80. Abasa سُورَةُ عَبَسَ
Saheeh InternationalThe Prophet frowned and turned away
Ali BulaçSurat astı ve yüz çevirdi
«عبس» النبي: كلح وجهه «وتولى» أعرضَ لأجل:
Saheeh InternationalBecause there came to him the blind man, [interrupting]
Ali BulaçKendisine o kör geldi diye
(أن جاءه الأعمى) عبد الله بن أم مكتوم فقطعه عما هو مشغول به ممن يرجو إسلامه من أشراف قريش الذين هو حريص على إسلامهم، ولم يدر الأعمى أنه مشغول بذلك فناداه: علمني مما علمك الله، فانصرف النبي صلى الله عليه وسلم إلى بيته فعوتب في ذلك بما نزل في هذه السورة، فكان بعد ذلك يقول له إذا جاء: "" مرحبا بمن عاتبني فيه ربي "" ويبسط له رداءه.
Saheeh InternationalBut what would make you perceive, [O Muhammad], that perhaps he might be purified
Ali BulaçNerden biliyorsun; belki o, temizlenip-arınacak
«وما يُدريك» يعلمك «لعله يزكى» فيه إدغام التاء في الأصل في الزاي، أي يتطهر من الذنوب بما يسمع منك.
Saheeh InternationalOr be reminded and the remembrance would benefit him
Ali BulaçVeya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak
«أو يذكَّر» فيه إدغام التاء في الأصل في الذال أي يتعظ «فتنفعُه الذكرى» العظة المسموعة منك وفي قراءة بنصب تنفعه جواب الترجي.
Saheeh InternationalAs for he who thinks himself without need
Ali BulaçFakat kendini müstağni gören (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını sanan) ise
«أما من استغنى» بالمال.
Saheeh InternationalTo him you give attention
Ali Bulaçİşte sen, onda 'yankı uyandırmaya’ çalışıyorsun
«فأنت له تصدى» وفي قراءة بتشديد الصاد بإدغام التاء الثانية في الأصل فيها: تقبل وتتعرض.
Saheeh InternationalAnd not upon you [is any blame] if he will not be purified
Ali BulaçOysa, onun temizlenip-arınmasından sana ne
«وما عليك ألا يزكى» يؤمن.
Saheeh InternationalBut as for he who came to you striving [for knowledge]
Ali BulaçAma koşarak sana gelen ise
«وأما من جاءك يسعى» حال من فاعل جاء.
Saheeh InternationalWhile he fears [Allah]
Ali BulaçKi o, 'içi titreyerek korkar' bir durumdadır
«وهو يخشى» الله حال من فاعل يسعى وهو الأعمى.
Saheeh InternationalFrom him you are distracted
Ali BulaçSen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun
«فأنت عنه تَلَهَّى» فيه حذف التاء الأخرى في الأصل أي تتشاغل.
Saheeh InternationalNo! Indeed, these verses are a reminder
Ali BulaçHayır; çünkü o (Kur'an), bir öğüttür
«كلا» لا تفعل مثل ذلك «إنها» أي السورة أو الآيات «تذكرة» عظة للخلق.
Saheeh InternationalSo whoever wills may remember it
Ali BulaçArtık dileyen, onu 'düşünüp-öğüt alsın
«فمن شاء ذكره» حفظ ذلك فاتعظ به.
Saheeh International[It is recorded] in honored sheets
Ali BulaçO (Kur'an), 'şerefli-üstün' sahifelerdedir
«في صحف» خبر ثان لأنها وما قبله اعتراض «مكرمة» عند الله.
Saheeh InternationalExalted and purified
Ali BulaçYüceltilmiş, tertemiz (mutahhar) kılınmış
«مرفوعة» في السماء «مطهرة» منزهة عن مس الشياطين.
Saheeh International[Carried] by the hands of messenger-angels
Ali BulaçKatiplerin ellerinde
«بأيدي سفرة» كتبة ينسخونها من اللوح المحفوظ.
Saheeh InternationalNoble and dutiful
Ali Bulaç(Ki onlar,) Üstün değerli, 'iyilik ve dürüstlük sembolü
«كرام بررة» مطيعين لله تعالى وهم الملائكة.
Saheeh InternationalCursed is man; how disbelieving is he
Ali BulaçKahrolası insan, ne kadar nankördür
«قتل الإنسان» لعن الكافر «ما أكفره» استفهام توبيخ، أي ما حمله على الكفر.
Saheeh InternationalFrom what substance did He create him
Ali Bulaç(Allah) Onu hangi şeyden yarattı
«من أي شيءٍ خلقه» استفهام تقرير، ثم بينه فقال:
Saheeh InternationalFrom a sperm-drop He created him and destined for him
Ali BulaçBir damla sudan yarattı da onu 'bir ölçüyle biçime soktu
«من نطفة خلقه فقدره» علقة ثم مضغة إلى آخر خلقه.
