80. Abasa سُورَةُ عَبَسَ
Elmalılı Hamdi Yazır(Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü
Ali BulaçSurat astı ve yüz çevirdi
Diyanet İşleri MealiYanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi
Elmalılı Hamdi YazırKendisine âmâ geldi, diye
Ali BulaçKendisine o kör geldi diye
Diyanet İşleri MealiYanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi
Elmalılı Hamdi YazırNe bilirsin, belki o temizlenecek
Ali BulaçNerden biliyorsun; belki o, temizlenip-arınacak
Diyanet İşleri MealiNe bilirsin, belki de o arınacak
Elmalılı Hamdi YazırVeya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek
Ali BulaçVeya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak
Diyanet İşleri MealiYahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti
Elmalılı Hamdi YazırAma buna ihtiyaç hissetmeyene gelince
Ali BulaçFakat kendini müstağni gören (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını sanan) ise
Diyanet İşleri MealiAma sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun
Elmalılı Hamdi YazırSen ona yöneliyorsun
Ali Bulaçİşte sen, onda 'yankı uyandırmaya’ çalışıyorsun
Diyanet İşleri MealiAma sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun
Elmalılı Hamdi YazırOnun temizlenmemesinden sana ne
Ali BulaçOysa, onun temizlenip-arınmasından sana ne
Diyanet İşleri MealiArınmak istememesinden sana ne
Elmalılı Hamdi YazırAma sana can atarak gelen
Ali BulaçAma koşarak sana gelen ise
Diyanet İşleri MealiSen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun
Elmalılı Hamdi YazırAllah'tan korkarak gelmişken
Ali BulaçKi o, 'içi titreyerek korkar' bir durumdadır
Diyanet İşleri MealiSen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun
Elmalılı Hamdi YazırSen onunla ilgilenmiyorsun
Ali BulaçSen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun
Diyanet İşleri MealiSen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun
Elmalılı Hamdi YazırHayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür
Ali BulaçHayır; çünkü o (Kur'an), bir öğüttür
Diyanet İşleri MealiDikkat et; bu Kuran bir öğüttür
Elmalılı Hamdi YazırArtık dileyen onu düşünür
Ali BulaçArtık dileyen, onu 'düşünüp-öğüt alsın
Diyanet İşleri MealiDileyen onu öğüt kabul eder
Elmalılı Hamdi YazırO, değerli sahifelerdedir
Ali BulaçO (Kur'an), 'şerefli-üstün' sahifelerdedir
Diyanet İşleri MealiO, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir
Elmalılı Hamdi YazırYüksek tutulan tertemiz sahifelerde
Ali BulaçYüceltilmiş, tertemiz (mutahhar) kılınmış
Diyanet İşleri MealiO, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir
Elmalılı Hamdi YazırYazıcıların ellerindedir
Ali BulaçKatiplerin ellerinde
Diyanet İşleri Mealiİyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır
Elmalılı Hamdi YazırDeğerli, iyi yazıcıların
Ali Bulaç(Ki onlar,) Üstün değerli, 'iyilik ve dürüstlük sembolü
Diyanet İşleri Mealiİyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır
Elmalılı Hamdi YazırO kahrolası insan, ne nankör şey
Ali BulaçKahrolası insan, ne kadar nankördür
Diyanet İşleri MealiCanı çıksın o insanın, o ne nankördür
Elmalılı Hamdi YazırO yaratan onu hangi şeyden yarattı
Ali Bulaç(Allah) Onu hangi şeyden yarattı
Diyanet İşleri MealiAllah onu hangi şeyden yaratmış
Elmalılı Hamdi YazırBir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu
Ali BulaçBir damla sudan yarattı da onu 'bir ölçüyle biçime soktu
Diyanet İşleri MealiOnu meniden yaratıp merhalelerden geçirerek ona şekil vermiş
Elmalılı Hamdi YazırSonra ona yolunu kolaylaştırdı
Ali BulaçSonra ona yolu kolaylaştırdı
Diyanet İşleri MealiSonra, yolu ona kolaylaştırmıştır
Elmalılı Hamdi YazırSonra onu öldürdü de kabre koydurdu
Ali BulaçSonra onu öldürdü, böylece kabre gömdürdü
