84. Al-Inshiqaaq سُورَةُ الانشِقَاقِ
Ali BulaçGök, yarılıp-parçalandığı
Elmalılı Hamdi YazırGök yarıldığı
«إذا السماء انشقت».
Ali BulaçVe 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman
Elmalılı Hamdi YazırRabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit
«وأذنت» سمعت وأطاعت في الانشقاق «لربها وحقت» أي وحق لها أن تسمع وتطيع.
Ali BulaçYer, düzlendiği
Elmalılı Hamdi YazırYer uzatılıp düzlendiği
«وإذا الأرض مدت» زيد في سعتها كما يمد الأديم ولم يبق عليها بناء ولا جبل.
Ali Bulaçİçinde olanları dışa atıp boşaldığı
Elmalılı Hamdi Yazırİçinde ne varsa attığı ve tamamen boşaldığı
«وألقت ما فيها» من الموتى إلى ظاهرها «وتخلت» عنه.
Ali BulaçVe 'kendi yaratılışına uygun Rabbine boyun eğdiği zaman
Elmalılı Hamdi YazırVe Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit
«وأذنت» سمعت وأطاعت في ذلك «لربها وحقت» وذلك كله يكون يوم القيامة، وجواب إذا وما عطف عليها محذوف دل عليه ما بعده تقديره لقي الإنسان عمله.
Ali BulaçEy insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın
Elmalılı Hamdi YazırEy insan! Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O'na varacaksın
«يا أيها الإنسان إنك كادح» جاهد في عملك «إلى» لقاء «ربك» وهو الموت «كدحا فملاقيه» أي ملاق عملك المذكور من خير أو شر يوم القيامة.
Ali BulaçArtık kimin kitabı sağ yanından verilirse
Elmalılı Hamdi YazırO vakit kitabı sağ eline verilen
«فأما من أوتي كتابه» كتاب عمله «بيمينه» هو المؤمن.
Ali BulaçO, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek
Elmalılı Hamdi YazırKolay bir hesapla hesaba çekilecek
(فسوف يحاسب حسابا يسيرا) هو عرض عمله عليه كما في حديث الصحيحين وفيه "" من نوقش الحساب هلك "" وبعد العرض يتجاوز عنه.
Ali BulaçVe kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır
Elmalılı Hamdi YazırVe sevinçli olarak ailesine dönecektir
«وينقلب إلى أهله» في الجنة «مسرورا» بذلك.
Ali BulaçKimin de kitabı ardından verilirse
Elmalılı Hamdi YazırAma kitabı arkasından verilen
«وأما من أوتي كتابه وراء ظهره» هو الكافر تغل يمناه إلى عنقه وتجعل يسراه وراء ظهره فيأخذ بها كتابه.
Ali BulaçO da, helak (yok olmay)ı çağıracak
Elmalılı Hamdi YazırYetiş ey ölüm!" diye bağıracak
«فسوف يدعو» عند رؤيته ما فيه «ثبورا» ينادي هلاكه بقوله: يا ثبوراه.
Ali BulaçÇılgın alevli ateşe girecek
Elmalılı Hamdi YazırVe alevli ateşe girecektir
«ويصلى سعيرا» يدخل النار الشديدة وفي قراءة بضم الياء وفتح الصاد واللام المشددة.
Ali BulaçÇünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi
Elmalılı Hamdi YazırÇünkü o ailesi içinde sevinçli idi
«إنه كان في أهله» عشيرته في الدنيا «مسرورا» بطرا باتباعه لهواه.
Ali BulaçDoğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı
Elmalılı Hamdi YazırHiç Rabbine dönmeyeceğini sanmıştı
«إنه ظن أن» مخففة من الثقيلة واسمها محذوف، أي أنه «لن يحور» يرجع إلى ربه.
Ali BulaçHayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi
Elmalılı Hamdi YazırHayır Rabbi onu görmekte idi
«بلى» يرجع إليه «إن ربه كان به بصيرا» عالما برجوعه إليه.
Ali BulaçYoo, şafak-vaktine yemin ederim
Elmalılı Hamdi YazırŞimdi, yemin ederim o şafağa
«فلا أقسم» لا زائدة «بالشفق» هو الحمرة في الأفق بعد غروب الشمس.
Ali BulaçGeceye ve toplayıp-taşıdığı şeylere
Elmalılı Hamdi YazırGeceye ve içinde barındırdığı şeylere
«والليل وما وسق» جمع ما دخل عليه من الدواب وغيرها.
Ali BulaçOndördüne girdiği zaman aya
Elmalılı Hamdi YazırDerlendiği zaman o aya
«والقمر إذا اتسق» اجتمع وتم نوره وذلك في الليالي البيض.
Ali BulaçSiz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz
Elmalılı Hamdi YazırKi, siz elbette halden hale geçeceksiniz
«لتركبن» أيها الناس أصله تركبونن حذفت نون الرفع لتوالي الأمثال والواو لالتقاء الساكنين «طبقا عن طبق» حالا بعد حال، وهو الموت ثم الحياة وما بعدها من أحوال القيامة.
Ali BulaçŞu halde onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar
Elmalılı Hamdi YazırBöyleyken onlar neden acaba iman etmezler
«فما لهم» أي الكفار «لا يؤمنون» أي أيُّ مانع من الإيمان أو أي حجة لهم في تركه مع وجود براهينه.
Ali BulaçKendilerine Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar
Elmalılı Hamdi YazırKarşılarında Kur'ân okunduğu vakit secde etmezler
«و» مالهم «إذا قُرىءَ عليهم القرآن لا يسجدون» يخضعون بأن يؤمنوا به لإعجازه.
Ali BulaçTersine, o nankörler, yalanlıyorlar
Elmalılı Hamdi YazırAksine o nankörler yalanlıyorlar
«بل الذين كفروا يكذبون» بالبعث وغيره.
Ali BulaçOysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir
Elmalılı Hamdi YazırOysa Allah içlerinde sakladıklarını biliyor
«والله أعلم بما يوعون» يجمعون في صحفهم من الكفر والتكذيب وأعمال السوء.
Ali BulaçBu durumda sen, onlara acı bir azap ile müjde ver
Elmalılı Hamdi YazırOnun için onlara elem verici bir azabı müjdele
«فبشرهم» أخبرهم «بعذاب أليم» مؤلم.
Ali BulaçAncak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır
Elmalılı Hamdi YazırAncak iman edip iyi ameller işleyenler başkadır. Onlara tükenmez bir ecir vardır
«إلا» لكن «الذين آمنوا وعملوا الصالحات لهم أجر غير ممنون» غير مقطوع ولا منقوص ولا يُمَنُّ به عليه.