Saheeh InternationalThen He eased the way for him
Ali BulaçSonra ona yolu kolaylaştırdı
«ثم السبيل» أي طريق خروجه من بطن أمه «يَسَّره».
Saheeh InternationalThen He causes his death and provides a grave for him
Ali BulaçSonra onu öldürdü, böylece kabre gömdürdü
«ثم أماته فأقبره» جعله في قبر يستره.
Saheeh InternationalThen when He wills, He will resurrect him
Ali BulaçSonra dilediği zaman onu diriltir
«ثم إذا شاء أنشره» للبعث.
Saheeh InternationalNo! Man has not yet accomplished what He commanded him
Ali BulaçHayır; ona (Allah'ın) emrettiğini yerine getirmedi
«كلا» حقا «لمَّا يقض» لم يفعل «ما أمره» به ربه.
Saheeh InternationalThen let mankind look at his food
Ali BulaçBir de insan, yediğine bir bakıversin
«فلينظر الإنسان» نظر اعتبار «إلى طعامه» كيف قدر ودبر له.
Saheeh InternationalHow We poured down water in torrents
Ali BulaçBiz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık
«أنا صببنا الماء» من السحاب «صبا».
Saheeh InternationalThen We broke open the earth, splitting [it with sprouts]
Ali BulaçSonra yeri yardıkça yardık
«ثم شققنا الأرض» بالنبات «شقا».
Saheeh InternationalAnd caused to grow within it grain
Ali BulaçBöylece onda taneler bitirdik
«فأنبتنا فيها حبا» كالحنطة والشعير.
Saheeh InternationalAnd grapes and herbage
Ali BulaçÜzümler, yoncalar
«وعنبا وقضبا» هو القت الرطب.
Saheeh InternationalAnd olive and palm trees
Ali BulaçZeytinler, hurmalar
«وزيتونا ونخلا».
Saheeh InternationalAnd gardens of dense shrubbery
Ali BulaçBoyları birbiriyle yarışan ve içiçe girmiş ağaçlı bahçeler
«وحدائق غلبا» بساتين كثيرة الأشجار.
Saheeh InternationalAnd fruit and grass
Ali BulaçMeyveler ve otlaklıklar
«وفاكهة وأبّا» ما ترعاه البهائم وقيل التبن.
Saheeh International[As] enjoyment for you and your grazing livestock
Ali BulaçSize ve hayvanlarınıza bir yarar (meta) olmak üzere
«متاعا» متعة أو تمتيعا كما تقدم في السورة قبلها «لكم ولأنعامكم» تقدم فيها أيضا.
Saheeh InternationalBut when there comes the Deafening Blast
Ali BulaçFakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman
«فإذا جاءت الصاخة» النفخة الثانية.
Saheeh InternationalOn the Day a man will flee from his brother
Ali BulaçKişi o gün, kendi kardeşinden kaçar
«يوم يفر المرء من أخيه».
Saheeh InternationalAnd his mother and his father
Ali BulaçAnnesinden ve babasından
«وأمه وأبيه».
Saheeh InternationalAnd his wife and his children
Ali BulaçEşinden ve çocuklarından
«وصاحبته» زوجته «وبنيه» يوم بدل من إذا، وجوابها دل عليه.
Saheeh InternationalFor every man, that Day, will be a matter adequate for him
Ali BulaçO gün, onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır
«لكل امرىءٍ منهم يومئذ شأن يغنيه» حال يشغله عن شأن غيره، أي اشتغل كل واحد بنفسه.
Saheeh International[Some] faces, that Day, will be bright
Ali BulaçO gün, öyle yüzler vardır ki apaydınlıktır
وجوه يومئذ مسفرة» مضيئة.
Saheeh InternationalLaughing, rejoicing at good news
Ali BulaçGüler ve sevinç içindedir
«ضاحكة مستبشرة» فرحة وهم المؤمنون.
Saheeh InternationalAnd [other] faces, that Day, will have upon them dust
Ali BulaçVe o gün, öyle yüzler de vardır ki üzerini toz bürümüştür
«ووجوه يومئذ عليها غَبَرة» غبار.
Saheeh InternationalBlackness will cover them
Ali BulaçBir karartı sarıp-kaplamıştır
«ترهقها» تغشاها «قترة» ظلمة وسواد.
Saheeh InternationalThose are the disbelievers, the wicked ones
Ali Bulaçİşte onlar da, kafir, facir olanlardır
«أولئك» أهل هذه الحال «هم الكفرة الفجرة» أي الجامعون بين الكفر والفجور.