّىٰ
he purifies himself
Elmalılı Hamdi YazırOnun temizlenmemesinden sana ne
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسۡعَىٰ
Elmalılı Hamdi YazırAma sana can atarak gelen
80:9
وَهُوَ يَخۡشَىٰ
Elmalılı Hamdi YazırAllah'tan korkarak gelmişken
فَأَنتَ عَنۡهُ تَلَهَّىٰ
Elmalılı Hamdi YazırSen onunla ilgilenmiyorsun
80:11
كَلَّآ إِنَّهَا تَذۡكِرَةࣱ
تَذْكِرَةٌۭ
bir hatırlatmadır
Elmalılı Hamdi YazırHayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
ذَكَرَهُۥ
onu düşünür öğüt alır
Elmalılı Hamdi YazırArtık dileyen onu düşünür
فِي صُحُفࣲ مُّكَرَّمَةࣲ
مُّكَرَّمَةٍۢ
değer verilen
Elmalılı Hamdi YazırO, değerli sahifelerdedir
80:14
مَّرۡفُوعَةࣲ مُّطَهَّرَةِۭ
مَّرْفُوعَةٍۢ
(saygı ile) yükseltilen
Elmalılı Hamdi YazırYüksek tutulan tertemiz sahifelerde
80:15
بِأَيۡدِي سَفَرَةࣲ
Elmalılı Hamdi YazırYazıcıların ellerindedir
80:16
كِرَامِۭ بَرَرَةࣲ
Elmalılı Hamdi YazırDeğerli, iyi yazıcıların
80:17
قُتِلَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَآ أَكۡفَرَهُۥ
Elmalılı Hamdi YazırO kahrolası insan, ne nankör şey
مِنۡ أَيِّ شَيۡءٍ خَلَقَهُۥ
Elmalılı Hamdi YazırO yaratan onu hangi şeyden yarattı
مِن نُّطۡفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ
فَقَدَّرَهُۥ
sonra ona biçim verdi
Elmalılı Hamdi YazırBir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ
يَسَّرَهُۥ
ona kolaylaştırdı
Elmalılı Hamdi YazırSonra ona yolunu kolaylaştırdı
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقۡبَرَهُۥ
فَأَقْبَرَهُۥ
kabre koydurdu
Elmalılı Hamdi YazırSonra onu öldürdü de kabre koydurdu
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ
أَنشَرَهُۥ
onu diriltip kaldırdı
Elmalılı Hamdi YazırSonra dilediği vakit onu tekrar diriltir
كَلَّا لَمَّا يَقۡضِ مَآ أَمَرَهُۥ
يَقْضِ
he has accomplished
أَمَرَهُۥ
O'nun kendisine emrettiği
Elmalılı Hamdi YazırHayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi
80:24
فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ
فَلْيَنظُرِ
o halde baksın
Elmalılı Hamdi YazırBir de o insan yiyeceğine baksın
80:25
أَنَّا صَبَبۡنَا ٱلۡمَآءَ صَبࣰّ ا
Elmalılı Hamdi YazırBiz o suyu bol bol döktük
80:26
ثُمَّ شَقَقۡنَا ٱلۡأَرۡضَ شَقࣰّ ا
Elmalılı Hamdi YazırSonra toprağı nasıl da yardık
80:27
فَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا حَبࣰّ ا
Elmalılı Hamdi YazırBu suretle orada ekinler bitirdik
80:28
وَعِنَبࣰ ا وَقَضۡبࣰ ا
Elmalılı Hamdi YazırÜzümler, yoncalar
80:29
وَزَيۡتُونࣰ ا وَنَخۡلࣰ ا
Elmalılı Hamdi YazırZeytinlikler, hurmalıklar
80:30
وَحَدَآئِقَ غُلۡبࣰ ا
Elmalılı Hamdi Yazırİri ve sık ağaçlı bahçeler
80:31
وَفَٰكِهَةࣰ وَأَبࣰّ ا
Elmalılı Hamdi YazırMeyveler, çayırlar bitirdik
80:32
مَّتَٰعࣰ ا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ
وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ
ve hayvanlarınız için
Elmalılı Hamdi YazırSiz ve hayvanlarınız faydalansın diye
80:33
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ
ٱلصَّآخَّةُ
kulakları sağır eden o ses
Elmalılı Hamdi YazırKulakları sağır eden o gürültü geldiğinde
يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ
Elmalılı Hamdi YazırO gün kişi kaçar, kardeşinden
80:35
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ
Elmalılı Hamdi YazırAnasından, babasından
80:36
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ
وَصَـٰحِبَتِهِۦ
ve eşi(nden)
وَبَنِيهِ
ve oğulları(ndan)
Elmalılı Hamdi YazırEşinden ve oğullarından
80:37
لِكُلِّ ٱمۡرِيࣲٕ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذࣲ شَأۡنࣱ يُغۡنِيهِ
Elmalılı Hamdi YazırOnlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır
80:38
وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ مُّسۡفِرَةࣱ
Elmalılı Hamdi YazırYüzler var ki, o gün parıl parıl
80:39
ضَاحِكَةࣱ مُّسۡتَبۡشِرَةࣱ
مُّسْتَبْشِرَةٌۭ
sevinçlidir
Elmalılı Hamdi YazırGüler, sevinir
80:40
وَوُجُوهࣱ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةࣱ
وَوُجُوهٌۭ
ve yüzler (vardır)
Elmalılı Hamdi YazırYüzler de var ki, o gün tozlanmış
80:41
تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ
تَرْهَقُهَا
onları bürümüş
Elmalılı Hamdi YazırOnları karanlık bürümüş
80:42
أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ
ٱلْفَجَرَةُ
Hak'tan sapanlardır
Elmalılı Hamdi Yazırİşte onlardır kâfirler, haktan sapanlar
← Önceki Sonraki →