82. Al-Infitaar سُورَةُ الانفِطَارِ
Ali BulaçGök, çatlayıp-yarıldığı zaman
Elmalılı Hamdi YazırGök çatladığı vakit
Süleyman AteşGök yarıldığı zaman
Ali BulaçYıldızlar, dağılıp-yayıldığı zaman
Elmalılı Hamdi YazırYıldızlar döküldüğü vakit
Süleyman AteşYıldızlar saçıldığı zaman
Ali BulaçDenizler, fışkırtılıp-taşırıldığı zaman
Elmalılı Hamdi YazırDenizler yarılıp akıtıldığı vakit
Süleyman AteşDenizler fışkırtıldığı zaman
Ali BulaçVe kabirlerin içi 'deşilip dışa atıldığı' zaman
Elmalılı Hamdi YazırKabirlerin içi dışına getirildiği vakit
Süleyman AteşKabirlerin içi dışına getirildiği zaman
Ali Bulaç(Artık her) Nefis önceden takdim ettiklerini ve ertelediklerini bilip-öğrenmiştir
Elmalılı Hamdi YazırHerkes neyi önünden gönderdiğini ve neyi geri bıraktığını bilir
Süleyman AteşHer can, ne (yapıp) öne sürdüğünü ve ne (yapmayıp) geride bıraktığını bilir
Ali BulaçEy insan, 'üstün kerem sahibi' olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan nedir
Elmalılı Hamdi YazırEy insan! İhsanı bol Rabb'ine karşı seni aldatan nedir
Süleyman AteşEy insan, seni engin kerem sahibi Rabbine karşı ne aldatıp isyana sürükledi
Ali BulaçKi O, seni yarattı, 'sana bir düzen içinde biçim verdi' ve seni bir itidal üzere kıldı
Elmalılı Hamdi YazırO Allah ki seni yarattı, seni düzgün yapılı kılıp ölçülü bir biçim verdi
Süleyman AteşO (Rab) ki seni yarattı, seni düzenledi, sana ölçülü bir biçim verdi
Ali BulaçDilediği bir surette seni tertib etti
Elmalılı Hamdi YazırSeni dilediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu
Süleyman AteşSeni(n organlarını) dilediği şekilde birbirine ekledi
Ali BulaçAsla, hayır; siz dini yalanlıyorsunuz
Elmalılı Hamdi YazırHayır hayır, siz cezayı yalanlıyorsunuz
Süleyman AteşHayır, (bu gururunuzun sebebi şudur) siz ceza (görme)yi yalanlıyorsunuz
Ali BulaçOysa gerçekten sizin üzerinizde koruyucular var
Elmalılı Hamdi YazırOysa üzerinizde koruyucular var
Süleyman AteşOysa üzerinizde koruyucu(yaptıklarınızı zabtedici melek)ler vardır
Ali BulaçŞerefli-üstün' yazıcılar
Elmalılı Hamdi YazırDeğerli yazıcılar
Süleyman AteşDeğerli yazıcılar
Ali BulaçHer yapmakta olduğunuzu bilirler
Elmalılı Hamdi YazırOnlar, siz her ne yaparsanız bilirler
Süleyman AteşYaptığınız herşeyi bilirler
Ali BulaçŞüphesiz ebrar olanlar, elbette nimetler(le donatılmış cennetler) içindedirler
Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz iyiler nimet içindedirler
Süleyman Ateşİyiler ni'met içindedirler
Ali BulaçVe şüphesiz facir (kötü) olanlar da, elbette çılgınca yanan ateşin içindedirler
Elmalılı Hamdi YazırKötüler de cehennemdedirler
Süleyman AteşKötüler de yakıcı ateş içindedirler
Ali BulaçOnlar, din günü oraya yollanırlar
Elmalılı Hamdi YazırCeza günü ona girecekler
Süleyman AteşCeza günü oraya girerler
Ali BulaçVe ondan ayrılıp-kaybolacak değildirler
Elmalılı Hamdi YazırOnlar o cehennemin gözünden kaçamazlar
Süleyman AteşOnlar ondan (hiçbir yere kaçıp) kaybolacak değillerdir
Ali BulaçDin gününü sana bildiren şey nedir
Elmalılı Hamdi YazırCeza gününün ne olduğunu sen bilir misin
Süleyman AteşCeza gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin
Ali BulaçVe yine din gününü sana bildiren şey nedir
Elmalılı Hamdi YazırEvet, bilir misin nedir acaba o ceza günü
Süleyman AteşVe yine ceza gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin
Ali BulaçHiçbir nefsin bir başka nefse herhangi bir şeye güç yetiremeyeceği gündür; o gün emir yalnızca Allah'ındır
Elmalılı Hamdi YazırO gün, hiç kimsenin başkası için hiçbir şeye sahip olamadığı gündür. O gün buyruk yalnız Allah'ındır
Süleyman AteşO, kimsenin kimseye yardım edemeyeceği bir gündür! O gün buyruk, yalnız Allah'ındır