Diyanet İşleri MealiSonra onu öldürür ve kabre koyar
Elmalılı Hamdi YazırSonra dilediği vakit onu tekrar diriltir
Ali BulaçSonra dilediği zaman onu diriltir
Diyanet İşleri MealiSonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir
Elmalılı Hamdi YazırHayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi
Ali BulaçHayır; ona (Allah'ın) emrettiğini yerine getirmedi
Diyanet İşleri MealiHayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir
Elmalılı Hamdi YazırBir de o insan yiyeceğine baksın
Ali BulaçBir de insan, yediğine bir bakıversin
Diyanet İşleri Mealiİnsan, yiyeceğine bir baksın
Elmalılı Hamdi YazırBiz o suyu bol bol döktük
Ali BulaçBiz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık
Diyanet İşleri MealiDoğrusu suyu bol bol indirmekteyiz
Elmalılı Hamdi YazırSonra toprağı nasıl da yardık
Ali BulaçSonra yeri yardıkça yardık
Diyanet İşleri MealiSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
Elmalılı Hamdi YazırBu suretle orada ekinler bitirdik
Ali BulaçBöylece onda taneler bitirdik
Diyanet İşleri MealiSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
Elmalılı Hamdi YazırÜzümler, yoncalar
Ali BulaçÜzümler, yoncalar
Diyanet İşleri MealiSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
Elmalılı Hamdi YazırZeytinlikler, hurmalıklar
Ali BulaçZeytinler, hurmalar
Diyanet İşleri MealiSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
Elmalılı Hamdi Yazırİri ve sık ağaçlı bahçeler
Ali BulaçBoyları birbiriyle yarışan ve içiçe girmiş ağaçlı bahçeler
Diyanet İşleri MealiSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
Elmalılı Hamdi YazırMeyveler, çayırlar bitirdik
Ali BulaçMeyveler ve otlaklıklar
Diyanet İşleri MealiSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz
Elmalılı Hamdi YazırSiz ve hayvanlarınız faydalansın diye
Ali BulaçSize ve hayvanlarınıza bir yarar (meta) olmak üzere
Diyanet İşleri MealiBunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir
Elmalılı Hamdi YazırKulakları sağır eden o gürültü geldiğinde
Ali BulaçFakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman
Diyanet İşleri MealiO muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman
Elmalılı Hamdi YazırO gün kişi kaçar, kardeşinden
Ali BulaçKişi o gün, kendi kardeşinden kaçar
Diyanet İşleri MealiO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar
Elmalılı Hamdi YazırAnasından, babasından
Ali BulaçAnnesinden ve babasından
Diyanet İşleri MealiO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar
Elmalılı Hamdi YazırEşinden ve oğullarından
Ali BulaçEşinden ve çocuklarından
Diyanet İşleri MealiO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar
Elmalılı Hamdi YazırOnlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır
Ali BulaçO gün, onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır
Diyanet İşleri MealiO gün, herkesin kendine yeter derdi vardır
Elmalılı Hamdi YazırYüzler var ki, o gün parıl parıl
Ali BulaçO gün, öyle yüzler vardır ki apaydınlıktır
Diyanet İşleri MealiO gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir
Elmalılı Hamdi YazırGüler, sevinir
Ali BulaçGüler ve sevinç içindedir
Diyanet İşleri MealiO gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir
Elmalılı Hamdi YazırYüzler de var ki, o gün tozlanmış
Ali BulaçVe o gün, öyle yüzler de vardır ki üzerini toz bürümüştür
Diyanet İşleri MealiO gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür
Elmalılı Hamdi YazırOnları karanlık bürümüş
Ali BulaçBir karartı sarıp-kaplamıştır
Diyanet İşleri MealiO gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür
Elmalılı Hamdi Yazırİşte onlardır kâfirler, haktan sapanlar
Ali Bulaçİşte onlar da, kafir, facir olanlardır
Diyanet İşleri Mealiİşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır