☪ Anlam Arayışı

84. Al-Inshiqaaq سُورَةُ الانشِقَاقِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
84:1 📚 26
إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ

Ali BulaçGök, yarılıp-parçalandığı

Diyanet İşleri MealiGök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir

Yusuf AliWhen the sky is rent asunder

Saheeh InternationalWhen the sky has split [open]

84:2
وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ

Ali BulaçVe 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman

Diyanet İşleri MealiGök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir

Yusuf AliAnd hearkens to (the Command of) its Lord, and it must needs (do so)

Saheeh InternationalAnd has responded to its Lord and was obligated [to do so]

84:3
وَإِذَا ٱلۡأَرۡضُ مُدَّتۡ

Ali BulaçYer, düzlendiği

Diyanet İşleri MealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir

Yusuf AliAnd when the earth is flattened out

Saheeh InternationalAnd when the earth has been extended

84:4
وَأَلۡقَتۡ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتۡ

Ali Bulaçİçinde olanları dışa atıp boşaldığı

Diyanet İşleri MealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir

Yusuf AliAnd casts forth what is within it and becomes (clean) empty

Saheeh InternationalAnd has cast out that within it and relinquished [it]

84:5
وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ

Ali BulaçVe 'kendi yaratılışına uygun Rabbine boyun eğdiği zaman

Diyanet İşleri MealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir

Yusuf AliAnd hearkens to (the Command of) its Lord,- and it must needs (do so);- (then will come Home the full reality)

Saheeh InternationalAnd has responded to its Lord and was obligated [to do so]

84:6
يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدۡحࣰ ا فَمُلَٰقِيهِ

Ali BulaçEy insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın

Diyanet İşleri MealiEy insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın

Yusuf AliO thou man! Verily thou art ever toiling on towards thy Lord- painfully toiling,- but thou shalt meet Him

Saheeh InternationalO mankind, indeed you are laboring toward your Lord with [great] exertion and will meet it

84:7
فَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ

Ali BulaçArtık kimin kitabı sağ yanından verilirse

Diyanet İşleri MealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner

Yusuf AliThen he who is given his Record in his right hand

Saheeh InternationalThen as for he who is given his record in his right hand

84:8
فَسَوۡفَ يُحَاسَبُ حِسَابࣰ ا يَسِيرࣰ ا

Ali BulaçO, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek

Diyanet İşleri MealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner

Yusuf AliSoon will his account be taken by an easy reckoning

Saheeh InternationalHe will be judged with an easy account

84:9
وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورࣰ ا

Ali BulaçVe kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır

Diyanet İşleri MealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner

Yusuf AliAnd he will turn to his people, rejoicing

Saheeh InternationalAnd return to his people in happiness

84:10
وَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهۡرِهِۦ

Ali BulaçKimin de kitabı ardından verilirse

Diyanet İşleri MealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer

Yusuf AliBut he who is given his Record behind his back

Saheeh InternationalBut as for he who is given his record behind his back

84:11
فَسَوۡفَ يَدۡعُواْ ثُبُورࣰ ا

Ali BulaçO da, helak (yok olmay)ı çağıracak

Diyanet İşleri MealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer

Yusuf AliSoon will he cry for perdition

Saheeh InternationalHe will cry out for destruction

84:12
وَيَصۡلَىٰ سَعِيرًا

Ali BulaçÇılgın alevli ateşe girecek

Diyanet İşleri MealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer

Yusuf AliAnd he will enter a Blazing Fire

Saheeh InternationalAnd [enter to] burn in a Blaze

84:13
إِنَّهُۥ كَانَ فِيٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورًا

Ali BulaçÇünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi

Diyanet İşleri MealiÇünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi

Yusuf AliTruly, did he go about among his people, rejoicing

Saheeh InternationalIndeed, he had [once] been among his people in happiness

84:14 📚 1
إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ

Ali BulaçDoğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı

Diyanet İşleri MealiZira; o, bir daha dirilip dönmeyeceğini sanmıştı

Yusuf AliTruly, did he think that he would not have to return (to Us)

Saheeh InternationalIndeed, he had thought he would never return [to Allah]

84:15
بَلَىٰٓۚ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرࣰ ا

Ali BulaçHayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi

Diyanet İşleri MealiBilin ki, Rabbi onu şüphesiz görmekteydi

Yusuf AliNay, nay! for his Lord was (ever) watchful of him

Saheeh InternationalBut yes! Indeed, his Lord was ever of him, Seeing

84:16 📚 2
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلشَّفَقِ

Ali BulaçYoo, şafak-vaktine yemin ederim

Diyanet İşleri MealiAkşamın alaca karanlığına and olsun

Yusuf AliSo I do call to witness the ruddy glow of Sunset

Saheeh InternationalSo I swear by the twilight glow

84:17
وَٱلَّيۡلِ وَمَا وَسَقَ

Ali BulaçGeceye ve toplayıp-taşıdığı şeylere

Diyanet İşleri MealiGeceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun

Yusuf AliThe Night and its Homing

Saheeh InternationalAnd [by] the night and what it envelops

84:18 📚 2
وَٱلۡقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ

Ali BulaçOndördüne girdiği zaman aya

Diyanet İşleri MealiDolunay halindeki aya and olsun ki

Yusuf AliAnd the Moon in her fullness

Saheeh InternationalAnd [by] the moon when it becomes full

84:19 📚 6
لَتَرۡكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقࣲ‏

Ali BulaçSiz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz

Diyanet İşleri MealiŞüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)

Yusuf AliYe shall surely travel from stage to stage

Saheeh International[That] you will surely experience state after state

84:20
فَمَا لَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ

Ali BulaçŞu halde onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar

Diyanet İşleri MealiOnlara ne oluyor da inanmıyorlar

Yusuf AliWhat then is the matter with them, that they believe not

Saheeh InternationalSo what is [the matter] with them [that] they do not believe

84:21
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقُرۡءَانُ لَا يَسۡجُدُونَۤ۩

Ali BulaçKendilerine Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar

Diyanet İşleri MealiOnlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar

Yusuf AliAnd when the Qur'an is read to them, they fall not prostrate

Saheeh InternationalAnd when the Qur'an is recited to them, they do not prostrate [to Allah]

84:22 📚 1
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ

Ali BulaçTersine, o nankörler, yalanlıyorlar

Diyanet İşleri MealiAksine, inkarcılar yalanlıyorlar

Yusuf AliBut on the contrary the Unbelievers reject (it)

Saheeh InternationalBut those who have disbelieved deny

84:23
وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُوعُونَ

Ali BulaçOysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir

Diyanet İşleri MealiOysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir

Yusuf AliBut God has full knowledge of what they secrete (in their breasts)

Saheeh InternationalAnd Allah is most knowing of what they keep within themselves

84:24 📚 6
فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Ali BulaçBu durumda sen, onlara acı bir azap ile müjde ver

Diyanet İşleri MealiOnlara can yakıcı azabı müjde et

Yusuf AliSo announce to them a Penalty Grievous

Saheeh InternationalSo give them tidings of a painful punishment

84:25
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونِۭ

Ali BulaçAncak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır

Diyanet İşleri MealiYalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır

Yusuf AliExcept to those who believe and work righteous deeds: For them is a Reward that will never fail

Saheeh InternationalExcept for those who believe and do righteous deeds. For them is a reward uninterrupted

← Önceki Sonraki →

84. Al-Inshiqaaq Suresi | Anlam Arayışı