82. Al-Infitaar سُورَةُ الانفِطَارِ
📕 Mushaf görünümünde aç
إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنفَطَرَتۡ
Ali BulaçGök, çatlayıp-yarıldığı zaman
82:2
وَإِذَا ٱلۡكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتۡ
Ali BulaçYıldızlar, dağılıp-yayıldığı zaman
82:3
وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ فُجِّرَتۡ
Ali BulaçDenizler, fışkırtılıp-taşırıldığı zaman
82:4
وَإِذَا ٱلۡقُبُورُ بُعۡثِرَتۡ
Ali BulaçVe kabirlerin içi 'deşilip dışa atıldığı' zaman
82:5
عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّا قَدَّمَتۡ وَأَخَّرَتۡ
Ali Bulaç(Artık her) Nefis önceden takdim ettiklerini ve ertelediklerini bilip-öğrenmiştir
82:6
يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ ٱلۡكَرِيمِ
Ali BulaçEy insan, 'üstün kerem sahibi' olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan nedir
82:7
ٱلَّذِي خَلَقَكَ فَسَوَّىٰكَ فَعَدَلَكَ
Ali BulaçKi O, seni yarattı, 'sana bir düzen içinde biçim verdi' ve seni bir itidal üzere kıldı
فِيٓ أَيِّ صُورَةࣲ مَّا شَآءَ رَكَّبَكَ
Ali BulaçDilediği bir surette seni tertib etti
82:9
كَلَّا بَلۡ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّينِ
Ali BulaçAsla, hayır; siz dini yalanlıyorsunuz
82:10
وَإِنَّ عَلَيۡكُمۡ لَحَٰفِظِينَ
Ali BulaçOysa gerçekten sizin üzerinizde koruyucular var
82:11
كِرَامࣰ ا كَٰتِبِينَ
Ali BulaçŞerefli-üstün' yazıcılar
يَعۡلَمُونَ مَا تَفۡعَلُونَ
Ali BulaçHer yapmakta olduğunuzu bilirler
إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمࣲ
Ali BulaçŞüphesiz ebrar olanlar, elbette nimetler(le donatılmış cennetler) içindedirler
وَإِنَّ ٱلۡفُجَّارَ لَفِي جَحِيمࣲ
Ali BulaçVe şüphesiz facir (kötü) olanlar da, elbette çılgınca yanan ateşin içindedirler
82:15
يَصۡلَوۡنَهَا يَوۡمَ ٱلدِّينِ
Ali BulaçOnlar, din günü oraya yollanırlar
82:16
وَمَا هُمۡ عَنۡهَا بِغَآئِبِينَ
Ali BulaçVe ondan ayrılıp-kaybolacak değildirler
82:17
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ
Ali BulaçDin gününü sana bildiren şey nedir
82:18
ثُمَّ مَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ
Ali BulaçVe yine din gününü sana bildiren şey nedir
82:19
يَوۡمَ لَا تَمۡلِكُ نَفۡسࣱ لِّنَفۡسࣲ شَيۡـࣰٔ اۖ وَٱلۡأَمۡرُ يَوۡمَئِذࣲ لِّلَّهِ
Ali BulaçHiçbir nefsin bir başka nefse herhangi bir şeye güç yetiremeyeceği gündür; o gün emir yalnızca Allah'ındır
← Önceki Sonraki →