84. Al-Inshiqaaq سُورَةُ الانشِقَاقِ
Saheeh InternationalWhen the sky has split [open]
Süleyman AteşGök yarıldığı
Diyanet İşleri MealiGök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir
Saheeh InternationalAnd has responded to its Lord and was obligated [to do so]
Süleyman AteşKendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman
Diyanet İşleri MealiGök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir
Saheeh InternationalAnd when the earth has been extended
Süleyman AteşYer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı
Diyanet İşleri MealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Saheeh InternationalAnd has cast out that within it and relinquished [it]
Süleyman Ateşİçindekileri dışarı atıp boşaldığı
Diyanet İşleri MealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Saheeh InternationalAnd has responded to its Lord and was obligated [to do so]
Süleyman AteşVe kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman
Diyanet İşleri MealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Saheeh InternationalO mankind, indeed you are laboring toward your Lord with [great] exertion and will meet it
Süleyman AteşEy insan, sen, Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın, nihayet O'na varacaksın
Diyanet İşleri MealiEy insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın
Saheeh InternationalThen as for he who is given his record in his right hand
Süleyman Ateş(O zaman) Kimin Kitabı sağından verilirse
Diyanet İşleri MealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner
Saheeh InternationalHe will be judged with an easy account
Süleyman AteşO, kolay bir hesaba çekilecek
Diyanet İşleri MealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner
Saheeh InternationalAnd return to his people in happiness
Süleyman AteşVe sevinçli olarak ailesine dönecektir
Diyanet İşleri MealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner
Saheeh InternationalBut as for he who is given his record behind his back
Süleyman AteşKimin Kitabı arka tarafından verilirse
Diyanet İşleri MealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer
Saheeh InternationalHe will cry out for destruction
Süleyman AteşO, ölümü çağıracak
Diyanet İşleri MealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer
Saheeh InternationalAnd [enter to] burn in a Blaze
Süleyman AteşVe alevli ateşe girecektir
Diyanet İşleri MealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer
Saheeh InternationalIndeed, he had [once] been among his people in happiness
Süleyman AteşÇünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi
Diyanet İşleri MealiÇünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi
Saheeh InternationalIndeed, he had thought he would never return [to Allah]
Süleyman AteşO, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı
Diyanet İşleri MealiZira; o, bir daha dirilip dönmeyeceğini sanmıştı
Saheeh InternationalBut yes! Indeed, his Lord was ever of him, Seeing
Süleyman AteşHayır, Rabbi O'nu görmekte idi
Diyanet İşleri MealiBilin ki, Rabbi onu şüphesiz görmekteydi
Saheeh InternationalSo I swear by the twilight glow
Süleyman AteşYoo, and içerim; akşamın alaca karanlığına
Diyanet İşleri MealiAkşamın alaca karanlığına and olsun
Saheeh InternationalAnd [by] the night and what it envelops
Süleyman AteşGeceye ve (gecenin bağrında) topladığı şeylere
Diyanet İşleri MealiGeceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun
Saheeh InternationalAnd [by] the moon when it becomes full
Süleyman AteşDeğirmileşen aya
Diyanet İşleri MealiDolunay halindeki aya and olsun ki
Saheeh International[That] you will surely experience state after state
Süleyman AteşKi, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz
Diyanet İşleri MealiŞüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)
Saheeh InternationalSo what is [the matter] with them [that] they do not believe
Süleyman AteşOnların nesi var ki inanmıyorlar
Diyanet İşleri MealiOnlara ne oluyor da inanmıyorlar
Saheeh InternationalAnd when the Qur'an is recited to them, they do not prostrate [to Allah]
Süleyman AteşKendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar
Diyanet İşleri MealiOnlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar
Saheeh InternationalBut those who have disbelieved deny
Süleyman AteşTersine o nankörler yalanlıyorlar
Diyanet İşleri MealiAksine, inkarcılar yalanlıyorlar
Saheeh InternationalAnd Allah is most knowing of what they keep within themselves
Süleyman AteşAllah onların, içlerinde gizledikleri (düşünceleri) biliyor
Diyanet İşleri MealiOysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir
Saheeh InternationalSo give them tidings of a painful punishment
Süleyman AteşOnlara acı bir azabı müjdele
Diyanet İşleri MealiOnlara can yakıcı azabı müjde et
Saheeh InternationalExcept for those who believe and do righteous deeds. For them is a reward uninterrupted
Süleyman AteşAncak inanıp yararlı işler yapan kimseler için kesintisiz bir mükafat vardır
Diyanet İşleri MealiYalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır